Kültür

Batıda Doğu, İslam ve Türk Algısı 61 Irkçılık 1

Street Photography 2, Vivian Maier, New York, 1954.
Fotoğraf: http://www.vivianmaier.com

MÖ 1500’lerde Eski Mısır’da ayırt edilen 4 ırk içerisinde beyaz deri renkli, dar burunlu ve uzun boylu insan kategorisi ‘Barbar’ olarak tanıtılmıştır. Dönemin gelişmiş ve ‘üstün’ medeniyeti tarafından böyle ‘aşağı’ nitelikte sınıflanan ‘beyaz Avrupalı,’ kendi medeniyetinin   hakim ve hegemonik duruma geçmesine paralel olarak kendi ırk sınıflamalarını oluşturmuş ve pek çok insan grubuna kendisi karşısında daha aşağı pozisyon biçmiştir. Yani ‘güç’ sahibi olan sınıflamakta ve bu sınıflama dikkate alınıp, evrenselleşmektedir.

19.yüzyılda dünya üzerinde askeri, ekonomik ve politik hegemonya kuran Batı uygarlığının kendi dışında kalan coğrafyalarda yaşayan insanlara yönelik geliştirdiği etnosentrik ve ırkçı kavrayışın evrimci bakış içerisinde karşımıza çıkması gibi, Ortaçağ İslam dünyasının evrimci düşünce modelinde de ırkçı yargıların izleri göze çarpar.

Nasıl ki 19. yüzyılda hem biyolojik hem de toplumsal evrim merdiveninin en üst basamağına ‘Avrupalı beyaz’ yerleştirilmişse, Ortaçağ İslam dünyasının evrim modeli de ‘Müslüman beyaz’ı en yüksek ve ‘şerefli’ noktaya koymuştur.

10.yüzyılda İbn Miskeveyh, “…orada maymuna yakın insanlar vardır ki bunlar yeryüzünün mamur yerlerinden uzaktaki Kuzey ve Güney bölgelerde yaşarlar; zenciler ve benzerleri bu aşağı tabakadandırlar. Bu yüzden medeni milletler onları hizmetlerinde kullanırlar.”

İbn-i Haldun ise “…bütün halleri insanlarınkinden uzak hayvanlarınkine yakındır..” der.

Kınalızade Ali, “Bunların insan nev’inden oldukları sabitse de aşağı durumda olanlar” dan bahseder.

Doğal bir farklılığın ‘ayrımcılık’ için temel alınması, ayrımcılığın doğallaştırılıp meşrulaştırılmasına, evrimci yaklaşımın dayanak yapılması hususunda İslamiyet’in Hıristiyan Avrupa’dan farklı bir pozisyonda olmadığı söylenebilir.

 

Yararlanılan Kaynak

Din Hayattan Çıkar, Tayfun Atay, İletişim Yayınları, 2019. Sayfa 235, 236.

 

admin

Önceki Yazılar

The Capuchins in Rome 1

The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…

16 saat ago

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi 2

Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…

2 gün ago

Müziğe Dair 5

“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…

3 gün ago

Şiddet 25A Kadına Yönelik Şiddet 3

O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…

4 gün ago

Proust’a Dair 7

Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…

5 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 3

In 1912 at Kalimpong, she met with the 13th Dalai Lama in exile. She met…

6 gün ago