9. yüzyılda Çin medeniyetinin prestiji o kadar yüksektir ki saraydaki şairler Japonca yazmaya tenezzül etmemişlerdir. Waka, kadınlar ve kadınlara şiir yazan erkekler sayesinde hayatta kalmıştır (1).
905’te saray görevlileri tarafından derlenen Kokinshu’da şiirleri yer alan hiçbir şairin halktan biri olduğu tespit edilmemiştir. Ancak anonim şiirler saray dışında yazılmış olabilir (2).
Geçmişe duyulan özlem, Japon şiirini anlamanın anahtarıdır. Bu durum Japonların Çince şiir yazdığı zamanlarda bile geçerliydi.
Ay ışığı en çok sonbaharda takdir edilmiştir.
Japon şairler mevsimlere çok duyarlıdırlar. Baharlardan bahseden şiirler çoğunluktadır (3). Başkent 8. yüzyılın sonlarında Nara’dan Kyoto’ya taşınmış, Kyoto’nun tipik çiçekleri olan kiraz çiçekleri ve Kyoto’da çok bulunan guguk kuşu waka şiirinde çok sık anılmıştır. Başkentin tercihleri tüm ülkede izlenmiştir (4).
Şairlerin kendilerinden öncekilerden ödünç aldıkları, eski bir şiirin imgelerini ya da genel anlayışını kullandıkları sık sık görülmüştür. Bu intihal değildir, mükemmeliyetçiliktir; kaynak şiirin tanınacağı ve yeni şairin eski şiiri kendi kişisel zevklerine ya da farklı bir çağın zevklerine uyacak şekilde değiştirme becerisinin takdir edileceği varsayılırdı. Şairlerden önceden belirlenmiş konular üzerine şiir yazmaları beklenmiştir (5). Şairler, farklı temalar kullanarak ayrıksı gözükmek istemezdi. Kelime dağarcığı, çiçeklerin, ağaçların ve kuşların çağrışımları da belirlenmiştir (6). Bu Kokinshu tarzı, Japon sarayının üyeleri için yaratılmıştı. Saray mensupları hiçbir zaman bir savaşa katılmaya çağrılmamış, av pek ilgilerini çekmemişti. Kokinshu şairleri, Japonların doğayla empati kurma, bir jestte anlam bulma ve estetik farkındalık anlarını, melodik şiirlerde yakalama yeteneğini göstermişlerdir (7). Şiir yazma becerisi, saray tarafından her zaman önemsenmiştir (8).
9. yüzyılda aşk şiiri Japonca yazılan neredeyse tek şiir türüydü. Genellikle düşüncelerini Çince şiirle ifade eden saray mensupları, çoğunlukla Çince öğrenmeyen kadınlara sunmak üzere waka yazdılar. Aşk şiirleri, Japon edebiyatında mevsimleri anlatan şiirlerden sonra en önemli yeri işgal etmiştir. Bu açıdan Japon şiiri, büyük şairlerin çok az eserinin aşka adanmış olduğu Çin şiirinden ayrılır. Çin edebiyatında yaygın olan dostluk üzerine şiirler, Japonya’da yok denecek kadar azdır. Konusu ne olursa olsun şiir yazma yeteneği, sarayda tanınmak ve hatta bazen yükselmek için yararlı olmuştur (9).
Heian Dönemi’nde (794-1185), şiir sarayla giderek daha fazla iç içe geçmiştir. Bu dönemde şiir, resimleri süslemek için sıkça kullanılmıştır (10).
Yararlanılan Kaynak
(1) Japon Edebiyatının Zevki, Donald Keene, Vakıfbank Yayınları, 2023. Sayfa 45.
(2) A.g.e., sayfa 47.
(3) A.g.e., sayfa 48.
(4) A.g.e., sayfa 49.
(5) A.g.e., sayfa 50.
(6) A.g.e., sayfa 51.
(7) A.g.e., sayfa 52.
(8) A.g.e., sayfa 16.
(9) A.g.e., sayfa 68.
(10)A.g.e., sayfa 70, 72.
“Kaşif” tartışmalı bir unvandır. “Keşfettiği” yer, yereller tarafından uzun zamandan beri bilinir; bu bilgi kendisi…
Paranoyak milliyetçilik, vatandaşın korkularını istismar ederek, güvensizlik ve nefreti körükleyerek kendilerine yarar sağlamaya çalışan siyasetçilerin…
Kaya sanatı, Paleolitik dönemin en önemli kültürel dışavurumudur. Kendini, mağara duvarlarında, sığınılan kaya altlarında göstermiştir.…
Almanya’daki sığınmacıların üniversite eğitimi alamıyor, çalışamıyor ve yaşadıkları yerden ayrılamıyorlar. Barakalarda yaşıyorlar ve yaşadıkları barakalar…
19. yüzyılda demiryolu bir yenilik simgesiydi; yeni bir hayat getiriyor ve eskisini yok ediyordu. Bu…
Rusya’nın Altay Cumhuriyeti’nin Gorno-Altaysk şehrindeki müzede gördüğüm balbal ve balbal parçalarını da balbal dosyamıza eklemek…