Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, İzmir Arkeoloji Müzesi, 2022.
İlk kullanım amacı dinsel olan takılar daha sonraları beğendirme, güzel görünme ve varlıklı olmanın göstergesi olmuşlardır. İlk örnekleri kemik, fildişi ve taşlardan yapılırken maden sanatının gelişmesi sonucunda altın, gümüş ve elektrondan (altın gümüş karışımı, beyaz altın da denir) yapılan takılar yoğunluk kazanırlar. Genel olarak kadınlar için yapılan takıların antik çağda, zaman içinde artarak, erkekler tarafından da kullanıldığı bilinmektedir. İlk uygulamalarını MÖ 3000’li yıllarda Mezopotamya‘da gördüğümüz takı sanatı, Eski Mısır‘da MÖ 16. – 14. yüzyıllarda en parlak dönemini yaşamıştır.
Mykenai’de ele geçen MÖ 16. – 14. yüzyıllara ait göz alıcı örnekler ile Knosos saraylarında bulunan takılar Miken takı sanatının eriştiği yüksek düzeyin göstergeleridir.
Anadolu’da MÖ 4. bin yıllarının sonu ve 3. bin yıllarının başında Tunç Çağı ile birlikte madeni eserler üretilmeye başlanmıştır. Yapılan kazılarda özellikle mezarlarda ele geçen altın, gümüş ve bronzdan yapılmış takılar bu dönem metal işçiliğinin son derece gelişmiş olduğunu göstermektedir.
Batı Anadolu’da bu dönemin en önemli ve göz alıcı buluntu grubu Troya II yerleşiminde ele geçirilmiştir. Altın, gümüş ve elektron eserlerden oluşan bu buluntu grubu dönemin sanat düzeyini aktaran eserlerdir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, İzmir Arkeoloji Müzesi, 2022.
Anadolu kültürünün bu dönemde eriştiği seviyeyi izlediğimiz diğer bir merkez ise Alacahöyük’tür. Prens mezarlarında elde edilen altın, gümüş, agat ve kuvars eşyalar arasında bulunan bilezik, kemer, diyadem ve aplike idollerinin her biri bir sanat eseridir.
MÖ 2. bin yıl içinde takılar hakkında fazla bilgi yoktur. Kazıları yapılan Hitit yerleşimlerinde ele geçen takı sayısı yok denecek kadar azdır. MÖ 900-600 yılları arasında varlığını sürdüren Urartu kültüründe takı sanatının gelişmiş bir seviyeye ulaştığı gözlenir.
Yararlanılan Kaynak
İzmir Arkeoloji Müzesi bilgilendirme levhaları.
İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…
7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…
Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…
Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…
Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…
Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…