Kültür

Milliyetçilik 40

Din putları, vatan putları, özgürlük putu ki onu baldırı çıplakların orduları Avrupa’nın dört bir yanına top namlusuyla dayattı! Efendiler değişti, köleler aynı kaldı. Yüzyılımız iki yeni put çeşidi ile tanıştı: ırk putu ve kültür putu.

Savaşın Üzerinde Pasifist Manifesto, Romain Rolland, Fihrist Kitap, 2025. Sayfa 64, 65.

Dante, İtalyan yarımadasında binden fazla dilin konuşulduğundan yakınıyordu. Tarihçi Arnold Toynbee, 14. yüzyıl İtalya’sındaki bağımsız devlet sayısının, 1934 yılında dünya genelindeki bağımsız devlet sayısından fazla olduğunu söyler.

Fransa ve Avusturya gibi dış tehditlerden kurtulmak için Garibaldi ve Sardunya Kralı II.  Vittorio Emanuele önderliğinde birleşen İtalyan şehir devletleri, milli bir görüş altında buluşmakta oldukça zorlanmıştı. Bu ayrılık Mussolini’ye kadar sürdü.

İtalya’da campanilismo, yani yaşanan şehre ve bölgeye duyulan aşırı sevgi günümüzde de sürmektedir.

İtalya’da Leziz Günler, Osman Halit Şeneldir, Hep Kitap, 2024.

Mahalle Baskısı, Ali Trak, 2017.
1979 yılında Düsseldorf’ta doğan, 2006’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Heykel Bölümü’nden mezun olan, çeşitli yarışmalarda dereceler alan sanatçı bu eseriyle, ifade özgürlüğü kısıtlanan, baskı altında bir hayat süren, dış müdahalelerle sınırlanan, susturulan bireylerin, kendilerini ifade etmeye çalışırken sürekli dikkatli, üreticilikten yoksun, kısıtlı bir hayata dönüşen yaşamlarını ifade etmeyi istemiştir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Eskişehir, Odun Pazarı, 2022.

1830’lara kadar uzanan Slavcı fikrin kökleri, Rus Kilisesi’nin, özgür bir Hıristiyan kardeşlik birliği sobornost olması kavramındaydı. Slavcılar, gerçek kilisenin Rus Kilisesi olduğuna inanıyorlardı. Rus Ortodoksluğu, gerçek manevi birlikti ve başında sadece İsa vardı. Çarist devletle aralarında yakın ittifak vardı. Slavcılar, serflerin özgürleştirilmesine inanıyorlardı, çünkü sadece özgür ve bilinçli bireyler gerçek kilisenin sobornost’unu yaratabilirdi. Rus ruhu, Hıristiyan dünyayı kurtarabilecek ruhtu.

Her zaman ulusalcı olan Dostoyevski, Polonyalıların kalbindeki iyiliğin varlığını inkar etmiştir.

Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 293, 294, 307.

 

admin

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 53 Faşizm ve Totaliter Diller 2

Spinoza (1632-1677), kutsal kitap dilinin insanlara kendi hakikatlerini, beklentilerini, isteklerini vererek onların aklına değil, deneyim…

21 saat ago

Faşizm Diktatörlük 52 Faşizm ve Totaliter Diller 1

Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 51

“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…

3 gün ago

Umami ya da Derin Lezzet

Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…

4 gün ago

Çin 171 Edebiyat 4

Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…

5 gün ago

Çin 170 Edebiyat 3 Roman

Song Hanedanı döneminde (960-1279) öyküler önemini yitiriyor, drama ve roman gelişiyor, bu durum Moğollar döneminde…

6 gün ago