Categories: Eski Kültürler

Bizans İmparatorluğu 82 | Bizans’ta Ölüm 2

Kariye Müzesi’nde naos batı duvarında, ana kapının üzerinde yer alan Meryem’in Ölümü (Koimesis) sahnesinde kumaşlarla kaplanmış lahdin üzerine uzanmış Meryem, etrafında ise havariler, kilise ileri gelenleri ve Kudüslü kadınlardan oluşan kalabalık yer almaktadır. İsa, çift mandorla (Avrupa resim sanatında kutsal kişilerin vücudunu saran ve badem biçimli bir ışık halesi olarak betimlenen örge) içerisinde, elleri saygı ifadesi olarak örtülü, kucağında Meryem’in ruhunu temsil eden bebeği tutmaktadır. Mandorla içerisindeki İsa’nın etrafında melekler, dışında ise altı kanatlı melek serafim görülmektedir. Arka planda mimari yapı yanında, muhtemelen İsa’nın kucağındaki Meryem’in ruhunu alarak cennete götürmek için bekleyen iki melek görülmektedir.
Meryem’in baş ucunda Petrus elindeki buhurdanı sallarken ayak ucunda ise Pavlos Meryem’e doğru eğilmiş durumdadır.
Fotoğraf: kariye.muze.gov.tr

  • Ölü, ilk geceyi evinde geçirir, ertesi sabah cenaze alayı ile kiliseye götürülürdü.
  • Cenaze alayları Roma kültüründeki cenaze törenlerinden alınmıştı; meşalelerin yerini mumlar, mızıkacıların yerini ilahi okuyanlar almıştı.
  • Sonraları cenaze alayının önünde bir Meryem ikonası ve mumlar taşınmaya başlamıştır.
  • Kilise töreni, sıradan insanlar için nartekslerde, ruhban ya da imparatorluk hanedanından kişiler için naoslarda yapılırdı.
  • Tabut, yüzü doğu yönüne bakacak biçimde (çünkü İsa tüm ölüleri diriltmek üzere doğudan gelecekti) bir kaide üzerine yerleştirilir ve dört yanına bir haç oluşturacak şekilde birer mum konurdu. Mum, diriliş ve gelecekteki sonsuz yaşamı temsil etmektedir.

 

Kariye Müzesi paraklesionu, Deesis sahnesi.
Bizanslılar tanrılarına doğrudan ulaşmak yerine, tanrıya daha yakın buldukları ve tanrıya daha kolay ulaşabileceklerine inandıkları kutsal kişilerin aracılığı ile ulaşmayı tercih etmişlerdir. Tanrı ile insan arasında aracı olarak görülen bu kutsal kişiler, rahip, piskopos olabileceği gibi özellikle Hıristiyanlığın ilk yüzyıllarında din uğruna ölen azizler (martir), Eski Ahit peygamberleri, baş melekler, melekler ve Tanrı Anası Meryem (Theotokos) olabilmektedir. Öncelikle Tanrı Anası Meryem, Tanrı’ya en yakın insan olarak düşünülmektedir. Meryem’in şapeller, taşınabilir ikonalar, elyazması minyatürlerde ve özel yapıtlarda yer alması, duaları kabul edilen aracı olarak görüldüğündendir. Kariye paraklesionu en üstün arabulucu olan Meryem’e ithaf edilmiştir. Bizanslılar için Meryem’den sonra gelen ikinci önemli arabulucu İsa’nın gelişini bildiren ve onu vaftiz eden Vaftizci Yahya’dır. İsa üzerinde büyük etkiye sahip olduğu düşünülen bu iki kutsal kişi Bizans sanatında Deesis olarak bilinen sahnede yan yana gelirler ve mahşer gününde tüm ölümlüler adına İsa’dan şefaat dilerler. Son yargı sahnesinde, imparator giysileri içinde, Meryem ve Yahya’nın arkasında duran iki figür, baş melekler Mikhael ve Gabriel’dir. Onlar da Deesis sahnesine katılarak insanlık adına İsa’dan af dilemektedirler.
Deesis sözcüğü on dokuzuncu yüzyıldan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. En kutsal kişilerin mahşer gününde insanlar adına Tanrı’dan af dilemelerini gösteren Deesis sahneleri çok önemlidir.
Fotoğraf: kariye.muze.gov.tr

  • Baş, bir yastıkla yükseltilirdi. Alına, üzerinde Deesis (mahşer gününde Meryem ve Vaftizci Yahya’nın, tüm insanları bağışlaması için İsa’ya yakarışı) betimi bulunan bir bez şerit yerleştirilirdi.
  • Bütün yakınları sırayla tabutun önünden geçer ve ölüye veda öpücüğü verirlerdi. Bu sırada ilahiler okunurdu.
  • Tabut, cenaze alayı eşliğinde mezarlığa kadar taşınır, mezar başında bir kişi konuşma yapardı. Bu konuşma adeti pagan kökenliydi.
  • Ölü mezara indirilip gömülürken ilahiler okunarak şeytanın uzaklaşması ve böylece ruhun kötülüklerden korunması sağlanırdı.
  • Bizanslılar için baba toprağına gömülmek önemliydi. Zorunlu nedenlerle başka yere gömülmüş olan kişiyi akrabaları sonradan baba toprağına taşırdı.
  • Ölünün ardından yas tutulması bir Roma geleneği idi. Bizans’ta ölünün ardından yas tutulması yasalarla 9 gün olarak belirlenmişti. Dul kadın bir yıl yas tutabilirdi.
  • Anma törenlerinin amacı, ölünün bağışlanması için onun adına Tanrı’ya yakarmaktı. Ölünün ardından 3., 9. ve 40. günlerde kilisede bir anma töreni yapılırdı. Ruhun bedenden aşamalı olarak ayrıldığı inancına dayalı bu pagan kökenli anma törenleri, günümüze kadar da Ortodokslar ve Müslümanlar tarafından sürdürülmüştür. İsa ölümünün üçüncü gününde dirilmiş, kırkıncı gününde göğe yükselmiştir.
  • Antik Roma’da ve Yahudilikte mezar başında cenaze ziyafetleri verilirdi.
  • Ölüm yıldönümlerinde kiliseye ve sonra da mezara giderek dua ederler, koliva denilen, içinde kavrulmuş buğday, nar taneleri, kuru üzüm ve bal bulunan tatlıyı mezar başında dağıtırlardı. Koliva ayrıca bir tabağa konur, üzerine bir mum dikilerek tabak mezarın başına konurdu. Koliva, ölünün bir gün dirileceğini anımsatır: Buğdayın filizlenip yeniden meyve vermesi için önce toprağa gömülmesi gerekir. Bal, gelecekteki sonsuz yaşamın tatlılığıdır. Tabağa dikilen mum, gelecekteki sonsuz yaşamın ışığıdır.
  • Bazen mezar başında ya da kilisede yemek yenir, fakirlere yemek dağıtılırdı.
  • Antik Yunan ve Roma dünyasında görülen, içilen içkinin bir kısmının tanrılara sunu olarak yere dökülmesi geleneği de, Bizanslılarda anma günlerinde mezara şarap dökülmesi biçiminde sürdürülmüştür.
  • Mezar başında mum yakılması da pagan bir gelenektir.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 2

Kölecilik yadsınamaz bir gerçeklikti; insanlıkçılık (hümanizm), iyi bir efendi gibi davranmaktan ibaretti. Romalılar köleleri büyük…

1 saat ago

Roma İmparatorluğu’nda Kölelik 1

Antik köleliğe en az uzakta (yakın denebilir herhalde) duran psikolojik örnekseme ırkçılıktır. Kölelik, ekonomi dışı…

24 saat ago

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

2 gün ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

3 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

5 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

6 gün ago