Categories: Geziler

Özbekistan Gezisi 32 Buhara 10

  • Buhara, Tienşan Dağları’ndan doğan Zerefşan Nehri’nin üzerindeki vahanın ortasındadır. Zerefşan, hem Buhara’yı hem de Semerkand’ı sular. Su, vahadan Buhara’ya Antik Çağ’dan beri var olan bir su yolları sistemiyle getirilmişti. Bu su yollarından arık adı verilen çok sayıda kol çıkar, bunlar bütün vahayı ve şehri sulardı. Sıtma, Buhara’yı kırıp geçirirdi.
  • 16. yüzyıl ile 1920 yılı arasında Buhara’da 114 havuz varmış. 1920 yılındaki Rus bombardımanı, yer altı suları drenaj sistemini bozmuş. Tuzlu yer altı suyu yüzeye çıkmış. Havuzların 99 tanesi kapanmış. Suyun devridaim  sistemi bozulduğu için havuza giren su tahliye olamadı, su kirlendi, içinde rişte denen, gözle görülemeyen bir kurt oluştu. Hastalığa yakalanan kişi sürekli hummalanıyor, kurt vücudun derinlerine girdiğinde damarlara saldırıyor, hasta bazen kol ve bacaklarını kullanamaz hale geliyordu.

Bala Havuz Camii Külliyesi (1712). Buhara’da Registan Meydanı’nda yer alan Bala Havuz’da cami, minare ve hankah var. Minaresi yıkılınca 1917 yılında Şirin Muratov tarafından eski minarenin benzeri yaptırılmış. Cami iki bölümlü: kubbeli mekan (kubbe yüksekliği 16 m) ve girişteki düz çatı örtülü bölüm. Burası 42x10m. Çift sıralı, 12.5 m yüksekliğinde onar sütun var. Cephe çini ve kalem işi ile süslenmiş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Bala Havuz Camii Külliyesi.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Buhara Kalesi’nin bulunduğu yer Registan Meydanı. Burada görülen kalenin geceleri kilitlenen ana kapısı. Buhara Emiri bu kalede oturmuş. Kalenin içine gayrimüslimler alınmamış. Törenler ve idamlar hep bu kalede yapılmış. 9. yüzyılda inşa edilen, ama birçok kez yıkılıp yeniden yapılan Buhara surları 19. yüzyıl başında 12 km uzunluğundaydı. 1920 yılında, şehrin Bolşevik ordusu tarafından alınışı sırasında surlar topçu ateşiyle yıkılmıştı. Surlar yuvarlak burçlarla, her birinin ayrı adı olan, güneş doğarken açılıp, batarken kapatılan, on bir kapıyla donatılmıştı.
Buhara Hanı’nın sarayı olan Ark’ın kötü bir ünü vardı. İdam mahkumlarını surların üstünden aşağı atarlardı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

1920 yılına kadar kale-sarayın içinde üç cami varmış, günümüze bir tek bu cami ulaşmış. Kaleye ana kapıdan girdikten sonra, atların da çıkabileceği eğimde bir rampadan çıkarken, sağımızda, solumuzda hücreler gördük. Bu hücrelerin üzerine ahırlar yapılmış. Atların pisliğini yıkadıklarında pis su mahkumların hücrelerine akıtılıyormuş.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Emirin kabul salonu. Sağda görülen aslandan iki tane varmış. İki aslanın arasından hazineye iniliyormuş. Sovyetler buradan 10 vagon dolusu mal götürmüşler.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Emirin kabul salonunun girişindeki taçkapı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Registan Meydanı’ndan Kalyan Kompleksi’ne bakış.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

Akşam yemeği için Nadir Divan Beyi Medresesi’ne gittik ve folklor gösterisi izledik. Medresede halılar, kilimler, suzaniler, çini tabaklar gibi turistik eşyalar da satılmaktaydı.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Füsun Kavrakoğlu

View Comments

  • Merhaba öncelikle söylemek isterimki bloğunuz çok güzel.Ellerinize sağlık.Size sormak istediğim bir şey var, bu medresedeki folklor gösterisi her akşam oluyor mu? rezervasyon yaptırmak gerekli mi?

Önceki Yazılar

Madhubani Sanatı

Madhubani sanatı, Hindistan'ın Bihar Eyaleti’nin kuzey kısmı ile  Nepal'in doğu bölgelerini kapsayan tarihi ve kültürel…

15 saat ago

Batıda Doğu İslam ve Türk Algısı 95

Hegel için antik Yunan coğrafyası, Sokrates’i ile Oedipus ve Antigone’si ile özgür ve uygar birey…

2 gün ago

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

3 gün ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

4 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

5 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

6 gün ago