• Tufan mitosu dünyanın hemen her bölgesinde bulunan bir mitostur: Mitoslar ya yayılma yolu ile ya da benzeri durumlarla karşı karşıya kalan bir toplulukta, düşgücünün, öteki topluluktan bağımsız çalışmasının ürünüdür.
  • Tufan mitosu, Sümer ve Babil’in Mezopotamya’da bulunuşunun, Dicle ve Fırat’ın belli aralarla görülen sellerin ürünü olarak açıklanabilir. Ama, bu tür sellerin görülmesi olanağının bulunmadığı ülkelerde de tufan mitosu ile karşılaşmamız, onun kaynağından buraya taşındığını gösterir. Gezilerin, alış veriş amaçlı gidiş gelişlerin, halkların göç hareketlerinin ve istilaların, mitosların bir ülkeden ötekine taşınmasını sağlayan yollar olduğunu söyleyebiliriz.
  • Yitik cennet miti de bütün kültürlerde vardır. Antik toplumlarda mitolojilerle dinler çoğu zaman yitik cennete özlemleri yansıtır.
  • Mitolojik figürlerin adları gündelik dile girmiş, bazı tabirlere adını vermiştir. Pek çok dilde günlerin adları tanrıların adlarından türetilmiştir. Eros’un adı, gündelik dile erotik tabiri ile yerleşmiştir.
  • Babil yaratılış mitosunun odağındaki bir öge olan ejderin öldürülmesi mitosu, Perseus ile Andromeda, Herkül ile Lerna ejderi Hidra, Siegfried ile Fafnir, Beowulf ile Grendel efsanelerinin doğmasına yol açmış, St. George ile Ejder’de varlığını sürdürmüştür.
  • Mitolojinin zamanı ve uzamı, bizim zamanımıza ve uzamımıza benzemez, mitik zaman vardır. Mitoloji zamansızlığa işaret eden bir sanat biçimidir. Gerçekle gerçekdışı daha pek ayrılmamıştır.
  • Mit, başkasının inancından öğrenilmiş bir bilgidir.
  • Bu anlatılar ne öykü, ne şiirdir; verilen ne olaylardır, ne de duygular.
  • Mit ne doğru, ne de yanlıştır. Akılla değil, içgüdüsel duygularla irdelenmelidir. Anlattığı masalların nesnel gerçeklik taşıdıklarını savunmaz. Roman, opera ya da bale gibi mite de yalandan inanılır.
  • Mit gerçeklere dayalı bilgi verdiği için değil, etkili olduğu için gerçektir.
  • Kökeninde, halkların gerçekten doğru olanı söylemek için masallar uydurma dehası vardır.

Yılan saçlı Medusa’nın kanından doğan kanatlı at Pegasus, Yunan mitolojisindeki Perseus ve Bellerophontes efsanelerinde önemli bir rol oynar. Önce Perseus’u sırtına alır ve güzel Andromeda’yı kurtarmaya koşar. Sonra Bellerophontes’le birlikte ağzından alevler saçan Khimaira’yı öldürür. En sonunda baş tanrı Zeus tarafından bir takımyıldıza dönüştürülür ve tanrıya şimşekle yıldırım taşır. Pegasus’un öyküsü, Eski Yunan sanatının olduğu kadar Avrupa klasik sanatının da gözde konularından biridir. O, kanatlarıyla ruhun özgürlüğünü ve ölümsüzlüğünü temsil eder.
Pegasus and Andromeda, Peter Paul Rubens, 1620.
Fotoğraf:wiki.cultured.com

  • Konular açısından mitoslara baktığımızda tanrıların ve kahramanların öyküleri, varoluşlar, dünyanın ve insanın yaratılışı, aşk ve serüven öyküleri, evrensel tinsellik, doğal güçlerle duygu birliğine girme, büyük ailelerin öykülerini görürüz. Yunan mitolojisi ise kabaca Troya Savaşı’ndan önce ve sonra olarak ayrılabilir.
  • Kahraman miti bize hayran olacak ikonaları sağlamayı amaçlamazdı; içimizdeki kahramanlık damarını kabartmak üzere tasarlanmıştı. Mit, öykünmeye yöneltmelidir.
  • Mitolojilerde her şey çok olağandır, doğum, cinsellik vs.
  • Mitolojilerde, genelde, ölüm yerine bir yolculuk vardır.
  • Mitlerde ortak simgeler vardır. Yılan, su, ağaç bunlardan bazılarıdır.
  • Su– Kaos hemen tüm mitlerde su ile bağlantılı düşünülmüştür. Kaostan sonra yaşam yeniden canlanmıştır. Dolayısıyla su hayat veren bir elementtir, hayat su ile başlar.
    Suyun düşsel bir yönü vardır. Bilinç ve bilinçaltı da su ile bağlantılı olarak düşünülür.
    Jung’un yorumunda su içmek bilgi edinmektir.
  • Yılan-İnsandan önce yaratılan, hem bataklıkta, hem de çölde yaşayabilen yılan dayanıklılığın;
    Islak mekan ile bağlantısı şifanın, dolayısıyla tıbbın;
    Gerek kuyruğunu ağzına alabilmesi, gerekse deri değiştirmek suretiyle gençleşebilmesi, buna ilaveten gökteki simgesi olan ayın büyümesi-küçülmesi gibi dairevi hareketi ile yeniden doğuşun sembolüdür.
    Freud’un görüşünde fallik bir unsur olarak kabul edildiğinden de bereketin simgesidir.
    Derinlik, karanlık yeraltının negatif enerjisi ile yüklü olduğu kabul edildiğinden dipteki yılan hareket edince deprem, tsunami gibi felaketlere neden olduğu düşünülür.
  • Ağaç-Çingene, Nordik, İran ve Amerikan mitolojisinde insan ağaçtan yaratılır. Erkek güzeli Adonis de ağaç kabuğundan doğmuştur. “Hayat ağacı”. Ağaç günlük hayatta nesnel olarak (sal, ev, eşya gibi), mitlerde ise motif olarak devam eder. Dolayısıyla devamlılık, ölümsüzlük simgesi olduğu gibi  bilgelik simgesidir de. Buda, ficus religiosa’nın altında otururken aydınlanmıştır.
    Kökü toprakta olduğundan anaerkilliği, dalları ataerkilliği simgeler.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Dünyada WC Durumu

  BM verilerine göre, bir milyar insanın, yani dünya nüfusunun %15’inin tuvalete hiç erişimi yok. 4.5 milyar insanın, yani dünya…

2 gün ago

İndigo

  Baklagiller ailesinden Indigofera tinctoria adlı bitki, mavi-lacivert bir boya türünün kaynağı idi. İndigo üreten bitkilerin taze yaprakları mavi değildir.…

6 gün ago

Likya Işık Ülkesi 27 Denizcilik

Tunç Çağından itibaren Akdeniz’de açık denizcilikten çok kıyı denizciliği yapılmıştır. Kıyı denizciliğinin tercih edilmesinde o dönem için gemilerde uzun süre…

6 gün ago