Categories: Kültür

Freud 6 Stefan Zweig’in Kaleminden Freud

Zweig ile Freud, Viyana’dan tanışıyorlar. Hitler’den kaçarak ikisi de Londra’ya gidiyor; önce Zweig, sonra Prenses Maria Bonaparte’nin yardımıyla hasta ve yaşlı olan Freud. Orada da görüşüyorlar. Stefan Zweig, Can Yayınları’nda basılan Dünün Dünyası’nda Belle Époque’a (1871-1914), o güzel döneme, olan özlemini, iki dünya savaşı arasındaki günleri, nasyonal sosyalizmin ve aşırı milliyetçiliğin getirdiklerini anlatırken Freud hakkındaki düşüncelerine, hislerine de eserinde yer vermiş (sayfa 481-488).

  • Tam bir gerçeklik fanatiği olan Freud, gerçekliğin sınırlarını da çok iyi bilirdi. Bir keresinde Zweig’a, “Yüzde yüz alkol nasıl yoksa yüzde yüz gerçek de yok” demiş.
  • Freud, o zamana kadar kimsenin cesaret edemediği, herkesin tabu olarak görüp kaçındığı bir alana girmeye çekinmemiş; bilinç ve bilinçaltının dürtülerini ele alarak üniversite ve akademik dünyanın şimşeklerini üzerine çekmişti. Üniversite, çağdışı kalmış sinir doktorları, bütün eski dünya, eski düşünce tarzı ve ahlaki gelenekler ona karşı çıkıyordu. Doktorlar onu boykot etmeye başlamış, muayenehanesini kapatmak zorunda kalmıştı.
  • Freud, dürtülerin akıl ve ilerleme ile bastırılabileceği tezini reddetmiştir. İnsan ruhunda var olan yok etme dürtüsünün sökülüp atılamayacağını savunmuştur.
  • Rüya yorumu kuramı Viyana sosyete çevrelerinde alay konusu olmuştur.
  • “Hiçbir uzlaşmaya yanaşmayan biriydi. Bütün dünya karşı çıksa bile direncini korurdu. Öğretisi için her türlü kavgayı vermeye kararlıydı ve savunduğu öğretiye ölünceye kadar bağlı kaldı.”
  • “Cinsellik yerine erotizm, libido yerine eros dese, söylemek yerine ima etmekle yetinseydi, akademik muhalefetten önemli ölçüde kurtulabilirdi.”
  • “Musa Peygamber üzerine bir deneme kitabı yazmıştı. Bu kitapta Musa’yı bir Yahudi olarak değil, bir Mısırlı olarak sunmuştu. Bu, milliyetçi ve dindar Yahudileri incitmişti.”
  • “Londra’ya sığınmak zorunda kaldığında yaşlı ve hastaydı, ağrıları vardı, hastalıktan şişmiş diliyle konuşmakta zorluk çekiyordu ama mutluydu ve oturduğu Londra dışındaki bahçeli evi de çok beğenmişti. En son günlerine kadar her gün yazmaya devam etti. Geceleri uykusuz geçiyordu ama uyku hapı verilmesini ve uyuşturucu iğne yapılmasını reddediyordu; düşünememekten ve yazamamaktansa ayık kalıp acı çekmeyi yeğliyordu.” Yazmaya ve üretmeye devam edemeyeceğini anladığında acılarına son vermesi için doktoruna izin verdiğini yazıyor Zweig.

Zweig, son ziyaretlerinden birine, ona hayran olan Salvador Dali’yi de götürüyor. Dali, Freud’un resmini çiziyor ama Zweig bu resmi Freud’a göstermeye cesaret edemiyor. Çünkü Dali’nin Freud’un içindeki ölüyü resmettiğini düşünüyor.
Tüm Sürrealist sanatçılar gibi Freud’a hayran olan Dali, Viyana’ya gittiğinde onunla tanışmak çok istemiş ama başaramamıştı. 1938 yılında Londra’da gerçekleşen buluşma ortak dostları Stefan Zweig sayesinde gerçekleşmişti.
Fotoğraf: freud.org.uk

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde 2

“Hayvanlara olan yaklaşım, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir.” Romandaki sitem eleştirisi kanunları, bürokrasiyi, polisi, dini,…

3 saat ago

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 18

İspanya’daki son İslam devleti Granada Emirliği’ni ortadan kaldıran ve Hıristiyanlığı kabul etmeyen Müslümanlar ile Yahudileri…

4 saat ago

Likya Işık Ülkesi 67 Arykanda 2

Kentteki anıt mezarların tümü MS 2. yüzyıla aittir. Kaya yüzeyine dört ayrı seviyede oyulmuş olan…

4 saat ago

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde 1

“Hayvanlara olan yaklaşım, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir.”     Hem Nobel Edebiyat hem de…

3 gün ago

Yemek Kültürü 26 Ekmek ve Yağ

Yunan’da Arkaik Dönem’de (MÖ 750-MÖ 480) arpa unundan yapılan ve maza denilen bir tür yufka…

3 gün ago

Likya Işık Ülkesi 66 Arykanda 1

      Antalya İli, Finike İlçesi, Arif Köyü sınırları içindeki antik kent, bölgenin en…

3 gün ago