Astronomik Hareketler Sergisi, Sena Başöz, Bilsart, 2021.
Fotoğraf: www.senabasoz.info
Klara ile Güneş de Kazuo Ishiguro’nun sekizinci romanı, Beni Asla Bırakma (2005) gibi, teknolojinin egemen olduğu bir dünyada geçiyor. Sevgi, umut, fedakarlık gibi zaaf ve çelişkiler de bu dünyada yerini alıyor (11).
Klara bir YA. Yani Yapay Arkadaş. Güneş enerjisi ile çalışıyor. Güneş enerjisi düşünce bazı fonksiyonları yerine getiremiyor, mesela şarkı söyleyemiyor. YA, bölmelere ayrılmış olarak ve aynı anda iki yöne bakan gözleriyle görebiliyor. Çok iyi yaş tahmini yapabiliyor. Klara olağandışı sezgisi ve gözlem yeteneği ile üstün bir YA. Yorumları şaşırtıcı doğrulukta (2). Onu seçen çocuğa kendini adıyor.
Yapay zeka B3’ler yeni çıkmış, bunlar daha ileri teknoloji ürünleri. Havaya fırlatınca mutlaka ayaklarının üstüne düşüyorlar. YA’lar koku alamıyor ama B3’lere sınırlı bir koku alma becerisi de verilmiş.
Yükseltilmiş çocuklar var. Yükseltme denilen işlem, genetik düzeltmeden yararlandırmak şeklinde yapılıyor. Çocukları için her şeyin en iyisini isteyen ebeveynler daha iyi bir hayat için onların yükseltilmesine onay veriyorlar. Ama Klara’yı YA’sı olarak seçmiş olan çocuk bu karar yüzünden hastalanmış ve ölmek üzere.
Ölen çocuğun yerine taklidini değil, gerçeğini, devamını (kopyasını değil tam anlamıyla aynısını) yapabilmek için onun huy ve davranışlarını YA’sına iyice öğretip, YA ile ölen çocuğun portresini birleştirme teknolojisi mevcut. Artık, benzersiz ve aktarılamayacak hiçbir şey kalmamış. Çağdaş aletler artık her şeyi araştırıp, kopyalayıp aktarabiliyorlar. Daha önceki kızlarını da yükseltmişler, o ölünce “kapatıp mühürlemiş”ler. Yükseltilmeyenlerin ancak %2’si okuma şansı buluyormuş. Bu yüzden elit kesim, ölümcül hastalıklara yakalanma riskini göze alarak çocuklarını yükselttirmeyi tercih ediyor (2).
Daha fazla hava kirliliği yaratmak için özel olarak tasarlanmış makineler yapılmış.
Evgörevlisi, yemek karıştırıcısı kadın gibi iş tanımları var. Bilgisayar için uzundörtgen, salon için Duvarsız Alan tabirleri kullanılıyor. Uzaktan eğitim alınıyor. Sınıf arkadaşları zaman zaman etkileşim toplantısı yapıyorlar. Bu toplantılarda çocuklara eşlik eden yetişkinlerin hepsi kadın (bunda bir değişiklik olmamış).
DS’den film izlemek tercih ediliyor, sinemaya gitmek yadırganan bir davranış/tercih olmuş.
Zaman zaman günlere yalnızlık sızıyor. “Belki de bütün insanlar kendilerini yalnız hissediyorlardır. En azından potansiyel olarak” (11, sayfa 222).
Güneş besinini akıtıyor. Tedavi edici, canlandırıcı özelliği hala çok etkin.
Bildiğimiz aynalar insanı yanlış yönüyle gösteriyor. Ama yeni nesil aynalar gerçekten nasıl görünüyorsak öyle gösterecek şekilde düzeltilmişler.
Meslek sahibi seçkin beyazların silahlanmasının (savunma ve caydırma amaçlı) faşizm ile ilgisi olup olmadığı tartışılıyor romanda.
Her şey hiyerarşik. Takım elbisenin bile yüksek kademesi var. Tiyatro koltuklarında üst seviye var ve bu koltuklara YA’lar gibi makinelerin oturtulmasına izin vermiyorlar.
Sosyal sınıfların iyice ayrıştığı, yoksul mahallelerini sokak çetelerinin kontrol ettiği yakın bir gelecekteyiz.
Uzaktan kumandalı hava aracı teknolojisi gözde. Uzaktan kumanda ile idare edilebilen makine kuşlar var. Kuşlar veri topluyor. “Fakat bu onların mutlaka mahremiyeti ihlal eden faaliyetlerde kullanılması gerektiği anlamına gelmiyor.” Bunlardan güvenlik, bebek bakıcılığı, suçluların izlenmesi gibi alanlarda yararlanmak da mümkün.
YA’lar eğitim ve aydınlanma için hayati bir kaynak sayılırken, zaman içinde haklarında giderek büyüyen, yaygın bir kaygı oluşuyor. Fazla zeki hale geldikleri için korku uyandırıyorlar. YA’ların kararlarının, tavsiyelerinin sağlam ve güvenilir ve hemen her zaman doğru olduğunu kabul ediyorlar. Ama bu sonuçlara nasıl vardıklarını bilememekten hoşlanmıyorlar. Kara kutularını açarak nasıl çalıştığına bakmak ve onlardan kurtulmak eğilimi oluşuyor ama aile Klara’ya dokundurtmuyor, yavaşça solma hakkını kullandırıyorlar.
Japonya’da bir mağazanın girişinde müşteriyi bir robot görevli karşılayabiliyor. Japonya’da insan elinin hemen hiç değmediği fabrikalar var. Japonların yetiştirmekte olduğu robotların özellikle tıp alanında çok yetkin olması bekleniyor: Pek çok teşhisi robotların koyması gündemde; damardan içeri sokulan, gözle görülmeyecek boyutta iki robot, ameliyatla çözümlenebilecek bir sorunu giderip geri dönebilecek (12).
Yani, Japonlar robotlara bizden daha yakınlar.
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…
Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…