VOLTAIRE CANDIDE ya da İYİMSERLİK
Bu küçük romanın, öykü ya da felsefe masalının asıl amacı Alman filozofu Leibniz’in felsefesini çürütmektir (1, Sayfa 112). Candide, saf, temiz yürekli, her şeyden habersiz anlamına gelir. Genç ve tecrübesiz Candide birçok ülke gezerek, pek çok şey görerek yaşam tecrübesi edinir, yaşamanın ne demek olduğunu Türkiye’de öğrenir (2, sayfa 10). Bu hikayede Voltaire, memleketlerin, hükümdarların, milletlerin gelenekleriyle, insanların karakterleriyle, bazen de gerçek olaylardan yararlanarak, alay eder. 1756 yılında Lizbon’da depremi önlemek için engizisyonun şehirdeki iki Yahudi’yi yakma kararı verdiği gün deprem olduğunu kayıtlara geçirmesi gibi.
Dünyayı toz pembe gören Candide, bu düşüncesinden yolun sonunda, Türkiye’de vazgeçer.
“Korsanım beni arkasına gizliyordu. Kılıcını kavramış, karşısına çıkanı öldürüyordu. Sonunda bütün bizim İtalyan kızlarının, annemin de kendilerini paylaşamayan canavarların elinde, parça parça edildiklerini, kesildiklerini, boğazlandıklarını gördüm. Arkadaşım olan tutsaklar, onları almış olanlar, askerler, denizciler, siyahlar, Habeşler, beyazlar, melezler ve sonunda korsanım, herkes öldürüldü ve ben yarı ölü bir halde bir ölü yığınının üstünde kaldım. Buna benzer olaylar, bilindiği gibi, Muhammed’in buyurduğu beş vakit namazda kusur edilmeyen, üç yüz fersahlık bir alanda olağan şeylerdi.” (1, Sayfa 32).
“Bu konuşma esnasında, İstanbul’da iki vezirle müftünün boğazlandığını ve dostlarından bir çoğunun da kazığa vurulduğu haberi ortalığa yayılmıştı…….çokluk, devlet işlerine karışanların sefaletle öldüklerini ve buna layık olduklarını sanıyorum; bundan ötürü, İstanbul’da neler olup bittiğini öğrenmek istemem…” (1, Sayfa 109).
Yolculuğun başında saf ve temiz olan Candide, yaşadıklarından sonra umutsuzluğa düşer, ama sonunda ılımlı bir insana dönüşür (3).
Türkiye’de tanıştığı dervişin, ‘bahçemizi yetiştirelim,’ sözü ona vaktini boşa geçirdiğini fark ettirir ve etrafındaki kişilere birer iş vererek hepsini meşgul eder ve bahçesini yetiştirir.
“Çalışmak bizi üç büyük kötülükten uzak tutar: can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.”(3).
Cumhuriyet Kitapları, Server Tanilli çevirisi ve Turhan Selçuk’un çizimleri ile yeniden bir Candide yayınladı.
Olanaklarımız ölçüsünde iyileştirmemiz gereken yaşam ne çok iyi ne de çok kötüdür (3).
Yararlanılan Kaynaklar
The Capuchins were first established in Rome for a few months in 1529 at Santa…
The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…
Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…
“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…
O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…
Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…