Norveçli antropolog, kaşif ve çevreci Thor Heyerdahl’ın ürettiği iki büyük projeden söz edeceğiz. 2002 yılında ölen Heyerdahl’ın temel iddiası okyanusların halkları ve kültürleri birbirinden ayıramayacağı, dolayısıyla, birbirinden mesafe olarak çok uzak yerlerde görülen aynı/benzer aletlerin, adetlerin çok da şaşırtıcı olmadığı idi. Aynı şekilde kadim tekniklerin küçümsenmemesi gerektiğini de göstermek istiyordu.
Balsa ağacından yapılmış Kon-Tiki adlı sal-tekne ile 1947 yılında Peru’dan Polinezya’ya gitmeyi başardı. Amacı, Güney Amerika’da kullanılmakta olan bu teknelerin böylesine uzun bir yolculuk yapmaya elverişli olduğunu göstererek ilk Polinezyalıların İnka öncesi Perulular olduğunu ispat etmekti.
Thor Heyerdahl’ın Paskalya Adası’ndan getirdiği heykeller üzerinde yapılan incelemeler tespitlerini doğruladı. Kon-Tiki Müzesi’nde bu heykellerden bazıları sergileniyor.
Thor Heyerdahl aynı şekilde Mısır –Güney Amerika arasında da gidiş-gelişler olduğunu ispat etmek istiyordu. Bu defa teknesini papirüsten Çadlılara yaptırdı. 15 metrelik, Ra adlı tekne 1969 yılında Fas’tan yola çıktı ama Amerika’ya varamadan battı. Heyerdahl ikinci bir tekne daha yaptırdı. Bu defa, 12 metrelik tekneyi Aymaralara yaptırdı, adını Ra II koydu. Ra II, 1970’de Fas’tan yola çıktı, bu defa Barbados’a vardı. Aymaraların bu tip tekneleri günümüzde Titicaca Gölü’nde kullanmaya devam ettiklerini Peru dosyamızda sizlerle paylaşmıştık.
Eski Çin kültüründe müzik, kalbin sesi ve evrenin imgesi olarak görülür (1). Eski Çin müziği…
Daha önce aynı konuyu Mihail Bakhtin’in değerlendirmesiyle yazmıştık. Şimdi ise Macar asıllı düşünür Györgi Lukacs’ın…
Alt-yapı kurumları toplumun ekonomik yapısını (üretim araçlarına kimin sahip olduğu, hangi toplumsal kesimin ekonomiye egemen…
From the second half of the 4th millennium BC, the so-called Kura-Araxes Culture spread throughout…
Biliyorsunuz Roma’yı Nazlı Birgen rehberliğinde Caravaggio ve Pasolini’nin izinde gezmiş, anılarımı haziran ayında paylaşmıştım. Son…
Destan (epik), şimdiki zamanla ilişki kurma imkanı sunmayan, tüketilmiş bir geçmişe hapsedilmiştir. Roman ise epiğin…