Eylemci Beden: Sanatın yaratımı ve sunumunun aynı anda gerçekleşmesi, sanatçının hem nesne hem özne olarak ikili rolünün gündeme geldiği,
Ritüalistik ve Aşkıncı Beden: Galerilerden çıkıp alternatif alanlara, kamusallık taşıyan mekanlara taşınan sanatın toplumu değiştirebilecek bir güç olduğu düşüncesinin hakim olduğu,
Sınırları Aşan Beden: Beden ve çevresi arasındaki sınırlar üzerinde duran, beden-toplum ilişkisi odaklı,
Kimliği Sahneleyen Beden: Kavramsal Sanat- Kimlik Anlatımı bölümünde sözünü ettiğimiz James Luna’nın 1987 yılında kendi bedenini bir Kültürel Nesne olarak sergilemesi gibi, kimlik, ırk, din, cinsiyet ve cinsel tercih gibi toplumsal kodları sergileyen ve önyargıları sorgulayan,
Yok Beden: Sanatçının kendi fiziksel varlığının yerine bedeninin izlerini sunduğu, bedenin yokluğu ile ölümlülüğün ve gelip geçiciliğin vurgulandığı,
Teknolojik Beden: İnsan bedeninin teknoloji yoluyla kazandıklarını, insanın doğaya müdahalesini, genetik bilimini ve tıpta etik konusunu gündeme getiren performanslardır.
Teknolojik Beden’den bahsedildiğinde akla gelen ilk sanatçı, bedenine giydiği teknolojik aygıtlarla Kıbrıs asıllı Avustralyalı sanatçı Stelarc’tır (1946-).
Stelarc, performanslarında tıbbi cihazlar, protezler, robotlar kullanır. Fotoğraftaki Kas Makinesi adlı projesi, altı bacaklı yürüyen bir dış iskelet. Stelarc makineyi kol hareketleri ile yürütmekte. Kalça etrafındaki sensörlerle makine yönlendiriliyor ve hızı ayarlanıyor. Makine hareket edince insan ve makine bütünleşiyor. Makine yürüdükçe bilgisayarda üretilmiş sesler de harekete eşlik ediyor. Bu yarı insan-yarı makine, bedeni aşma, genişletme, protezlerle uzatma yoluyla bedeni daha etkileşimli bir hayat için yeniden tasarlama.
Stelarc’ın çıplak bedenini çengellerle galerinin tavanına, sokağa astığı çalışmasında beden internete bağlıydı ve kullanıcıların siber etkileşimi ve attıkları ping’lerle gayri-iradi bir şekilde deviniyordu. Kullanıcılar bedeni “kullanıyordu”. Protez kafalar, kola monte edilmiş bluetooth takılı üçüncü bir kulak Stelarc’ın diğer işlerinden bazıları.
Fotoğraf: heidifoss.wordpress.com
Kuşkusuz bütün Performans Sanatı’nın bu özellikleri paylaştığı da söylenemez.
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…
Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…