Lenin’in Bolşevikleri 1917’de proletarya diktatörlüğünü kurdu. Diktatörlüklerini savaşı terk edip Almanya’dan barış satın alarak güçlendirdiler. Mart 1918’de imzalanan Brest-Litovsk Barış Anlaşması Rus İmparatorluğu’nun tarım arazilerinin üçte birine ve sanayi üslerinin yarısından fazlasına mal olmuştu. Polonya, Baltık toprakları ve Ukrayna’nın çoğuna Almanya’nın koruması altında göstermelik bir bağımsızlık verilmişti.
Rus halkı, artan zenginliğin ahlaka aykırı olduğu, tek gerçek değerin el emeği olduğu fikriyle yaşamıştı. Rus köylü mantığında fakir olmakta bir Hıristiyanlık erdemi vardı. İşte bu, devrime yarı dini bir statü verdi. Bolşevikler, Kızıl Muhafızlara ve silahlı işçilere zenginlerin evlerine baskın düzenleme ve mallarına el koyma izni verdiler.
Bolşevikler, işçi ve köylüleri komşularını siyasi polise ihbar etmeleri konusunda teşvik ederek toplu bir terör kampanyası başlattılar. Hemen her şey “devrim karşıtı” olarak yorumlanabilirdi. Hapishaneler kısa zamanda doldu. Bütün komünal apartmanlar muhbir kaynıyordu; bunlar bu iş için görevlendirilmiş memurlar değildi; ihbarların çoğu intikam almak için yapılmıştı. Sürekli gıda ve yakacak eksikliği vardı. Ağaçlar ve ahşap evler yakacak odun oldu. Nehirler çöp doldu, mikrop ve hastalık yayıldı. Koşullar özellikle eski aydın sınıf için sertti. Onlara dilenci gibi üçüncü sınıf yiyecek karnesi verilmişti. Önde gelen birkaç yüz aydın “devrim karşıtı” olmakla suçlanarak Eylül 1921’de ülkeden kovulmuştu. Esas ideolojik bölünme, yeni ile eski, Sovyet ile Rus arasındaydı. Yeni rejimde, eski dünyanın yok edilmesinden haz alan güçlü bir yıkıcı eğilim vardı. 1930’ların başlarından itibaren bireysel sesi olan bütün yazarlar siyasi şüpheli addedildi. Saldırıya ilk uğrayanlar hicivciler oldu. Yargılamadan idamlar yapıldı, eğitimli sınıfın medeniyeti geride kalmıştı.
Kazakistan‘ın Almatı şehrinde, 1931-1933 yılları arasında Sovyet politikalarının sebep olduğu kıtlıkta ölen milyonlar için dikilmiş Büyük Açlık Anıtı (Monument to the Victims of Famine), üç metre yüksekliğinde olup bronz ve granitten yapılmıştır. Açlıktan bitkin düşmüş ve ölmek üzere olan çocuğunu göğsüne bastıran bir anneyi tasvir eder. Ayaklarının dibindeki ters çevrilmiş boş kazan ise geleneksel göçebe Kazak kültüründe mutfağın, bereketin ve hayatın durduğunu, ocağın söndüğünü simgeler.
Fotoğraf: https://www.tripadvisor.com
Beş Yıllık Plana göre Sovyet yazarın birinci hedefi işçilerin bilinçliliklerini artırmak, anlayabilecekleri ve olumlu idealler olarak bağlantı kurabilecekleri sosyal içerikli kitaplar yazarak onları sosyalist bir yapı için savaşa katmaktı. 10 bin yazar, işçi hikayeleri yazmak için eğitildi. 1932’de formüle edilen sosyalist gerçekçilik doktrininin Stalin versiyonuna göre sanatçı Sovyet yaşantısını resmedecekti ancak gerçekte olduğu gibi değil, olması gerektiği gibi.
Stalin, Korkunç İvan’ı örnek alıyordu; Büyük Petro artık uygun bir model değildi; Büyük Terör/Büyük Tasfiye/Büyük Temizlik döneminde (1936-1939) resmi İvan kültü geçerliydi. Stalin, Korkunç İvan için şöyle demişti: “Korkunç İvan birini idam ettirdiğinde uzun zaman pişmanlık duyup dua ederdi. Tanrı ona bir engeldi. Daha kararlı olmalıydı.” Stalin daha fazla insan öldürdü ama pişman olmadı.
Bütün Sovyet pasaportlarında etnik kökeni gösteren bir kategori vardı.
Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 395-452.
Maksim Gorki, açlıktan ölmekte olan Petrograd’ın aydın sınıfının savunmasını üstlendi, 1917’den önce sol kanata gösterdiği…
Kazan’ın 1552’de ele geçirilmesinden 1917’deki devrime kadar Rus İmparatorluğu her yıl 100 bin kilometrekare gibi…
On the side walls two Capuchins rest under an arcosolium (comes from the Latin words…
In 1775 Marquis de Sade visited the Cemetery in Immaculate Conception of Virgin Mary in…
The Capuchins were first allowed to cross the Alps in 1574, since then the order…
The Order of the Capuchin Friars, which is one of the three mendicant religious orders…