Yemen’de yolda gördüğüm bir örtünme biçimi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, 2004.

Örtünme, sadece kendi toplumsal uzamı içindeki yerel anlamlar aracılığıyla okunabilir. 

Bedeni kaplayan burka, çador, çarşaf ya da ihram, haik ve sitare gibi örtünme biçimleri vardır. Sadece yüzü ya da başı örten, battula, boşiye, burko, dupatta, hicab, nikap, ruband ve yaşmak gibi çeşitleri vardır.

Burka, farsi adı verilen özel bir bambudan yapılma ve alından aşağı inen oklanın içinden geçen basmaya tutturulur. 

Yeryüzünün Lanetlileri adlı kült kitabın yazarı Frantz Fanon, peçenin tarihsel dinamizminden, peçenin şartlara göre stratejik olarak değiştirilebilme ve bir araç olarak kullanılabilme yollarından bahseder.

Cezayir’de Fransızlar, peçe savaşı başlatmışlardı. İran Şahı çadoru yasaklamış, Humeyni rejimi ise şart koşmuştu.

Tuaregler örtünmeyi toplumsal statülerinin ve erkekliklerinin bir nişanı olarak görürler. Tuareg erkekleri litham denen mavi ya da beyaz bir başörtüsü kullanırlar. Erkekler bu örtüyü neredeyse hiç çıkarmazlar; evde, seyahatte, akşamleyin ya da sabahleyin, yemek yerken, hatta kimi kaynaklara göre cinsel ilişki sırasında bile takarlar. Öte yandan Tuareg kadınları yüzlerini hiç kapatmazlar; ancak Güney Asya’daki yaşlı kadınların dupatta kullanmasına benzer biçimde yüzlerinin alt kısmını örtmek için şallarını kullanırlar. Tuareg erkeklerinin örtüleri gündelik hayatın toplumsal etkileşimlerinde belli anlamları iletecek, hareketli bir gösterge olarak kullanılır. Kadınların, yabancıların ya da muteber kişilerin önündeyken peçe gözlerin altına kadar çekilir, daha az saygı duyulan kişilerin önünde ise indirilir.

Batılılara göre örtü, kadının boyunduruk altına alınmasını ve baskıyı simgeler. Arap toplumlarında ise mahremiyet, kimlik, akrabalık derecesi, rütbe ve sınıfla alakalıdır. En alt sınıftan kadınlar, köylüler ile çölün Bedevi kadınları peçeyi hiç kullanmazlardı. Üst sınıfa mensup Mısırlı kadınlar, beyaz müslin kumaştan yapılan Türk işi bişa takarlardı.

Sömürge döneminde Faslı kadınların sürgündeki krallarının yanında olduklarını göstermek için beyaz yerine siyah peçe kullanmaya başladıkları bilinir.

Zapatistalar hem kim olduklarını gizleyen, hem de kendilerine militanca bir tek biçimlilik kazandıran kar maskesini (balaklava), Filistinlilerin kefiyesi gibi bir peçeyi kendi amblemleri gibi kullanıyorlardı.  

Postkolonyalizm, Robert J. C. Young, İletişim Yayınları, 2024. Sayfa 119-125.

admin

Önceki Yazılar

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

5 gün ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

6 gün ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

7 gün ago

Müziğe Dair 4

Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 1

Avrupa çok sesli müziği,  dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…

2 hafta ago