Categories: Kültür

Bellek 3

Fotoğraf: www.beyin-beyin.com

  • Zenginliğin eskisine göre istikrarlı yükselişi,
    Eğitim ve
    Sağlıklı yaşam beyni daha iyi durumda tutan girdilerdir.
  • Son yıllarda entelektüel faaliyetlerin bunamaya karşı esneklik kazandırdığı fikrini destekleyen uzmanların sayısı artıyor.
  • “Bilişsel rezerv” olarak nitelendirilen bu zihinsel yedekleme sayesinde beyin hafif bir fiziksel çöküş karşısında dahi işlevini sürdürebiliyor.
  • Bilişsel rezervin okul ile ilgisi yok. Bilişsel rezerv, mesleki ve özel yaşamımızdaki entelektüel faaliyetlerimizden etkileniyor.
  • Uzmanlar bilişsel işlevin yaşam süresince değiştirilebileceğini, bilişsel yetenekleri kontrol altına almanın ve korumanın yaşı olmadığını öne sürüyor.
  • Briç oynamak, bir müzik aleti çalmak, zengin bir sosyal yaşam beynin birçok merkezini aynı anda çalıştırarak bilişsel rezervi güçlendiriyor.
  • Son yıllardaki multimedya bombardımanı ile de daha fazla entelektüel uyarı alıyoruz.
  • Ancak fiziksel uyarı beynin tek girdisi değil. Damarlar yoluyla taşınan oksijen, enerji ve aldığımız besinler de fiziksel girdilerimiz. Sağlıklı kan damarları da bilişsel işlevler için kritik önemde.
  • Yaşamlarında egzersize yer verenlerde, ileri yaşlarda entelektüel çöküş riski daha az.
  • İnsan beyni yaşlılıkta genç beyinden daha kötü değil, yalnızca daha yavaş çalışıyor. Bu yavaşlama, olgun beyindeki fonksiyonların azalmasıyla alakalı değil, zamanla daha fazla bilginin birikmesine bağlı olarak gelişiyor. İki yüz kitaplı bir raftan bir kitabı, daha az kitaplı bir raftan bulmanın daha fazla zamanımızı alması gibi. Yaşam boyu edinilen deneyimler bellek alanını büyütüyor, bu da arama süresini önemli ölçüde uzatıyor.
  • Yaşları ilerlemiş insanların bilgi artışıyla gençlere kıyasla daha iyi başa çıkabildikleri de bilim insanları tarafından öne sürülen iddialardan bir başkası.
  • Bu yazımızı André Malraux’dan bir alıntı ile bitiriyoruz: “ Belleğin doğası belirler insanları; belleğin mutlu anılar getirdiği kişiler ile acı anılar getirdiği insanlar birbirlerinden, erkekler ile kadınlar kadar farklıdırlar”.

Yararlanılan Kaynaklar

  • New Scientist, 11 Ocak 2014.
  • Bilim ve Teknoloji, Cumhuriyet, 7 Şubat 2014.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 16

RACINE BAYAZIT 1672     Fransız yazar Jean-LucRacine’in (1639-1699), 1672 yılında oynanmış ve yayınlanmış Bayazıt (Bajazet) adlı tragedyasına yazmış olduğu…

3 gün ago

Yemek Kültürü 15

    Elimize ulaşmış en eski yemek tarifi kitabı MÖ 1600’lerde antik Babil kentinde yazılmış, kırık olduğu için bazı yerleri…

3 gün ago

Likya Işık Ülkesi 55 Teimiusa – Üçağız

Tabii bir barınak olan köyün üç tarafı denizle çevrilidir. Bir kitabeden bu kentte yerleşimin MÖ 4. yüzyılda başladığı anlaşılmaktadır. Çok…

3 gün ago

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 15

Sigismund olan doğum adını 22 yaşına geldiğinde Sigmund’a değiştiren; liseyi takdirle bitiren Freud, “1873 yılında Viyana Üniversitesi’ne ilk girdiğimde biraz…

5 gün ago

Yemeklik Yağ

Önce koyun kuyruğu alınır, tencerelere doğranır, kavrulurdu. Yağlar eridikten sonra kalan kıkırdakların üzerine tuz ekilip ekmek arasında çocuklara verilirdi. Bu…

5 gün ago

Likya Işık Ülkesi 54 Simena – Kale Köy

Kale Köy, Simena antik kentinin üzerine kurulmuştur. Simena hakkındaki bilgiler oldukça yetersizdir. Kaya mezarlarından birinin üzerindeki yazıta dayanılarak antik kent,…

5 gün ago