Yapılan çalışmalar sağlıklı göçmen teorisini desteklemiştir. Bu teori, ülkelerin göç almayı tercih etme nedenlerinden biridir.
Sağlıklı göçmen teorisi, göç edenlerin ruhsal sağlık açısından yerlilere göre daha yüksek kaynaklara sahip olduğunu ileri sürer. Gelişmekte olan ülkelerden endüstrileşmiş ülkelere göç edenler daha motive, risk alabilen, kendine güvenen, dolayısıyla stres toleransı yüksek olan kişilerdir. Ayrıca göçmen olma sürecinde yaşanan zorlukları aşmanın da bir ruhsal dayanıklılık göstergesi olduğu düşünülür. Bu süreçte yaşanan stresle başa çıkabilen bireylerin ruhsal açıdan güçlü olduğu görüşü genel kabul görmektedir.
Ruhsal hastalıklarla ilgili çalışmalar göçmenlerde şizofreni gibi psikozlar dışında tüm psikiyatrik hastalıkların yerel nüfusa göre daha düşük oranda olduğunu göstermektedir. Yine göçmenlerin intihar oranının da yerlilere oranla daha düşük olduğunu bulan çeşitli çalışmalar yapılmıştır.
Ruhsal bozukluk ve kişilik bozukluklarının oranları ABD doğumlu bireylerde %35 iken, Meksika’dan göç edenlerde %18, Çin’den ve Küba’dan göç edenlerde %15 bulunmuş.
Göçmenlerde duygudurum ve anksiyete bozuklukları ve kişilik bozukluklarının hemen hepsinin orada doğmuş olanlara göre daha düşük daha düşük oranda olduğu bulunmuş. Bu oranlara Güney Amerika, Afrika ve Avrupa’dan göç edenlerin hepsi dahil. Buna karşın ikinci kuşakta bu oranlar yükselerek yerlilere benzemeye başlıyormuş.
Belçikalı sanatçı Guy Buseyne (1961-), bronz eserine Duvar adını vermiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Cafesjian Art Trust, Erivan, 2026.
Göçmen paradoksu denilen görüş (immigrant paradox), birinci nesil göçmenlerin yeni bir ülkeye taşındıktan sonra yaşadıkları büyük ekonomik, sosyal ve kültürel zorluklara rağmen; sonraki nesillere (ikinci ve üçüncü kuşak göçmenlere) kıyasla fiziksel ve ruh sağlığı, akademik başarı, suç oranlarının düşüklüğü ve sosyal uyum gibi konularda genellikle daha iyi durumda olmaları durumunu ifade eder. Nüfusun neredeyse yarısının göçmen ya da göçmen çocuklarından oluştuğu Avustralya’da 2018’de yapılan bir çalışmada ikinci kuşağın ruhsal sağlığının göç eden kuşağa göre daha kötü durumda olduğuna dair bulgular ortaya çıkmıştır.
Kim Göçer, Kim Kalır?, Emine Zinnur Kılıç, Psikeart, Göç, Kasım Aralık 2021, sayı 78.
6 Şubat 1923’te Lozan Antlaşması’nın eki olarak Türk-Yunan Zorunlu Nüfus Değişimi Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma…
From the 3rd century BC, gladiator combats were organized in Rome when important funerals took…
Sömürge dönemi boyunca Britanya’da Avrupalı olmayan nüfus azdı, fakat dekolonizasyon sonrası, özellikle de 1960’ların sonundan…
In the sixth century BC, Baal Hammon and Tanit gained increasing importance in Carthage and…
The grave goods from Puig des Molins consist of objects for personal use, such as…
Between the ninth and fifth century BC most Iberian communities of the Late Bronze Age…