Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Simin Demokan Koleksiyonu.
Çinlilerin Turfan ve batıya giden İpek Yolları üzerinde söz sahibi olma isteği olsa da Akhunların (Eftalitler) (440-710) o sırada çok güçlü durumda bulunmaları böyle bir şeye imkan vermiyordu (1).
Akhunlar, İpek Yolu üzerindeki önemli bir merkez olan Turfan üzerinde de söz sahibi idiler (2). Akhun coğrafyasının en önemli özelliği o devir dünyasının irtibatını sağlayan tarihi İpek Yolunun üzerinde kurulmuş olması idi. Çin’den çıkarak Akdeniz dünyasına kadar ulaşan İpek Yolu’nun en önemli kesimi Akhun Devleti topraklarındaydı. Dolayısıyla Akhunlar bir anlamda dünya ticaretine yön veriyorlardı. Hindistan’ı da istila ederek hakimiyet altına almaları onları Baharat Yolu üzerinde de söz sahibi yapmıştı (3).
Akhun Devleti yıkılınca toprakları Ceyhun Nehri sınır olmak üzere Göktürkler ve Sasaniler arasında paylaşıldı. Neticede Maveraünnehir, Fergana’nın bir kısmı, Kaşgar, Hoten ve Batı Türkistan’ın önemli şehirleri Göktürk Devleti’ne bağlandı (4).
Tarihi İpek Yolu’nda güvenlikli ticaret Göktürkler (552-744) döneminde de devam etmiş, Uzakdoğu ile Ortadoğu arasında irtibat çok sağlam bir düzeye çıkmıştı (5).
Uygur Kağanlığı (744-847) döneminde Türklerle komşuları arasındaki ticaret iki yoldan gerçekleşiyordu:
1- İpek Yolu: Bu yol Çin’den başlıyor, Türklerin çoğunlukta olduğu Orta Asya’dan geçip İran üzerinden Akdeniz’e ulaşıyordu. İpek Yolu’na hakim olan, o devirlerde dünya ticaretinin önemli bir kısmına hakim olacağı için büyük devletler arasında büyük bir rekabet söz konusuydu.
2- Kürk Yolu: Bu yol, Hazar ve Bulgar ülkelerinden başlayarak, Ural, Güney Sibirya, Altaylar, Sayan Dağları üzerinden Çin’e ve Amur Nehri’ne uzanıyordu (6).
Vergi toplama işlemi özel memurlar tarafından yerine getiriliyordu. Ayrıca işlek ticaret yollarından sağlanan vergi ve gümrük resimleri, madencilikten elde edilen yüksek gelir devletin mali gücünü artırıyordu. Para olarak da üzeri resmi damgalı ipek parçalarını kullanıyorlardı (7).
Yararlanılan Kaynak
(1) Kök Tengri’nin Çocukları, Ahmet Taşağıl, Bilge Kültür Sanat Yayın Dağıtım, 2018. Sayfa 113.
(2) A.g.e., sayfa 112.
(3) A.g.e., sayfa 119.
(4) A.g.e., sayfa 136.
(5) A.g.e., sayfa 132.
(6) A.g.e., sayfa 214.
(7) A.g.e., sayfa 215.
İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…
7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…
Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…
Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…
Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…
Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…