Çin, 220 yılında, kuzeyde büyükçe bir devlet, güneydoğu ve güneybatıda ufak iki devlet olmak üzere üçe bölünmüştü. MS 2. yüzyılda Kuzey Çin’e göç etmiş olan 19 Hsiung-nu kabilesi, 220’de, ilk olarak, siyasi bir birlik oluşturmuşlardır. Hsiung-nu Shanyü’lerinin (402 yılında kullanıma giren Kağan unvanından önce Shanyü/Şanyu/Chanyu kullanılıyordu-Wikipedia) idaresi altındaki siyasi birlik, 589’a kadar Kuzey Çin’de hakim olan, hakiki sülaleler kuran, sonraki devirde daha fazla kuvvetlenen Kuzey Çin’deki Hsiung-nu’larla diğer Türk devletlerinin nüvesini teşkil etmektedir. O halde biz, bütün bu devri Çin’in yabancılar ve bilhassa Türkler tarafından idare edildiği bir devir olarak vasıflandırabiliriz (1).
Üç Krallık dönemi, Çin tarihindeki en kanlı dönemlerden biridir. Han Hanedanı’nın yıkılmasından sonra imparatorluğu bölüşen generaller zamanla bağımsız birer savaş ağasına dönüştüler. Bu dönemde Çin’de yaşayanların sayısının milyonlarla azalmış olduğu tespit edilmiştir (2). Budizm, 220 yılından sonra Çin’de önem kazanmaya başladı (3). Dönemin üç devleti şunlardı:
Kuzeyde Wei Devleti 220-265
Kuzey Sichuan bölgesinde Shu Devleti. 221-263
Orta ve Aşağı Yangtze Vadisi’nde Wu Devleti 221-280
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Kudat Koleksiyonu.
Bu üç devlet arasında en kalabalık nüfusa ve en büyük orduya sahip olan Wei idi. Bunlar Kuzey Çin’deki Türk devletlerinin nüvesini oluşturdular (4). Kültür memleketi denildiği zaman, şehir kültürü ve tarım yapan ülkeler anlaşılıyordu. Hemen hiç şehir şehir kültürüne sahip olmayan, tarımla fazla uğraşmayan Türk kavimleri barbar telakki ediliyordu (5). Güneydeki Çinli elitler onları “Örgülü Barbarlar” olarak anardı (6).
221-280 yılları arasında hükümran olan Wu devletinin merkezi 229 yılından başlayarak Nankin, kaynağı maden ve kereste ticaretiydi. Denizaşırı ticaret de zaman içinde ilave olmuştu. Hindistan ve Ön Asya’dan getirilen mallar kuzeye satılıyordu. Bu devleti, 280 yılında, 265 yılında kurulan Jin Hanedanı yıktı (7).
Sichuan Bölgesi’nde, Zhou Hanedanı (MÖ1046-MÖ 256/221) döneminde var olan ve varlığını MÖ 316 yılına kadar koruyan Shu devletinden ötürü, Sichuan Bölgesi bu eski devletten sonra Shu olarak anılmaya devam etti ve daha sonra aynı bölgede kurulan devletlere de Shu adı verildi (8). Başkenti Chengdu olan Shu devleti buğday yetiştirme bölgesindeydi ve Hindistan’a giden ticaret yolları vardı. Nüfusunun az olması orduya asker, ticarete köle teminini zorluyordu. Shu devletini 263 yılında Wei yıktı. İki yıl sonra, 265’de Wei yıkıldı, Jin Hanedanı doğdu (9).
Kuzeyde, Wei devletinin Hsiung-Nu kabileleri yavaş yavaş Juan-juan’lar ile yeni bir birlik oluşturuyorlardı (10).
Yararlanılan Kaynaklar
(1) Çin Tarihi, Dr. Wolfram Eberhard, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1995. Sayfa 123.
(2) Kısa Çin Tarihi, Gordon Kerr, Say Yayınları, 2021. Sayfa 50.
(3) Çin Tarihi, sayfa 124.
(4) A.g.e., sayfa 123.
(5) A.g.e., sayfa 124.
(6) Kuzey Vey maddesi Wikipedia
(7) Kısa Çin Tarihi, Gordon Kerr, Say Yayınları, 2021. Sayfa 51.
(8) Shu (devlet) maddesi Wikipedia
(9) Kısa Çin Tarihi, sayfa 50.
(10) Çin Tarihi, sayfa 132.
Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…