Ülkemizde Çağdaş Sanat’a büyük bir ilgi olduğunu düşünüyorum. Bu işte de başı İstanbul çekiyor. Bu düşüncem biraz da rakamlardan kaynaklanıyor. Şöyle ki:
Minik Kuşlar ve Bir İblis, Grace Schwindt, 2015.
14. İstanbul Bienali’nde İstanbul Modern’de yer alan Alman sanatçının enstalasyonunda iri taneli deniz tuzu, antik ahşap masa ve sandalyeler, bakır kazan ve kaseler, gümüş kaşıklar, hoparlörler kullanılmış.
Malların tüm dünyada dolaşımının kapitalist özgürlük, bir tıklama ile erişim kolaylığı yanında, işçinin kırılganlığı, düzensizlik, tahrip edici ekonomik ve toplumsal etkiler sorgulanıyor.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu
Çağdaş Sanat eserlerinin hangi yollardan geçerek oluştuğunu; eserlerin arkasındaki felsefenin ne olduğunu; günümüz sanatçılarının nelerden etkilendiğini, bunların hangi aşamalardan geçtiğini ve nelerden etkilendiğini anlayabilmek için sadece günümüze değil, 1800’lü yıllara gitmek gerekiyor.
Zamanın ruhu, sözcüklerin de ruhuna yansır. Freud’un “die Besetzung” terimi, İngilizce psikanaliz literatüründe ve daha sonra Anglosakson düşünce dünyasında “cathexis” terimine dönüşmüştür. Cathexis, psikanalizde, bir etkinliğe, nesneye veya görüşe bağlanan duygusal önem, ya da ruhsal enerji yüküdür. Elektrik enerjisine benzer bir şekilde ve bağlı olduğu durumların dışında, bir nesneden diğerine, bir bölgeden bir başkasına akabilir, yer değiştirebilir. Zaman içinde cathexis de yerini “investment”a bırakmıştır. Investment, bir yatırım eylemini ifade eder. Freud’un kavramının eylem hali olan bezetsen, to occupy’a (işgal etmek) dönüşmüştür. Psikiyatr Dr. Cemal Dindar, zamanın ruhunun, küresel ölçekte bir kurama nasıl sızdığını bu örnekle anlatmış. Neoliberal ideolojinin paranın diline tahvil ettiği besetzen, to occupy, ideolojik olana karşı küresel bir direnç geliştirdiğinde yeni bir siyasal söylemin ortaya çıktığını belirtmiş: “Occupy Wall Street.” Sigmund Freud (1856-1939) ile başlayan terimin 2011 yılında bizi siyasi bir söyleme taşıması zamanın ruhu ile oldu diyebiliriz.
Katılım rakamlarıyla ilgili olduğumuzu; yapılan alım-satımlarla bu işe yatırım yaptığımızı; İstanbul’un bir sanat şehrine dönüştüğünü; küratörlerin seçiminin doğru yapıldığını; bu konuya emek vererek sanatçılarımızı dünyaya tanıtmaya başladığımızı düşünüyorum.
İlgili olduğumuz konunun ana hatlarıyla olsun bilinebilmesini sağlamak için bu dosyayı hazırlamaya 2013 yılında başlamıştım. Artık günümüze geldik.
The Order of the Capuchin Friars, which is one of the three mendicant religious orders…
The Capuchins were first established in Rome for a few months in 1529 at Santa…
The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…
Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…
“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…
O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…