Cyrene’nin Atina tarzı Agora’sından görüntüler.
Dört bir yanı Dorik sütunlarla çevrili meydanın Yunanlar tarafından sivil ve askeri spor alanı olarak yapıldığı; Romalılar tarafından politik tartışmaların ve toplantıların yapıldığı Forum’a dönüştürüldüğü düşünülüyor. Yunanlar tarafından spor amaçlı kullanılan kapalı mekanlar Roma döneminde resmi daireler olarak kullanılmaya başlanmış. Tam ortada bulunan, basamakları kalmış olan yükseltinin Jul Sezar’a adanmış bir tapınak olduğu sanılıyor.
Şehrin kurucusu olduğu düşünülen Kral Batus’un mezarı da Agora’daymış. Kentin iki ana caddesi var: Biri Apollon Tapınağı’ndan Agora’ya uzanan Kutsal Yol, diğeri ise Agora’dan Akropolis’e uzanan Kral Batus Yolu.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Cyrene’nin tiyatrosu.
Kentin en zengin dönemi olan MÖ 4. yüzyılda Artemis Tapınağı yapıldı ve nekropol kuruldu. MÖ 331 yılında Cyrene Büyük İskender’in idaresine geçti. Sonra gelen Ptolemy Hanedanı döneminde kente tiyatro ve gimnasyum yapıldı, kentin her yanı çeşmelerle süslendi ve kent, 5,5 km uzunluğunda bir sur ile çevrildi.
Kentin en eski yapılarından biri olan tiyatronun Yunanlar tarafından yapıldığı düşünülüyor. Buradaki en eski kalıntılar, sahne ve orkestraya çok yakın oturma yerleri Yunanları işaret ediyor. Tiyatro bin kişi alabiliyor. Burası Romalılar tarafından amfitiyatroya dönüştürülmüş. Amfitiyatro, gladyatör ve vahşi hayvan oyunları için kullanılan, daire ya da elips biçimli, yükselen tribünlerden oluşan bir yapıdır. Tiyatro, yarım daire bir yapı iken, amfitiyatro çift tiyatro, yani dairesel ya da elips şeklindedir. Amfitiyatrolar ahşap malzeme yerine taşla yapılırdı.
Cyrene’de de vahşi hayvan oyunları için yapıyı kullanabilmek için, ilave oturma yerleri eklenmiş, sahneye çok yakın olan oturma yerlerinin bulunduğu yere bir duvar yapılmış, sahneye giriş çıkış için bir tünel inşa edilmiş.
Cyrene’de bir tiyatro daha olduğu ama 262 yılındaki büyük depremde yıkıldığı düşünülüyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Kral Batus Yolu’nda muhteşem sivil bir yapı var: 2. yüzyılda Apollon Tapınağı’nın baş rahibi Jason Magnus’un evi. Girişi mermerle süslenmiş. Evin odaları iç avlunun etrafına sıralanmış. Avluyu heykeller süslüyormuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
120-150 yıllarına tarihlendiği düşünülen, Cyrene’nin Apollon Tapınağı’nda 1861 yılında İngiliz arkeologlar tarafından yapılan kazılarda ele geçirilip British Museum’a götürülen mermer heykellerden biri.
Fotoğraf:www.britishmuseum.org/collectiononline
İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan, mermer Artemis heykeli. Cyrene’den ülkemize getirilmiş olan bu heykel, MÖ 2. yüzyılda yapılmış Helenistik orijinalinin Roma dönemindeki kopyası.
Fotoğraf: İstanbul Archaeological Museums, Alpay Pasinli, A Turizm Yayınları, 2001.
İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…
7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…
Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…
Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…
Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…
Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…