Kültür

Kazı İzleri – Arkeoloji ve Sanat 1

Arkeoloji, eski toplumların yaşamına dair her türlü kültür varlığını yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları ile, birçok bilim dalından yararlanarak inceleyen bir disiplindir.

Orta Anadolu’da yerleşikliğe geçen avcı-toplayıcıların kurmuş olduğu en eski yerleşim olan Aşıklı Höyük (MÖ 8350-7400), koyun ve keçinin evcilleştirilmesi ve yuvarlak barınaktan dörtgen ve çok odalı konuta geçiş konusunda öncüdür. Kazılara uluslararası bir ekip tarafından devam edilmektedir. Avrupa Birliği tarafından desteklenen bu Sanat ve Arkeoloji ile Kültürlerarası Diyalog Projesi’nde Aşıklı Höyük Dostları Derneği, University of Dundee ve Autonomous University of Barcelona işbirliği yapmaktadır.

Aşıklı Höyük Dostları Derneği, 2018 yılında höyük ve çevresinin kültürel, doğal ve insani zenginliklerini korumak ve tanıtmak için maddi kaynak sağlamak, toplumsal duyarlılık ve bilinç oluşturmak amacıyla kurulan bir sivil toplum örgütüdür.

Türkiye, İngiltere, İspanya, ABD ve Kolombiya’dan 13 sanatçının Aşıklı’nın izlerini taşıyan eserleri İstanbul’da, Ortaköy’de sergilendi. Sergi mekanı, Beşiktaş Belediyesi’nin desteği ile, Hüsrev Kethüda Hamamı idi. Böylece bu 13 çağdaş sanatçıyı, Mimar Sinan ağırlamış oldu.

Sabancı Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Profesör Murat Germen, Kopma adlı eserinde, Aşıklı Höyük ve çevresini ahşap kitaplık rafları içine yatay olarak yerleştirirken, Hasan Dağı’nın yükseltisini de bize hissettiriyor. Eserin birbirinden ayrı duran, birbirinden kopmuş iki parça halinde olması ise yerleşik düzene geçen insanın doğal döngüden kopmasını simgeliyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2022.

Tozdan Töze, Özgül Arslan, 2021-2022.
Londra’da yaşayan sanatçımız, sarı akrilik toz boya ile oluşturduğu beden temsilini yere yerleştirmiş. Enstalasyona izleyicinin müdahalesine izin vermiş. Sınırları bulanıklaştırarak sorgulama yöntemiyle geçici ve kalıcı olma, bedenden geriye ne kalacağı sorgulanmış olabilir. İzleyicinin ‘sanat eseri’ne dokunmasına, onu değiştirmesine; sanat ile gündelik hayatı bir araya getirme, izleyeni özgürleştiren bir ifade alanı sunma çabasına; karşılıklı eylem, biraradalık ve ilişkisellik üzerinden esere yaklaşarak bir deney alanı oluşturmak istenmişse başarılı bir örnekle karşılaştığımı söyleyebilirim. İzleyiciler esere dokunarak bedeni bozmuşlar. Kenarlardaki taşlardan ona gözler yapmışlar. Başka bir taşı alıp ona bir kalp veren olduğu gibi o taşı farklı bir noktaya taşıyan bir sanatsever de olmuş. Esere, tüm dönemlerde belki de en sevilen iz olan el izleri bırakılmış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2022.

admin

Önceki Yazılar

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

17 saat ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

2 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

4 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

5 gün ago

Çin 179 Çin’de Kadın 2

Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…

6 gün ago

Çin 178 Çin’de Kadın 1

Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…

7 gün ago