Kültür

Hübris Sendromu

We Are More Than The Victims They Make Us Out to Be, Imogen Marsteller, 2022.
Fotoğraf: Zarasto Art, The Weekly

Eski Yunanlar, tanrılar mahvolmasını istediklerini kibirli yapar, derlerdi. Duyguların alegorik tanrısal varlıklarla temsil edildiği mitolojilerinde, kibre Hübris denirdi. Statü, servet, güç, yetenek hatta kutsal özellikler bakımından benzerlerinin üstüne çıkmayı başaran bütün insanlar er ya da geç bu baştan çıkarıcı eğilimle tanışır. Ona direnmeyi bilenlerin sayısı çok azdır.

Hübris’e, “yükseklik baş dönmesi” de diyebiliriz.  Bu sendroma kişiler, liderler gibi uluslar da kapılabilir. Günümüzde bu, ABD için geçerlidir (1).

İktidarın yarattığı bozulmaya Hübris Sendromu adı verilir. Uzun süre iktidarda kalmanın bu insanların çoğunun eleştiriyi kabul etme ya da kendi inançlarına ters düşen olay ve görüşleri doğru biçimde yorumlama konusunda isteksiz oldukları, hatta bunu yapamadıkları düşünülür. Hübris Sendromu, yönetimde kalma süresine ve yönetimin mutlaklığına göre değişir. Bu türden liderler, sadakat gösteren “biz” ile konuşurlar; Tanrı’nın ya da tarihin doğru bir yargıda bulunacağını farz ederler; kamuoyunu göz ardı ederler; muhalifleri aşağılarlar; kendi inançlarını katı biçimde savunurlar.

Liderler yanılsamalarını yararlı biçimde sınama şansından genellikle yoksundurlar. Konumları onları olumsuz mesajları göz ardı etme gücü verir ya da, ve daha büyük olasılıkla, iktidar koridorları “evet efendim”cilerle doludur. Dünya, liderlere giderek daha az gerçekçi tepki verir ve bu türden olumsuz tepkileri baskı altına alma ya da reddetme gücünü daha iyi gösterebilirler.

İktidar, olumlu yanılsamayı (kendilerinin ve dünyanın aslında göründüğünden daha iyi olduğuna inanç) Hübris sendromuna varacak şekilde büyütür.

Hübris’ten mustarip lider, başarısızlığı nadiren kabul eder.

Hübris sendromunun çeşitli olası panzehirleri vardır: Sınırlar ve güçler ayrımı pek çok demokrasinin kullandığı iki yöntemdir.

Yararlanılan Kaynaklar

  1. Labirent, Amin Maalouf, YKY, 2024. Sayfa 249, 250.
  2. Birinci Sınıf Delilik, Nassır Ghaemi, İthaki Yayınları, 2016. Sayfa 299, 300, 305.
admin

Önceki Yazılar

The Capuchins in Rome 1

The history of the Capuchin habit dates back to 1208, when Saint Francis of Assisi…

22 saat ago

Maksim Gorki ve Moskova’daki Evi 2

Devrim öncesinde yazdığı romanlarında devrim davasını destekleyen Maksim Gorki, 1917’deki şiddet ve kaos yüzünden hayal…

2 gün ago

Müziğe Dair 5

“Hindistan’da, raga adı verilen müzik türünde, günün farklı zamanlarında farklı gamlar kullanıldığı, do majör tonunun…

3 gün ago

Şiddet 25A Kadına Yönelik Şiddet 3

O dönemde (15. yüzyıl) İtalya'da, Avrupa'nın her yerinde olduğu gibi ilk cinsel ilişkinin halka açık…

4 gün ago

Proust’a Dair 7

Alman edebiyat araştırmacısı ve filolog Ernst Robert Curtius (1886–1956), Fransız edebiyatı ve kültürü üzerine önemli…

5 gün ago

Great Women in the Himalayas – Alexandra David-Neel (1868-1969) 3

In 1912 at Kalimpong, she met with the 13th Dalai Lama in exile. She met…

6 gün ago