Sanat

Jan Fabre 2019 Capodimonte Müzesi 2

Ellerimde Kan Var, 1984. Vücudum, Kanım, Manzaram Serisine ait bu eser, kurşun kalemle çizilmiş, renkli görülen yerler kanla boyanmış. 2017 Venedik Bienali için kendisiyle yapılan söyleşide “İnsan vücudu daima ilgi alanım oldu. Kanla yaptığım çizimlerim var,” demişti. Orada bu işlerden örnek görememiştim ama iki yıl sonra Capodimonte Müzesi’nde kan kullandığı iki seri vardı, biri dinlerle ilgiliydi ve seriye Kanım, Dinlerim adını vermişti. Ben burada diğer seriden örnekler paylaşıyorum.
Ellerindeki kanın, ülkesi Belçika’nın Kongo’daki sömürgeci geçmişine ait olduğunu başından beri eserlerine yansıttığı anlaşılıyor. İstanbul’daki 23 eserinde de sanatçının aynı eleştirel bakışını yansıttığını okudum.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Vücudum, Kanım, Manzaram Serisinden iki örnek.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Sanatçının Altın Serisi adını verdiği grupta yer alan 2011 tarihli Melek Kanatlı Altın İnsan Beyni adlı eseri. Özel koleksiyon parçası olan eser, silikon bronzdan yapılıp 24 ayar altın ile kaplanmış.
Silikon bronz korozyona dayanıklı, genellikle yüzde 96 bakırdan oluşan, kurşun pirinç alaşımı düşük olduğundan kolay dökme yeteneği yüzünden tercih edilen bir alaşım.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Defne Ağaçlı Altın Kutsal Bokböceği, 2016.
2017 yılında aynı adlı bir eseri Venedik Bienali’nde ama daha büyük boyutlu ve yeşil Murano camdan yapılmış olarak görmüştüm. Bir yıl önce tamamladığı bu eser yerine aynı temayı camdan işleyerek Venedik’te sergilemek ve onu serginin açılış parçası olacak şekilde yerleştirmek şehrin ruhuna çok uygun düşmüştü. Antik Mısır’ın bu kutsal hayvanı, doğan güneşle tanımlanır. Her gün yeniden doğar ve böylece dirilişin de sembolü olur. Mısır dilindeki ismi, doğmak, şekil almak, tepki vermek anlamlarına gelir. Bu böcek, dönüşüm ve diriliş sembolüdür. Arka ayaklarıyla içinde hem dışkıları hem de yumurtaları olan kocaman bir küreyi iter; geçmiş ve gelecek kalıcı bir yenilenme ile birbirine karışır. Defne ise Apollon’a adanmış bir ağaçtır, Apollon şairlerin ve müzisyenlerin koruyucusu olduğundan defne ile sanat arasında bir bağ kurula gelmiştir. Tanrıların öfkesinden koruduğu/ tanrıların korumasını sağladığı varsayılan defne, imparatorların, muzaffer generallerin, şairlerin ve sanatçıların taçlarında yer alır. Jan Fabre, bu böceği sırtında bir bastonla da, aynı yıl, yine altın serisinde çalışmıştır.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

Yararlanılan Kaynaklar

Glass and Bone, Jurriaan Benschop, DAMN Magazine, 2017.

Güzelliğin Hizmetkarıyım, Bahar Çuhadar, Hürriyet Kitap Sanat, 15 Ocak 2021.

Çağdaş Sanatı Anlamak, Graham Whitham, Grant Pooke, Optimist  Yayım Dağıtım, 2013. Sayfa 6, 16, 21, 25.

Larousse Semboller Sözlüğü, Nanon Gardin, Robert Olorenshaw, Jean Gardin, Olivier Klein, Bilge Kültür Sanat, 2019. Sayfa 120, 167.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Dr. David Livingstone 2

Kasım 1855’te yerlilerden hep duyduğu şelaleye vardı. Çavlana hayran kaldı ve ona Kraliçe Victoria’nın adını…

6 saat ago

Dr. David Livingstone 1

“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…

3 gün ago

Milliyetçilik 43 Paranoyak Milliyetçilik

Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…

4 gün ago

Kaya Sanatı

Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…

1 hafta ago

Göçmenler 20

Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…

1 hafta ago

Edebiyata Dair 13

19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…

1 hafta ago