Sabratha’da tiyatroya giden yollar, çeşitli geometrik desenler kullanılarak yapılmış mozaik döşeme ile süslenmiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Devlet kültü, vatandaşların zihninde bayramlar, halk eğlenceleri ve kurbanlar sayesinde gelişiyordu.
Romalılar tiyatroyu MÖ 3. yüzyılda Yunanlardan almışlardır.
Yunan tiyatrosu sırtını doğal bir yükseltiye dayar. Yunanlar tonoz bilmezler. Tonoz öğrenildikten sonra düzlükte tiyatro yapımı başlıyor. Roma, kemer biliyor, düz araziye tiyatro yapabiliyor.
Yunan tiyatrosunda ilk sıra sahneye yakındır. Roma tiyatrosunda ise, hayvanlarla yapılan gösterilerden ötürü ilk sıra korunaklıdır.
Yunan’da oyuncuların hepsinin erkek, Roma’da ise oyuncuların arasında kadın da olduğu düşünülüyor.
Roma’da sahne binasının daimi olduğu bilinirken, Yunan’da kurulup kaldırıldığı düşünülüyor.
MÖ 55 yılında Pompeius, Roma’daki tiyatro binası için sermaye sağladı. 20.000 kişilik bu bina sıra sütunlardan oluşan bir kompleksti. Böylece, herkesin keyifli vakit geçirmesi amacıyla tasarlanmış büyük ulusal anıtların inşa edilmesi için para sağlama uygulaması başlamış oldu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Sabratha’nın tiyatrosunun beş bin kişilik olduğu ve 2. yüzyılda yapıldığı düşünülüyor.
Sönmemiş kireç ısıtıldığında çok yoğun bir parlaklık yaydığından, sahne ışıklandırılmasında kullanılıyordu. (Limelight).
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Sabratha tiyatrosunun orkestra ve sahnesi.
Roma tiyatrosunda halk (commoners) ile aristokrasi ayrı yerlerde oturuyorlar (box of honor). İki bölüm bir parapet ile ayrılmış.
Sahne ile seyirci arasında kalan, genelde yarım daire şeklinde olan çukur bölüm orkestra’dır. Sahne ile orkestra arasındaki parapete pulpitum (stage platform) denir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Pulpitum’daki süslemelerde güneş saati ve rulolar (scrolls).
MÖ 39 yılında Jul Sezar Roma’nın ilk halk kütüphanesini yaptırmaya karar verdi. İmparatorlar kütüphanelere büyük para bağışında bulundular. MS 350 yılına gelindiğinde Roma’da 29 tane kütüphane bulunuyordu. Bir çoğu Romalıların uzun vakit geçirdiği hamamlarla bağlantılıydı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Tiyatronun duvarları mermerle kaplıymış. Roma mimarisinde Numidya’dan sarısı, Anadolu’dan kırmızısı, Yunanistan’dan yeşili gelen mermerler çok kullanılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…