Tarihte ilk defa Romalılar şarabı saklamak amacıyla fıçılar imal etti. Şaraba vanilyamsı bukeleri geçirmesinin yanı sıra hafif, esnek, kolay işlenebilen bir ahşap olması nedeniyle meşe ağacı fıçı yapımında tercih edilir. Günümüzde şarapçılıkta kullanılan fıçıların hemen hemen tamamı meşe ağacından yapılmaktadır. Meşe fıçı yapımcılığında günümüzde akla ilk gelen ülke ise Fransa’dır.
Meşe fıçıda yıllandırılan şaraplar, vanilya, kızarmış ekmek, karamel, is ve kavrulmuş bademi çağrıştıran çeşitli bukeler kazandıkları gibi meşenin gözeneklerinden nüfuz eden çok az miktardaki hava ile nefes alarak sağlıklı gelişimlerini sürdürür. Kırmızı şarap fıçıda eskime sonucunda, yumuşak bir içim özelliğine kavuşur. Fıçının boyutu ne kadar küçük olursa, şarapla meşenin teması o denli yoğun olur.
Şarap üreticileri yeni meşe fıçıları tercih eder. Ortalama beş yıl gibi bir süre kullanıldıktan sonra, meşe fıçıların şaraba verecek pek fazla özelliği kalmaz. Genelde şarap üreticileri miyadı dolan fıçıları, viski, şeri, brendi üreticilerine satar.
Yeni, ufak boy fıçılardan bukeler şaraba hızlı geçtiğinden, şarapta arzu edilen aroma/buke dengesi daha kısa sürede elde edilir. Halbuki, birkaç yıl kullanılmış bir fıçıdan bukeler şaraba daha uzun sürede geçer.
Her şarap meşe fıçıda yıllandırılmaz. Fıçıdan şaraba geçecek bukelerle, şarabın üzümden kaynaklanan meyvemsi karakteri arasındaki denge önemlidir. Pek çok beyaz şarabın sahip olduğu en önemli özelliklerden biri meyvemsi canlılıktır. Bu tür beyaz şaraplar meşe fıçılarda yıllandırıldığında meşenin bukelerinin şarabın aromalarını gölgelediği görülür, şarabın güzelliğini maskeler.
Şarapla Meşe Fıçının Evliliği, Emre Utku, Bouquet, Sayı 4.
Buke, daha çok olgun ya da olgunlaşmakta olan şarapların kokusunu anlatmakta kullanılan bir terimdir. Şarapta, üzümden gelen birincil aromalar ile fermantasyon ve eskitme sırasında oluşan ikincil ve üçüncül aromaların kompleks bileşkesi olarak da tanımlanabilir.
Şarap Terimleri, www.doluca.com
Bozcaada’da imal edilen fıçıların meşe ağacından hazırlanan tahtaları hafif kavisli kesilmiş ve kiriş yerleri açılmış olarak İstanbul’dan gelirdi. Fıçıların demir çemberleri de İstanbul’dan rulo halinde gelir, fıçıcının aldığı siparişe göre gelen sac ruloyu fıçıcı ustası şerit çember, kasnak haline getirirdi. Fıçıların kapasiteleri amaca yönelik olarak değişik boyutlarda imal edilirdi. Mağazalarda şarabın bekletilmesinde kullanılan fıçılar 12, 15 hatta 18 ton kapasitesine ulaşırken, nakil esnasında kullanılmak amacı ile 600 veya 800 litrelik bomba denilen fıçılar da yapılırdı. Üzeri açık olan ve tahtadan leğen şeklinde mastalya denilen yarım fıçı veya sirke fıçısı da çokça yapılan diğer ürünlerdi. Ustalar genellikle Rum’du.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Bozcaada Yerel Tarih Araştırma Merkez Müzesi, 2022.
“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…
Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…
Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…
Song Hanedanı döneminde (960-1279) öyküler önemini yitiriyor, drama ve roman gelişiyor, bu durum Moğollar döneminde…
Eski Çinlilerin tanımına göre ancak ahlaksal ya da siyasal bir değeri olan yapıt yazınsal sayılabilir.…
Çin’de yazılı ilk edebiyat ürünleri Zhou Hanedanı döneminde (MÖ 1046-MÖ 221/256) ortaya çıkmıştır. Çin edebiyatının…