Edebiyat

Edebiyata Dair 19 Sovyet Dönemi

Maksim Gorki, açlıktan ölmekte olan Petrograd’ın aydın sınıfının savunmasını üstlendi, 1917’den önce sol kanata gösterdiği bağlılık nedeniyle kendisine değer veren Bolşeviklere aydın sınıf adına özel karneler ve daha iyi daireler için ricada bulundu. Halk kitlelerine klasiklerin ucuz baskılarını yayımlamak için Dünya Edebiyatı ismiyle kendi yayınevini kurdu. Dünya Edebiyatı çok sayıda yazara, çevirmen ve editöre iş olanağı sağladı. Zamyatin, Babel ve daha pek çokları bu açlık yıllarında varoluşlarını Gorki’nin himayesine borçluydular.

Troçki, Pravda’da Ekim Devrimi ile ilgisiz olduğunu düşündüğü edebi eserlere saldırıyordu.

Mayakovski klasiklere “eski estetik çöp” diyordu.

Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Barnaul, 2025.

Mihail Bulgakov ve Andrey Platonov gibi yazarların “devrim karşıtı” olarak suçlanmış kimi eserlerinin yayın yasağı 60 yıl sonra kalktı. Zamyatin ve Bütün Rusya Yazarlar Birliği’nin yönetim kurulu başkanı olan Boris Pilnyak SSCB’de sansürlenmiş çalışmalarını yurtdışında yayımladılar.

Puşkin’e anıtlar diken Sovyet rejimi, onu “Rus yazı dilinin yaratıcısı”, “Rus edebiyatının babası” ve hatta “komünizmin kurucusu” ilan etmişti.

Lenin, Dostoyevski’den nefret ediyordu. Cinler/Ecinniler adlı romanı okumamıştı ama “gerici pislik parçası” diyerek reddetmişti. Dostoyevski’nin bu romanında Rus devrimci zihniyetiyle ilgili yıkıcı eleştiriler yaptığını duymuştu. Puşkin, Turgenyev, Çehov ve Tolstoy’un bütün çalışmaları milyonlarca basılırken Dostoyevski edebi listede yoktu. Bu nedenle 1938-41’de Dostoyevski’nin tüm kitapları yaklaşık yüz bin adet basılırken Tolstoy’un eserleri 5 milyon kopya basılmıştı. Kruşçev’in yumuşama dönemine rastlayan ölümünün 75. yılı anısına yayınlanan 10 ciltlik 1956 basımı Dostoyevski eserleri 300 bin kopya satılmıştı. Ki bu Sovyet standartlarına göre hala düşüktü.

Stalin, ikisi de Sovyet karşıtı olarak yorumlanabilecek Bulgakov ile Pasternak’ı severdi. Rusya’da şiirin gücünü bilir ve korkardı, denir. Ödünç aldığı kitapları geri verdiğinde üzerlerinde yağlı parmak izleri olurmuş.

Rusya’da olağanüstü bir bilimkurgu çeşitliliği vardı. Batı’dan farklı olarak en başından itibaren edebiyatının bir parçasını oluşturmuştu. Bilimkurguyu mistik inançlarla karıştırmak da edebiyat geleneği için çok tipikti. Bilimkurgu 1930’larda ve 40’larda azaldı. Sosyalist realizm geriye bir tek Sovyet teknolojisini yüceltenleri bırakmış, ütopik rüyalara yer bırakmamıştı. Türün meraklısı olan Kruşçev yazarları teşvik etti. Bilimkurgu, Sovyet dünya görüşünün liberal, dini ve karşıt görüşlü eleştirileri için başlıca alan haline geldi. Bilimkurgu filmleri de Sovyet maddeciliğine meydan okuma aracı oldu.

 

Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 396-457.

admin

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 56

Lenin’in Bolşevikleri 1917’de proletarya diktatörlüğünü kurdu. Diktatörlüklerini savaşı terk edip Almanya’dan barış satın alarak güçlendirdiler.…

1 gün ago

Sömürgecilik 78 Rus Sömürgeciliği 3

Kazan’ın 1552’de ele geçirilmesinden 1917’deki devrime kadar Rus İmparatorluğu her yıl 100 bin kilometrekare gibi…

2 gün ago

The Capuchins in Rome 6

On the side walls two Capuchins rest under an arcosolium (comes from the Latin words…

3 gün ago

The Capuchins in Rome 5

In 1775 Marquis de Sade visited the Cemetery in Immaculate Conception of Virgin Mary in…

4 gün ago

The Capuchins in Rome 4

The Capuchins were first allowed to cross the Alps in 1574, since then the order…

5 gün ago

The Capuchins in Rome 3

The Order of the Capuchin Friars, which is one of the three mendicant religious orders…

1 hafta ago