Ev İçi Tabloları (Interiors)
Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60 defadan çok resmetmiş. Ev içini resmettiği tablolarında, 17. yüzyıl Hollanda resminde çok kullanıldığı gibi, arkadan görünen figür kullanmış. Ama Hammershøi’ın içe dönük ve mesafeli iç mekanları, sade giysili figürü, az eşyalı ve sade odaları ile Hollanda resminden de çağdaşı Danimarkalı ressamlardan da ayrılmış. İçinde insan olmayan, boş iç mekanlar da resmetmiş. Kapı, pencere gibi mimari ögelere odaklanıp; porselenler, iskemleler, müzik aletleri gibi unsurları seçip onlara yoğunlaşmış. Davranışı, ‘bir sahne yönetmeni gibi’ diye tanımlanmış.
Sanatçının kendi evinin içi, Süpüren Kadın, 1908.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu, 2026.
Manzaralar
Hem şehir hem de zamanda takılı kalmış kırsal bölgeleri de resmetmiş. Seçimini ışığa, yapısal düzene göre seçtiğini belirtmiş. Manzara resmi yaptığında, genellikle ortamı insansız bırakmış. Ama yakından bakıldığında insanların bıraktığı izleri görmek mümkündür; bacadan çıkan duman, yarıya kadar açılmış perde gibi. Manzaralarında müzikal bir ritim vardır. Avrupa’da çok gezmiş olmasına rağmen, Kopenhag ve çevresinden başka bir yeri çok nadir konu edinmiş. 1903’te tanışıp çok iyi dost olduğu İngiliz piyanist Leonard Borwick ile beraber olabilmek için Londra’da uzun zaman geçirmiş, Londra’nın bina ve sokaklarını da grilerle ve hareketsiz olarak betimlemiş.
Christianshavn Kanalı’nda Üç Tekne, 1905.
Son Yılları
1908’de ev değiştirmiş, çok kez konu ettiği evini değiştirince büyük ebat insan figürü çalışmaya başlamış. Sade bir atmosfere yerleştirilmiş çıplaklar çizmiş. On beş yıl aradan sonra kendisini de resmetmiş, son üç yılını geçirdiği daireyi, yine kitapları, piyanosu ve Ida ile tuvallere geçirmiş.
Kendi evinde müzik odası, 1907.
Yararlanılan Kaynak
The Eye That Listens, Hammershøi, The Museo Nacional Thyssen-Bornemisza, 2026.
Her şey, ırkçılığın son zamanlarda yeni bir güç ve yayılım kazandığını gösteriyor. Nazizm’i oluşturan parçalardan…
Spinoza (1632-1677), kutsal kitap dilinin insanlara kendi hakikatlerini, beklentilerini, isteklerini vererek onların aklına değil, deneyim…
Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…
“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…
Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…
Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…