Eski Kültürler

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 14 Endülüs ve Çingeneler 2

Our Lady Morena del Lago Kilisesi, Copacabana, Bolivya.
İspanyol işgaliyle Hıristiyanlık empoze edilmiş, yeni din, yerel geleneklerle karışarak uygulanmaya başlanmıştır. Hıristiyan azizleri ile yerel tanrılar; Hıristiyan bayramları ile yerel bayramlar eşleştirilmiştir. Sömürge döneminde izin verilmeyen uygulamalar günümüzde kiliselerde izlenebilmektedir.
Hıristiyan olmayan öteki cemaatler gibi çingeneler de Hıristiyan olmaya zorlandılar. Onların Hıristiyanlığı, bugün bile kendilerine özgü, eklektik bir inançtır. Tıpkı Kristof Kolomb’dan beri tam olarak Hıristiyanlaşamayan Mayalar ve Keçualar gibi.
Aynı bir çingene kilisesinde olduğu gibi onların kiliselerinde de oradan oraya koşuşturan çocuklar, onların peşinden giden anneler, gitarla ayin okuyan, aslında şarkı söyleyen papaz ve kendilerini bir Flamenko festivalinde gibi hisseden insanlarla mahalle, kiliseye taşınmış durumdadır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2002.

 

  • Çingenelerin ilk çıkış toprakları Hindistan’dı. Tarihlerinde iki kez büyük katliamla karşılaştılar. İlki 11. yüzyılda, Hindistan’a kadar yayılan Gazneliler zamanında, diğeri ise 14. yüzyılda Timur’un Semerkand ve Buhara’daki katliamlarında. Bu iki felaketten kaçabilenler göç ettiler.
  • Avrupalılar onları Mısırlılarla karıştırdılar, Mısırlı anlamına gelen sözcüklerle onları andılar. Türkçedeki çingene sözcüğü ise, Farsça çalgı çalıp dans eden anlamında, çengane’den geliyor. Gittikleri toprakların folklorik mirasını adapte ederek Anadolu’da fasıllı göbek havaları, Endülüs’te Flamenko’yu yarattılar. Yaptıkları eğlencelere juerga denirmiş ve Flamenko da işte o juerga’lardan doğmuş. Endülüs’te Flamenko, dans ve müziğin ötesinde anlam bir taşır: O bir duruş, var ediş, var oluş tarzıdır; yüksek perdeli, hararetli, hükmeden, özgüvenli konuşma biçimleri; meydan okuyan bakışlar; kabadayı yürüyüşü gibi tüm davranış normları ile sahne dışında da Flamenko devam eder.
  • Flamenko İspanyol sanatında köklü bir yere sahip olmuştur. 1915’te Manuel de Falla, ilk Flamenko balesi olan Sihirli Aşk’ı bestelemiş. Aynı dönemin bir numaralı kadın dansçısı La Argentinita ilk Flamenko dans kumpanyasını kurmuş ve Flamenko’yu dünyaya tanıtmış. Bu görevi 1930’larda Carmen Amaya, 1960’larda Matilde Coral yerine getirmiş. İlk Flamenko opera olan Chinitas’ı Lorca yazmış, Manuel de Falla bestelemiş, sahne dekorlarını ise Salvador Dali yapmış.

 

 

Yararlanılan Kaynak

Endülüs, İlker Özünlü, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2005.

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

14 saat ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

2 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

4 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

5 gün ago

Çin 179 Çin’de Kadın 2

Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…

6 gün ago

Çin 178 Çin’de Kadın 1

Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…

7 gün ago