“Yavaş yavaş bir hapishaneye, bir işkence hücresine dönüşen bir odanın dayanılmaz yalnızlığıdır yazarlık.
Size alay ederek bakan bomboş sayfanın korkusudur.
Bulamadığınız, bulsanız da yanındaki sözcüğe uymayan sözcüğün azabıdır. Aksayan cümlenin, tutmayan ölçünün, durmayan yapının, sırıtan sayfanın, kaldırıp atıp, sözcükler Tantalos’un aç ağzından kaçışan besinlere benzeyinceye dek yeniden yazacağınız, yazacağınız, yazacağınız bölümün çilesidir.
Güneşten, maviden, yürümek, gezmek, yalnızca kafanızı ve ellerinizi değil vücudunuzun tümünü kullanmak keyfinden vazgeçmektir. Bir keşişlik disiplini, bir kahramanlık çilesi, bir mazohizmdir, insanın kendine karşı işlediği ve yasalarca tıpkı öbür suçlar gibi cezalandırılması gereken bir suçtur.
Yazmak insanı hasta eder, yıkar. Bombalardan daha çok ölüme yol açar. Ama bu gebelik bana bir mutluluk olanağı sağlıyor.”
İnşallah, Oriana Fallaci, Can Yayınları, 1994.



Leave A Reply