Dr. Nur Besceli, John Banville’in Mavi Gitar’ı ile Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı üzerine derinlemesine bir inceleme yapmış.
Tam da sevdiğim gibi bir çalışma olmuş: Düşündürüyor, öğretiyor.
Bir kere Doğu-Batı karşıtlığı gibi sevdiğim bir konuyu içeriyor.
Renklerle de ilgisi var: mavi-kırmızı. Bu iki rengin karşıtlığı, aynı Doğu ile Batı karşıtlığı gibi.
Doğu ile Batı karşıtlığı yazarların düşündükleri, yazdıkları ile olduğu kadar Batı Sanatı ile Doğu Sanatını, kübist resimle minyatürü de karşı karşıya getiriyor.
Görülebilir olan ile kavranabilir olan arasındaki ilişki sorgulanıyor.
Banville, Picasso’nun Yaşlı Gitarist adlı tablosuna öykünerek Mavi Gitar’ı yazıyor. Pamuk ise romanını minyatür sanatının yapısal özellikleriyle kurguluyor.
Yani iki yazar da görsel sanat eserlerinden yola çıkarak metinlerini oluşturuyor; birer ekfrastik anlatıya imza atıyorlar.
İşte benim için olay burada başlıyor: Ekfrastik anlatı ne demek?

Minoa Pera.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu
Ekfrasis, görsel bir sanat eserinin (resim, heykel, mimari yapı) kelimelerle yeniden canlandırılması; görsel sanat yapıtının metindeki temsili; yazı ve resim arasında kurulan bağ olarak tanımlanıyor.
Ama ekfrasis bir de açıkça konuşmak; ressamı söylemediğini yazarın söylemesi demek. Bu anlatı, imgedeki örtük anlamın ortaya çıkarılmasını amaçlıyor. Ekfrasis, o nesneyle ilgili bilincin uyarılmasıyla psikolojik bir işlev üstleniyor. Nur Besceli bize, Barthes’ın, “ressam bir bedeni çizdiğinde içteki bedeni açığa çıkarır,” dediğini hatırlatıyor. Ekfrastik anlatıda içe dönüşün bir ifadesi olan imgeler/resimler, dilde yeni bir yapıya kavuşuyor.
Ekfrasis bir sanat eserini başka bir gösterge sistemine taşıyor. Yani ekfrasis, metinlerarası bir üretim.
Ekfrastik bir anlatıda kullanılan her görsel eser, artık tek ve kapalı bir anlam taşımaz; iç gerilimleri, çelişkileri, bastırdığı şeyler görünür olur. Bu durum, Jacques Derrida’nın Yapıbozum anlayışıyla örtüşür. Resim, artık yalnızca görsel bir nesne değildir; yazıda yeniden kurulan, dile taşınan bir unsura dönüşür. Yani ekfrasis yoluyla resim ikinci bir varlık kazanır: metinsel varlık. Resim üzerine yazarken, aslında kişi kendi bastırılmış ya da bilinçdışı duygularını da dile getirir. Resim bir aracı olur. Dolayısıyla resim hakkında yazmak, yalnızca resmi betimlemek değildir; öznenin iç dünyasını dolaylı biçimde açığa çıkarmaktır. Resmin anlamı sabit değildir (Yapıbozum); resim yazıya aktarılırken yeni bir metne dönüşür (ekfrasis); bu dönüşüm sürecinde öznenin iç dünyası devreye girer (psikanalitik boyut). Yani ekfrasis, yalnızca betimleme değil; öznenin kendini dolaylı biçimde kurduğu bir alandır.

Minoa Pera.
Banville, ekfrastik öznesi Picasso’nun eserlerindeki acıyı, Pamuk ise minyatürdeki mutluluk arayışını yazısının merkezine koyuyor.
Bir kitap sanatı olarak kurulmuş/gelişmiş olan minyatür, belki de metne aktarılmaya daha uygun?
Ama renkler hem minyatürde hem de modernist sanatta önemli bir yere sahip olduğu gibi her iki sanat da nesnenin iki boyutluluğunu göstermeyi amaç ediniyor.
Banville ve Pamuk, bir Sanatçı Romanı – Künstlerroman – olan yapıtlarında sanatın işlevini sorgularken biyografik unsurlarla kurmacalarına bir gerçeklik de katıyorlar. Büyüme Romanlarının (Bildungsroman) bir türü olan Künstlerroman örneklerinde yazar, kendi öz-yaşamından unsurları ya da bir başka sanatçının yaşamıyla ilgili ayrıntıları metnine dahil eder.
Mavi Gitar ve Benim Adım Kırmızı adlı romanlarda resimler, kendi üzerine düşünen sanatçının kendisiyle yüzleşebilmesinde kathartik bir işlev yükleniyor.
Burada iki yeni yazı konusu bizi bekliyor diye düşünüyorum: Bildungsroman/Büyüme Romanı/Oluşum Romanı ile onun bir türevi olan Sanatçı Romanı/Künstlerroman ne demek ve örnekleri nelerdir?
Ekfrastik anlatıya belki de ilk destek veren Ceos’lu şair Simonides’in sözünü bize ulaştıran Plutarkhos: “Resim sözsüz şiir, şiir ise konuşan resimdir.”
Yararlanılan Kaynak
Edebiyatın Sanatlararası İlişkileri, Ed. Ömer Solak, Paradigma Akademi Yayınları, 2024.
Edebiyatın Arzulanan Nesnesi: John Banville’in Mavi Gitar’ı ile Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı’sında Ekfrastik Bir Yüzleşme, Dr. Nur Besceli, sayfa 282-301.


Leave A Reply