Categories: Kültür

Japonya 148 Japonya ve Doğa

“Baş keşişin özel bahçesi de aynı sade mantıkla, sadece üç taş, bir çam ağacı, gri bir kum şeridi ve dibi yosun tutmuş bir fenerden ibaretti ama eski bir geleneğe uygun olarak bu sahne, insanın gözünü Doğu dağlarının engin manzarasına yönlendiriyordu.” (1)

“Japon bahçesi, cehennem güzelliğe dönüşsün diye tasarlanmıştır.” (2)

“Japonya’da, sonbaharda ağaçların (bilhassa akçaağaçların) kızıl yapraklarını seyretmek gelenektir, buna güz sefası denir.” (3).

Zen bahçeleri, tırmıkla çizilmiş spiral desenler, birkaç kaya ve bonsai eşliğinde şehir ortasında zaman dışı bir alan yaratır. Doğa burada susarak konuşur. Japonya’da her ayın çiçeği ayrıdır ve çiçekler de farklı şeyleri temsil eder: Bambunun direnci, şakayığın ihtişamı, ayçiçeğinin gençliği temsil etmesi, krizantemin sonbaharı göstermesi gibi (4).

Japonya’da ağaçlar inşaata engel olduklarında kesilmiyor, dikkatlice taşınıyorlar. Uzmanlar ilerleme uğruna doğayı yok etmek yerine kökleri bağlayıp ağacı gelişmeye devam edebileceği yeni bir yere taşıyor. Bu uygulama, Japonya’nın doğaya derin saygısını ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığını yansıtır. Ağaçları koruyarak hem yeşili ve çevreyi koruyor hem de kentsel kalkınmayı sağlıyorlar. İlerleme ve koruma arasında bir denge: dünyanın öğrenebileceği bir ders (5). Doğa Japonya’da ortak bir sorumluluk gibi yaşanır.

Japonya’da aylara göre çiçekler şöyledir:

Ocak’ta kamelyalar, erik çiçekleri,

Şubat’ta nergis ve erken kiraz çiçekleri,

Mart’ta kiraz çiçekleri ve laleler,

Nisan’da şakayıklar, saçaklı irisler, azalealar/rododendronlar, nemophilia’lar,

Mayıs’ta mor salkım, iris, gül, gelincik,

Haziran’da ortanca,

Temmuz’da lavanta, sabah sefası, lotus,

Ağustos’ta ayçiçekleri, yalancı anemon,

Eylül’de örümcek zambağı, gümüş çim,

Ekim’de kochia, kozmos çiçekleri, kinmokusei,

Kasım’da krizantem, ginkgo yaprakları (sararıp iki ay sarı kalıyor, hava çok soğuyunca yaprağını döküyor),

Aralık’ta akçaağaç yaprak dökümü oluyor (6).

Japonlar 700 yıldan beri ağaç kesmeden ağaç yetiştiriyorlar. 14. yüzyılda daisugi denen tekniği keşfettiler. Ağaçların gelecek nesiller için dikildiğini, kesilmeyip iri Bonsai ağaçlarıymış gibi budanabileceğini düşünüp bunu dağ selvilerine uyguladılar. Bu şekilde elde edilen ağaçlar bir örnek, düz ve budaksız, yani kullanım için ideal oldu. Daisugi, ağacın filizlenmesine, büyümesine izin verirken ahşabının da kullanılabildiği, olağanüstü bir budama sanatı.

Yararlanılan Kaynaklar

(1) Esrik Bir An, Muriel Barbery, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2022. Sayfa 35.

(2) A.g.e., sayfa 202.

(3) Bir Kedi Bir Adam İki Kadın, Cuniçiro Tanizaki, İthaki Yayınları, 2022. Sayfa 115.

(4) Zen’in Kumunda Kimononun Deseninde, Fem Güçlütürk, Oksijen, 27 Haziran-3 Temmuz 2025.

(5) Architectanddesign, https://www.instagram.com/p/DIjfRw7srpj/?igsh=a3Ezc29qZmxrcHB5

(6) matcha—jp-com

admin

Önceki Yazılar

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 2

Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…

1 gün ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

2 gün ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

3 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

4 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

6 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

7 gün ago