Boyarina Feodosia Morozova, Vasily Surikov, 1887.
Rus Ortodoks Kilisesi’nde yaşanan bölünmeyi betimleyen en ünlü tablo günümüzde Tretyakov Galerisi’nde sergilenmektedir. Feodosia Morozova, serveti elinden alınmış, zindana atılmaya götürülürken iki parmağı ile haç çıkarmaya devam edeceğini ilan ediyor.
Fotoğraf: it.rbth.com
Tarihlerinin önemli bölümünde devlet tarafından bastırılan Eski İnananlar’ın, memnuniyetsiz ve mülksüzler, bastırılmış ve marjinal gruplar, kendi adet ve özgürlüklerine devletin müdahale etmesine içerleyenler ve Kazaklar’dan oluşan bir grubu ve güçlü bir özgürlükçü geleneği vardı. Eski İnananlar, Büyük Petro’nun 1700’lerde emrettiği gibi sakallarını kesmeyi ya da Batılı kıyafetler giymeyi reddettiler. Stenka Razin’in yönettiği 1670’lerdeki ve Emelyan Pugaçev’in yönettiği 1770’lerdeki Kazak isyanlarında önemli rol oynadılar.
Diğer köylü mezhepler de bu arayışın peşindeydi.
Rasputin’in de üyesi olduğu, İsa’nın yaşayan bireylerin içine girdiğine inanan Kırbaçlayanlar mezhebi (Hlisti’ler),
Devlet vergilerinden ve askeri görevlerden kaçınan Ruh Savaşçıları (Duhobortsi),
Onları Deccal’in diyarı olarak gördüğü için devlet ve toplumla tüm bağlarını koparıp Rusya topraklarında özgür ruhlar olarak gezinen Gezginler (Stranniki),
İsa’nın basit bir köylü olarak yeniden görüneceğine inanan Süt İçiciler (Molokane)(Kars yazılarımda Molokanlar hakkında yazı koymuştum),
Kurtuluşun ancak günah araçlarının ortadan kaldırılmasıyla geleceğine inanan Kendini Hadım Edenler (Skoptsi).
Eski İnananlar’ın ve tarikatçıların çoğu sosyal protestolara katılmıştır.
Köylü sınıfı bu dünyada Tanrı’nın Krallığı’na inanıyordu. Pek çoğu, cennetin dünyanın uzak bir köşesinde bulunduğunu, nehirlerinden süt aktığını ve çimlerin her zaman yeşil olduğunu düşünüyordu. Bu inanış, Tanrı’nın gerçek krallığının Rus topraklarında bir yerlerde olduğuna dair efsanelere yol açmıştı. Svetloyar Gölü’nün altında sadece gerçek inananlara görünen kutsal bir şehir olduğu efsanesi çok eskiydi. Kutsal Şehir Kitej, kafirlerin (Moğolların) saldırısına uğrayınca gölde kaybolarak Tatarların boğulmasına neden olmuştu.
Özellikle 17. ve 18. yüzyıllarda devlet baskısı nedeniyle birçok Eski İnanan topluluğu gösterişli kubbeli kiliseler yerine dışarıdan sıradan evlere veya ahşap yapılara benzeyen ibadet yerleri inşa etti. Böylece dikkat çekmemeye çalıştılar. 1905’te din özgürlüğünün genişletilmesinden sonra ise Moskova’daki Rogozhskoye Mezarlığı kompleksi gibi oldukça görkemli kiliseler de inşa ettiler ve bunlar dış görünüş olarak geleneksel Rus Ortodoks mimarisine oldukça benzeyebildi. İç mekânın düzeni büyük ölçüde Ortodoks kiliselerine benzese de kullanılan litürjik kitaplar, ilahiler ve ritüeller reform öncesi geleneğe dayanıyordu. Yeni üsluptaki ikonları genellikle kabul etmez, eski geleneklere uygun ikonları tercih ederlerdi.
Bugün Eski İnananlar hala vardır. Rusya’da yüz binlerce mensubu olduğu tahmin edilmektedir. En büyük grup, Rus Eski Ortodoks Kilisesi (Russian Orthodox Old Believer Church) çatısı altında örgütlenmiştir. Bunun yanında başka Eski İnanan toplulukları da bulunmaktadır. Kendi kiliseleri ve ruhban sınıfları vardır. Moskova’daki Rogozhskoye Yerleşkesi, Eski İnananlar’ın en önemli dini merkezlerinden biridir. Burada katedralleri, ruhban okulları ve dini idareleri bulunmaktadır. Rus Ortodoks Kilisesi ile ilişkiler yumuşamıştır. Artık devlet eliyle baskı veya resmi ayrımcılık söz konusu değildir. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Moskova Patrikhanesi, 17. yüzyıldaki karşılıklı aforozların tarihsel bağlamını yeniden değerlendirmiş ve Eski İnananlar ile diyalog geliştirmeye başlamıştır. Hatta bu amaçla Patrikhane bünyesinde Eski İnananlar ile ilişkilerden sorumlu resmi bir komisyon bulunmaktadır. Rus Ortodoks Kilisesi ile ayrı kiliseler olarak varlıklarını devam ettiriyorlar ama toplumsal dışlanma söz konusu değildir.
Dostoyevski, Leskov, Melnikov-Peçerski ve Soljenitsin gibi yazarların eserlerinde Eski İnanan karakterlere ve topluluklarına rastlanır.
Eski İnananlar yalnızca bir dini hareket olarak değil, aynı zamanda Rus kimliği, modernleşme ve devlet-toplum ilişkileri açısından da incelenir.
Yararlanılan Kaynaklar
Nataşa’nın Dansı, Orlando Figes, YKY, 2021. Sayfa 194, 195, 287-291.
The Old Believers and the World of Antichrist: The Vyg Community and the Russian State, 1694–1855, Robert O. Crummey, University of Wisconsin Press, 1970. Bölüm 2-4.
The Old Believers in a Changing World, Robert O. Crummey, Northern Illinois University Press, 2011.
At War with the Church: Religious Dissent in Seventeenth-Century Russia, Georg Bernhard Michels, Stanford University Press, 1999.
Russia, Ritual and Reform: The Liturgical Reforms of Nikon in the Seventeenth Century, Paul Meyendorff, St. Vladimir’s Seminary Press, 1991.
Göç, yalnızca hareketle tanımlanamaz; mekan değişimini ve hane bağlarının kopmasını da kapsar. Çingenelerin hareketi, kültürel…
Irklar ve halklar arasında var olan kültürel farklılara yargıç, tarihçi ve politik düşünür Montesquieu (1689-1755)…
There are nine Sami languages, all of them endangered. Three of the Sami languages are…
The Northern part of the Lapland Region, belongs to the subarctic climate zone. The number…
Gizli sömürgecilik (hortlak sömürgecilik - stealth colonialism), karşılıklı fayda kılıfı adı altında ortaklıklar, yatırım anlaşmaları,…
Dans Çin’de uzun bir geçmişe sahiptir. Arkeolojik kazılarda 5000 yıllık renkli çanak çömlekler üzerinde dans…