Categories: Sanat

Çağdaş Sanata Varış 65 | Modern Heykel ve Müzik

MODERN HEYKEL

  • Auguste Rodin (1840-1917)

Lady Sackville’in Portresi, büyük ihtimalle Rodin’in son mermer eseri. Lady, Virginia Woolf’un Orlando adlı eserindeki ana karakteri için yazarın esinlendiği, Vita Sackville-West’in annesi. Eser tamamlanamamış.
Fotoğraf: www.richardnathanson.co.uk

  • Heykel sanatını Akademizm’den kurtarmıştır.
  • Heykeli süslemelerden arındırmıştır.
  • Anıtsallığın yerine insancıllığı yeğlemiştir.
  • Heykele dramatik gerilimi katması, insan trajedisini, duyguların ve tutkuların yoğunluğunu katması farklılığıdır.
  • Heykelleri anlatımcıydı.

  • Pablo Picasso (1881-1973) 

Picasso gibi birkaç sanat dalında birden ürün vermiş sanatçılann yapıtlan, heykel sanatının, başka görsel sanat dallarıyla yakın ilişkisini açıkça ortaya koyar. Pablo Picasso’nun en pahalı heykeli olan bu eser Fransız fotoğrafçı, ressam ve şair olan Dora Maar’ın temsilidir. Dora Maar’la Picasso’nun ilişkisi 1936’da başlayıp 1941’e kadar sürmüştür. 80 santimetre uzunluğunda olan bu bronz büst 1941 yılında yapılmıştır. 2007 yılında Sotheby müzayedesinde rekor fiyata, 29.1 milyon dolara satılmıştır.

  • Constantin Brancusi  (1876-1957)

Brancusi modernist sanat hareketi olan Empresyonizm üyelerinden birisiydi. Brancusi`nin eserlerindeki üslup, izlenimcilikten ziyade sade ve soyut yaklaşımlar içermektedir. Brancusi`nin Madame L.R. isimli eseri 2009 yılında Christie’s müzayede salonunda 36.8 milyon dolara satılmıştır.

  • Alberto Giacometti  (1901-1966)

Giacometti Ekspresyonist, Sürrealist, Kübist eserler veriyor, figüratif çalışıyor, deformasyon yapıyor. Figürler çelimsiz ama güçlü. 20. yüzyıl insanının zarar görmüş, ıstırap çeken bir önemliliği var. Heykeldeki figür herkes olabilir, kişiliği yok. Yalnız. Ama gururlu. İnsan sıcak değil, uzak, iletişimsiz. André Malraux’ya “Hıristiyanlar Cézanne’ın ve öbür ressamların yapıtlarına kattıkları kadar erdem katsalardı yaşamlarına Tanrı çok hoşlanırdı” dediği söylenir. Yürüyen Adam adlı eseri İsviçre’li heykeltraşın ulaşmış olduğu doruk noktası olarak kabul edilmektedir. Bu 180 santimetre uzunluğundaki bronz heykel Şubat 2010 yılında 104.3 milyon dolara satılarak dünyanın en pahalı heykeli ünvanını almakla kalmamış aynı zamanda müzayedelerde satılan gelmiş geçmiş en pahalı sanat eseri olmuştur.

  • Henry Spencer Moore (1898-1986)

İngiliz sanatçı Henry Moore’un ilk yapıtları figüratifti. Kiklat Adaları ve Meksika’da ilkel sanatı incelemişti. Klasikle ilkeli, taşla eti, soylu ile doğalı, gövde ile manzarayı birleştiriyordu. Heykeldeki boşluklar, delikler ile materyalin içine nüfuz etmek amaçlanıyor.
Henry Moore, Helsingor, Louisiana Açık Hava Müzesi, Danimarka.

Moore’un otuzlardaki bazı yapıtlarına soyut gözüyle bakılıyordu, oysa bu yapıtlarda genellikle insanla ilgili organik nitelikler hiçbir zaman eksik değildi. Henry Moore’un genellikle bronzdan yapılan, böylece daha çok üretilebilen heykelleri gitgide dünyada daha fazla saygı uyandırdı.
Henry Moore, Oslo Ulusal Müze, Norveç.

Henry Moore’un, nesnelerin dış görünüsüyle daha çok ilgilenen bir üslubu vardi. Moore, 1936’da Ingiliz Sürrealist Grubunun kurucu üyesi oldu. 1956’da Paris’teki UNESCO binasi için heykel yapmakla görevlendirildi. Dünyanin başka yerlerinden de aynı çesit heykel siparişleri aldı.
Henry Moore, Helsingor, Louisiana Açık Hava Müzesi, Danimarka.

MÜZİK

  • 20. yüzyıl başladığında, müzik de yeni yüzyılına girmiş, yeni çağın dilini konuşan, yeni müzik oluşmuştur. Kimi müzik tarihçisi 20. yüzyılda bestelenen müziğin tümünü Modernizm çerçevesinde ele alır.
  • Müzik içi, müzik dışı sesler, doğada var olan saf sesler, doğada var olmayan sentetik sesler, hatta sessizlik bu dönemde bir araçtır.
  • Akorların karmaşık kurgusu, tonalitenin sürekli değişimi, 1890’dan sonra bestecilerin yöneldikleri yeni teknikler olmuştur.
  • Öz ve biçimdeki karşıtlıklar, değişik ülkelerde değişik akımlar adı altında Modernizm’i hazırlamıştır.
  • Modern operayı hazırlayan akımlar da Post Romantizm, Ulusçuluk ve İtalyan Gerçekçiliği’dir.
  • Ama besteciler 20. yüzyılda opera gibi sahne sanatları yerine, müziğin saf çalgısal oluşumuna, stiline ve yapısına daha çok önem vermişlerdir.

Füsun Kavrakoğlu

Paylaş
Published by
Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Simurg

  Simurg Farsça bir kelime. Si, otuz; murg ise kuş anlamına geliyor. Simurg, otuz kuş demek.   Kuşlar, Kaf Dağı’nın…

19 saat ago

Yemek Kültürü 17

  Antik Yunan’da Arkaik Dönem’de (MÖ 750-MÖ 480) yaşayanların sade bir mutfağı vardı. Doğulu mutfaklar daha zengindi. Persler ve Lidyalılar…

19 saat ago

Likya Işık Ülkesi 57 Antiphellos – Kaş 2

  Etrafı surlarla çevrili küçük bir Likya şehri olan İsinda, Belenli Köyü yakınındadır ve Kaş’a 13 km uzaklıktadır. Kentte, akropolün…

19 saat ago

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 17 Manet Olympia

  Édouard Manet'nin 1865'te Paris Salonu'nda sergilenen Olympia tablosu büyük bir şaşkınlığa ve skandala neden olmuştu. 19. yüzyıl eleştirmenlerinin ve…

4 gün ago

Yemek Kültürü 16

Vezüv Yanardağı’nın MS 79 yılında patlaması sonucunda Pompei ve Herculaneum gibi çevre yerleşimleri kaplayan küller, pek çok nesne ile birlikte…

4 gün ago

Likya Işık Ülkesi 56 Antiphellos – Kaş 1

Antiphellos (Kaş), tepede kurulu, MÖ 4. yüzyılın önemli kenti Phellos’un limanı idi. Antiphellos taşlık olmayan bölge, Phellos ise taşlık bölge…

4 gün ago