• 1999 yılında Kosova’da bir başka hareketlilik daha yaşanmıştı. Savaş ve soykırımdan kurtarılmayı isteyen Çerkezler, Rusya Federasyonu’na bağlı tarihi vatanları özerk Adıgey Cumhuriyeti’ne geri dönmek istediler. Bu defa Moskova onları kovmadı ve Kosova Çerkezlerinin birinci kafilesi 1999 yaz sonunda Adıgey’e ulaştı. 134 yıl önce, 1862-1867 yılları arasında Çarlık Rusya’nın, Kafkas halklarını (Çerkez, Abhaz, Oset, Çeçen) yurtlarından sürdüğü o yıllarda yüz binlerce insan (bazı kaynaklara göre bir milyon, tarihçi Kemal Karpat’a göre üç milyon) Osmanlı topraklarına sığınmış, büyük çoğunluğu Çerkez olan Kafkasyalıların bir kısmı Balkanlar’a yerleştirilmişti. 19. yüzyıl sonunda Priştine ile Vuçitern arasında, Balkan Savaşları’ndan önce, 30 Çerkez köyü varmış ve toplam nüfus da 12-15 bin kişiymiş. Kemal Karpat Çerkez göçünün 1850’li yıllarda başladığını, 1862-1865 yıllarında doruk noktasına çıktığını, ancak 1920’lerde durulduğunu yazar. Balkanlar’da Osmanlıya karşı gerçekleştirilen ayaklanmalarda Osmanlı birliklerinin komutanlarının Çerkez oluşu ve halka sert davranmaları Kosova Çerkezleri’nin yalnızlaşmalarına ve içe kapanmalarına neden olmuştu. 93 Harbi’nden (1877-78) ve Balkan Savaşları’ndan (1912-1913) kurtulan Çerkezlerin çok büyük bir bölümü Anadolu’ya gelmişti. Geriye kalanlar sayıca az oldukları için azınlıklara tanınan haklara sahip olamadılar, çocuklarına kendi dillerinde eğitim veremediler, Arnavutça öğrendiler ama Çerkezceyi öğrenemediler. Günümüzde Kosova’da 300 kadar Çerkez kalmıştır, deniyor.

 

Kosova Ulusal Müzesi’nin bahçesinde ve içindeki galerilerde çatışmalarda kullanılmış silahlar sergileniyordu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Priştine.

 

 

  • İhtilafın sona ermesi ve Kosova Kurtuluş Ordusu’nun dağıtılması sonrasında, Haşim Taçi Kosova Halkın Demokratik Partisi’ni kurdu. Kuruluş toplantısını Mayıs 2000’de yapan parti, Haşim Taçi’yi parti genel başkanı seçti ve adını kısaltarak Kosova Demokrat Partisi (PDK) olarak değiştirdi.
  • Yugoslavlar 24 Eylül 2000’de doğrudan devlet başkanını seçmek için ilk kez oy kullandı. Seçimi Voyislav Koştunitsa kazandı. Bunun üzerine seçim komisyonu, seçimlerin ikinci turunun yapılması gerektiğini açıkladı. Bu açıklamaya isyan eden Miloseviç karşıtları 5 Ekim’de Belgrad’da, parlamento, televizyon binası ve polis karakollarını ele geçirdi. Bu isyan Miloseviç’in iktidardaki sonu oldu, Miloseviç 2001 yılında tutuklandı. Miloseviç 4 yıl Hollanda’nın Lahey kentindeki eski Yugoslavya için kurulan Savaş Suçları Mahkemesi‘nde yargılandı.
  • Hırvatistan, Bosna ve Kosova’da işlenen savaş suçları nedeniyle 66 ayrı davadan yargılanmakta olan Miloseviç’in hakkında çok sayıda yolsuzluk suçlaması da vardı. Miloseviç’in parasını Papadopulos’un akladığı söyleniyordu. Savaş Suçları Mahkemesi’nde, yüzden fazla sanık sorgulandı. BM Güvenlik Konseyi tarafından Mayıs 1993’te kurulan mahkemede sanıklar, ”1990’lı yıllarda Balkanlarda yapılan katliamlar, Cenevre Sözleşmesi‘nin ağır ihlali olan savaş suçları, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlar” nedeniyle yargılandı. Mahkemede, 160’tan fazla Sırp, Hırvat ve Müslüman sanık suçlandı. Lahey’deki mahkemede, eski Bosna Sırp Devlet Başkanı Bilyana Plavsiç, 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. General Radislav Krstiç, 35 yıl hapis cezası aldı. Kendisini ”Sırp Adolf’‘ olarak tanıtan Goran Jelisiç ise 40 yıl cezaya çarptırıldı. Mahkeme soykırımı Srebrenitsa ile sınırlı tuttu; Bosna genelinde katledilen 250 bin kişi soykırım kapsamı dışında bırakıldı. Sırp Cumhuriyeti hakkında hüküm verilmedi.
  • Bosnalı Sırpların eski lideri, Bosna Kasabı, Srebrenitsa katliamı suçlusu Radovan Karadziç (1945-), Lahey’de Bosnalı Müslümanlar ve Hırvatlara karşı soykırımdan suçlu bulundu, 40 yıl ceza aldı. Bu suçtan ceza alan ilk Avrupalı lider oldu. Bosnalı Sırp General Ratko Mladiç (1942-) de, Saraybosna’nın bombalanması emrini doğrudan verdiği ve Srebrenitsa’da soykırıma ve savaş suçlarının işlenmesine önemli katkıları olduğu, soykırım yaptığı, cinayet işlediği ve ırk katliamı yaptığı, Srebrenitsa’daki tüm Bosnalı Müslüman nüfusu yok etmeye kast ettiği gerekçesiyle 2017 yılında müebbet hapse mahkum edildi.
  • BBC Türkçe’nin verdiği habere göre, Miloseviç’in savaş suçlarından yargılandığı sırada onu savunan avukat ekibinde yer alan avukat Dragoslav Ognjanovic, 2018’de Belgrad’da silahla öldürüldü.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

8 saat ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

1 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

3 gün ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

4 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

5 gün ago