Kültür

Faşizm Diktatörlük 41

Almanlar, fethetme ve hükmetme mevzubahis olduğunda dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar aynı yüzü gösterirler: hiçbir insani vicdan sızısı duymazlar.

Almanlar, son derece sistemli bir şekilde baskı uygularlar, bu yüzden her daim etkindirler. Dahası, kendilerinden olmayan her şeye karşı tepeden bakan kibir dolu tavırları, egemen oldukları her yerde zulümlerini uygularken sergiledikleri soğukkanlı mantık ve metot, onları dünyanın en çekilmez yaratıkları haline getirir. Kusursuz bir nezaketin maskesi ardına vahşi bir düşmanlığın niyetlerini gizlerler (1).

Prusyalı düsturu, ‘Varsın nefret etsinler, yeter ki korksunlar’dır.

Kendi ifadelerine göre Cermen ırkı, organizasyonun sırrını keşfetmiştir. Diğer halklar hala bireyciliğin boyunduruğu altında yaşarken, onlar organizasyonun çatısı altındadır. Organizasyon aşaması, daha yüksek bir uygarlık mertebesini temsil eder.

Nobel ödüllü Alman kimyager Wilhelm Ostwald (1853-1932) şöyle demiştir:

‘Almanya Avrupa’yı düzene sokmak istiyor, çünkü Avrupa bugüne kadar hiç düzene sokulmamıştır. Bizim yönetimimizde her şey, her bireyin toplum için en verimli olacağı doğrultuda maksimum randıman vermesini sağlar. Bizim için özgürlüğün en yüksek tezahürü işte budur. Savaş, onları bu organizasyon biçimi altında daha yüksek uygarlığımıza katılmaya zorlayacaktır. Biliyorsunuz ki ben bir barışseverim’ (2).

Thomas Mann, 1914 yılında yayınlanmış makalesinde, düşmanlarının Almanya’yı suçladığı tüm suçları bir şeref nişanesi olarak sahipleniyor, bu savaşın Alman Kültürü’nün ‘Uygarlığa karşı’ savaşı olduğunu iddia ediyor ve Alman düşüncesinin militarizmden başka ideali olmadığını ilan edip, güçlünün zayıfı ezmesini savunan satırları kaleme alıyor, süregelen savaş, Kültür’ün (yani Almanya’nın) uygarlığa karşı savaşıdır derken, uygarlığı akıl, yumuşaklık, ruh olarak tanımlar ve Kültür’ü ahlakın, aklın, bilimin üstünde görür. Mann’a göre, Kültür ve militarizm kan kardeşidir” (3).

“Diktatörlük rejimleri altında yapılan başarılı reformlar da vardır; Pinochet’nin Şili‘de yaptığı reformlar buna bir örnektir. Ancak ekonomilerini mahveden diktatörlükler çok daha yaygın olaylardır” (4).

Yunanistan’ın Midilli Adası’nda, merkez Mytilini’de, mübadil semti Epano Skala’da sınırlara itiraz.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2025.

Japonya‘da Temmuz ayında yapılan seçimlerde 40 yaş altı erkek seçmenlerin yarısı oylarını faşist eğilimli partilere verdiler. Bu partiler öfkeyi göçmenlere, küreselleşmeye ve yerleşik siyaset elitine yönlendiriyor. Göçmen sayısını sınırlandırma, kalıcı oturum ve vatandaşlık koşullarını ağırlaştırma, kültürel saflığı koruma söylemi, kadınların haklarının çok genişlediğine ilişkin iddialar faşist hareketlerin programlarıyla örtüşüyor. 1930’larda da Batı’da ve Japonya’da faşizmin yükselişi ekonomik huzursuzlukla paralel gitmişti (5).

 

Yararlanılan Kaynaklar

(1) Savaşın Üzerinde Pasifist Manifesto, Romain Rolland, Fihrist Kitap, 2025. Sayfa 43, 45.

(2) A.g.e., sayfa 60, 66, 67.

(3) A.g.e., sayfa 19, 68.

(4) Küreselleşme Büyük Hayal Kırıklığı, Joseph E. Stiglitz, Plan B Yayıncılık, 2002. Sayfa 209.

(5) Batı’da Yükselen Dalga Japonya’ya Ulaştı, Ergin Yıldızoğlu, Cumhuriyet, 24 Temmuz 2025.

 

 

admin

Önceki Yazılar

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

3 gün ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

4 gün ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

5 gün ago

Müziğe Dair 4

Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…

6 gün ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 1

Avrupa çok sesli müziği,  dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…

1 hafta ago