Kültür

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 38

Voronet Manastırı’nın batı duvarının tümü Son Yargı freski ile kaplıdır. Bu betimlemenin başarısının buraya Doğu’nun Sistine Şapeli unvanını kazandırdığına inanılır. Cehennem’de sarıklarıyla Türkler yer almaktadır. Musa Peygamber bir elinde On Emir’i tutarken diğer eliyle cemaatine Hz. İsa’yı işaret etmektedir. Onu izlemeyen Yahudiler, Cehennem’e gidecekler içinde, Türklerin önünde, birinci sırada yer alırlar. Yahudiler, Protestan ülkelerde birinci sıraya konmamışlar, o ülkelerde daha rahat yaşamışlardır. Mahşer Günü’nde su, aldığını geri verecek, hayvanlar da yuttuklarını geri verecektir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Romanya, 2018.

 

  • Celine, tarihin pisliğinin Tuna’da aktığını söylemiş. Tuna Boyunca adlı eserinde Claudio Magris Tuna Nehri’nin Cermen, Slav, Macar, Yahudi, Rumen boyutlar taşıdığını yazar. Lozan Antlaşması’na, 1923 yılına kadar Türk toprağı olarak kabul edilen Adakale’den bahseder ama Türk-Tuna ilişkisine değinmez. Tuna Nehri’nin Türk akınlarına karşı bir siper gibi görüldüğünü yazar. Lamartine’in “Bulgarlar Türklerden nefret eder” sözünü anımsatır. Tuna Türkler için Avrupa’nın içinde bir yaşam alanı, başlı başına bir kültür havzasıdır. Osmanlı’nın kurduğu ilk vilayet Tuna Vilayeti’dir ve başına Mithat Paşa getirilmiştir. Ancak buralarda Osmanlı akınlarından korunmak için fortified churches, surlarla korunan, kale gibi korunaklı dini yapılar inşa edilmiştir.
    *Ve Coşkun Akardı Tuna, Oğuz Demiralp, Cumhuriyet Kitap, 28 Kasım 2019.
  • ““Hiç alışamayacağım, daha Rus’u yeni kovar kovmaz buradan, Polonya’da ortalığın Türk’le kaynamasına.” Reschke, Alexandra’sına çekçek fabrikatörünün kökenini (aslında Hintli) açıklamaya ne kadar uğraşırsa uğraşsın – hatta önüne atlası açıp gösterdi de – kadın Türk’ü, bütün Türkleri reddetmekte kararlıydı, onun kitabında ölesiye nefret ettiği Ruslardan da daha itici bulduğu bütün yabancılar anlamına geliyordu bu.”
    “Türkleri Viyana önünde yenilgiye uğratan Polonya Kralı Jan Sobieski olmuş. Avrupa böylece bir kere daha rahat bir soluk alabilmiş. “O savaştan bu yana,” dedi Alexandra, “bütün Türkler intikam almak için deli oluyor.”
    *Kurbağa Güncesi, Günter Grass, Everest Yayınları, 2015, sayfa 245.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

20 dakika ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

1 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

3 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

4 gün ago

Çin 179 Çin’de Kadın 2

Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…

5 gün ago

Çin 178 Çin’de Kadın 1

Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…

6 gün ago