Edebiyat

Haruki Murakami 10

Dublin’de bir lokanta.
Fotoğraf: Mark Aylward, Haruki Murakami Public Group

 

Japonca yazan açık ara en popüler romancı olan Murakami’nin eserleri ABD pop kültürü ve müziğine göndermelerle doludur (2)(20). Bu yüzden ülkesinde zaman zaman geleneksel edebiyat eleştirmenlerinin ağır yargılarına hedef olmuş, tüketici Amerikan kültürüne hizmet ettiği yazılmıştır. Ülkesi dışında da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmış olması, Batı kültürünün ürünü olmadığı halde Batılı okuyucu kitlesinin kolayca tüketmesine uygun eserleri, uluslararası anlaşılırlık düzeyi yazar tarafından özellikle düşük tutularak popülerlik kazandığı söyleniyor (13)(20). Ona yapılan eleştiriler arasında Amerikan edebiyatının tekrarı gibi olduğu; Amerikanlaşmanın köklerinden kopma, metalaşma ve aşırı basitleşme olduğu; Hollywood gişe filmleri gibi küresel kültürel mallara benzediği hakkında yapılan sert eleştirilerdendir (20). 1994 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Kenzaburo Oe, Murakami’nin açık, basit bir Japon üslubuyla yazdığını; Amerika, İngiltere ve Çin’de geniş bir okur kitlesine sahip olduğunu; uluslararası edebiyat sahnesinde kendisinin ve Yukio Mishima’nın sahip olamadığı bir yer edinmeyi başardığını söylemiştir. Bu ifade, Murakami’nin başarısının, basit ya da basitleştirilmiş bir dil kullanmasına borçlu olduğu imasını da taşımaktadır. “İhracat için yazdığı”, “üslup bakımından yetersiz olduğu”, “karakterlerinin genelde dümdüz, tek boyutlu film karakterleri olduğu” da söylenmiştir (20).

Kendi ülkesindeki ünü ile dışarıdaki popülerliği neredeyse eşdeğer olan Murakami’nin eserleri elliden fazla dile çevrilmiştir (20).

Murakami’ye zaman zaman romanlarının kurgusu ve kahramanlarının birbirine benzerliğinden ötürü aynı senaryoyu farklı yollarla anlattığı eleştirisi yapılıyor (Ozu sineması için de aynı eleştiri yapılır). Yaban Koyununun İzinde, Dans Dans Dans (25), İmkansızın Şarkısı, Sputnik Sevgilim adlı romanlarında erkek kahramanı peşinden koşturan esrarengiz bir kadın ve bu kadına umutsuzca aşık olan romanın ana kahramanı ve anlatıcısı bir erkek karakter olayların merkezinde yer alır. Buna, ilişkiyi karmaşıklaştıran bir (Sputnik Sevgilim) veya birden çok (İmkansızın Şarkısı) kadın dahil olur. Karakterler ve kurgular arasındaki benzerliklerden söz edilse de Murakami, birbirine benzer görünen olaylardan çok farklı anlatılar çıkaran bir yazardır (8).

Hande Öğüt, Murakami’yi okuyup anlamanın göründüğü kadar kolay olmadığını; olguları tarihsel gerçekliğin içinde değerlendirmeyi ve sosyo-kültürel değişimlere duyarlı olmayı gerektirdiğini yazıyor (2, sayfa 80).

Murakami’nin Japonca’dan Türkçe’ye birçok kitabını çevirmiş olan Ali Volkan Erdemir, Murakami’nin neden sevilen bir yazar olduğunu irdelerken onun istikrarlı bir yazar ve istikrarlı bir sporcu olduğunu belirtiyor. Yaratıcılığının roman ile sınırlı olmadığını, bu çeşitliliğin eserlerine zenginlik kattığını; zihnimizle oynadığını, yargılamadığını, canlı bir atmosfer yarattığını, gerçeklik hissi vermekte çok başarılı olduğunu söylüyor…

Koyun Adam, Yüzü Olmayan Adam, Fare gibi vazgeçemediği karakterlerinin Murakami’nin kendisi olduğunu ileri sürenler de var.

Haruki Murakami, garip başlayan işlerin daha da garipleştiği eserleriyle, hayatın tuhaflıkları ve anlaşılmazlıklarını vurgulamasıyla dünyada kendisine kült denilebilecek bir takipçi kitlesi oluşturmuş dünyanın yaşayan en önemli romancı ve yazarlarından biridir.

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Karaims 1

Karaite and Karaim are largely the same, but there is a subtle distinction depending on…

9 saat ago

Rusya’da Moğol ve Türk Kökenler

Kandinski, Moğol görünüşüyle gurur duyuyordu ve 17. yüzyıl Tunguz başbuğu Cantimur'un soyundan gelmekle övünüyordu. Pek…

1 gün ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 2

Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…

3 gün ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

4 gün ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

5 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

6 gün ago