Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 192| Performans 2

  • Performans zaman içinde sanat alanının dışına, insani bilimlerin bütün dallarına, sosyoloji, antropoloji, etnoloji, psikoloji ve dilbilime taşınmıştır.
  • Folklor araştırmaları performans kavramlarına en belirgin katkıları sunan antropolojik ve kültürel çalışma alanıdır.
  • Prof. Richard Schechner (1934-), performans teorisi ile sosyal bilimlerin kesiştiği yedi bölge sayar:
    *Gündelik yaşamdaki her türden bir araya gelmeler.
    *Spor, ritüel, oyun ve kamusal politik davranışlar.
    *Yazılı sözler dışında çeşitli iletişim biçimleri, göstergebilim.
    *Oyun ve törenselleşmiş davranışa odaklanarak insan ve hayvan davranışı dizgeleri arasındaki bağlantılar.
    *Dışavurumu ve beden farkındalığını ön plana çıkaran psikoterapi.
    *Etnografya ve prehistorya.
    *Davranış teorileri.
  • Richard Schechner, kendinden başka biri gibi davranmayı, performansı restore davranış olarak tanımlar. Restore davranışta vurgu, tekrar süreci ve mit ile ya da hafıza ile uzaklaşmış ya da bozulmuş da olsa restorasyon için zemin işlevi üstlenecek bir orijinal davranışa ilişkin süreğen bir farkındalık üzerinedir. Restore davranışlara başvuran performansları Şamanizm, şeytan çıkarma, trans hali, ritüel, estetik dans ve tiyatro, erginlik törenleri, sosyal drama, psikanaliz, psikodrama ve etkileşimsel analiz olarak listeler.
  • 1980’lerde performansçıya ve performatif etkinliğe gösterilen ilginin yanında, performansı kimin izlediğine, performansın raporunu kimin tuttuğuna ve diğer kesişimlerin toplumsal, politik ve bilişsel sonuçlarına da ilgi gösterilmeye başlandı.
  • Postmodern dünyada kültürel performanslar, kültürlerarası ödünç almalardan artan ölçüde etkilenmeye ve yararlanmaya başladılar.
  • Umberto Eco (1932-), 1977 yılında performansa göstermecilik (ostentation) kavramını kazandırmıştır. Eco, göstergeyi üretenin niyetine değil, alımlayıcısının yorumuna kaydırır. Kavramsal çerçevenin kurulması sayesinde mesaj iletilebilmektedir.
  • Bir şey gösterildiğinde var olan diğer kalemlerden ayrılır, sergilenir ve bakan kişide algısal bir değişim tetiklenir.

Psikodrama, Experssive Arts Therapy, Taster, 2014.
Fotoğraf: www.ciis.edu/ Photo Credit: EXA Banner Photo by LissaIvy Tiegel.

  • Psikiyatrist ve Psikodramanın (tiyatroyu psikolojik tedavide kullanma) babası Jacob Levy Moreno’nun (1889-1974) önerisi çözülememiş sorunların daha özgür, daha ferah, daha esnek bir toplumsal dekor içinde tekrar edilmesidir. Moreno toplumsal rollerin benlikten değil, benliğin rollerden doğduğunu iddia eder.
  • Jean-Paul Sartre (1905-1980), seyirci için üretilmiş performansın insan ruhu için en tehlikeli şeylerden biri olduğunu söylemiştir.
  • Pek çok kuramcı performansın benliğin inşa edildiği araçları sağladığını düşünmüştür.
  • 1967 yılında sosyal inşacılık adlı yönelim, sosyal performans dizgelerinin dünyada verili ya da kültüre önceden yazılmış olmak yerine, brikolaj’ı akla getiren bir süreçle, var olan materyal kırıntılarının sürekli ve düzenli olarak inşa edilmesi, müzakere edilmesi, yenilenmesi, biçimlenmesi ve düzenlenmesiyle birbirine tutunarak oluştuğunu varsayar.
  • Sorumlu insan eylemlerinin gerçek dünyası ile oyun ya da performansın hayali dünyası arasında çok belirgin bir ayrıma gitmenin son derece zor ya da nihayetinde yararsız olduğu öne sürülen savlardan biridir.
  • Freud’un eril merkezli yöntemi ve kadınları pasiflikle, mazoşizmle ve histeri ile bağlantılandırması, 1980’ler boyunca kimlik ve performans ilişkisi çalışan feminist kuramcıları teoriden uzak tutmuştur.
  • Eril yönelimli kimlik formasyonu ilk kez Freud tarafından detaylandırılmış ama, bazı kuramcılara göre, Jacques Lacan (1901-1981) tarafından da sürdürülmüştür. Ancak Lacan, sabit kimlikleri reddeder ve kimliği toplumsal bir inşa olarak görür. Bulgaristan doğumlu Julia Kristeva (1941-), Lacancı sistemi ileriye doğru modifiye etmiş, feminist oyun yazarlarını övmüştür.
  • 1960-1970’lerin feminist sanatçılarının başvurdukları başlıca ifade biçimi performans olmuş, diğer dezavantajlı gruplar da feministleri izlemiştir.
  • Kristeva’ya göre her yeni okuma süreci, yeni bir performans içerir.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

21 saat ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

2 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

3 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

5 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

6 gün ago

Çin 179 Çin’de Kadın 2

Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…

7 gün ago