Decani’de Osmanlı Arşivleri

  • Arnavutluk Alpleri’nin eteğinde, Isniq şehrine yakın Deçan/Decani kasabasında bulunan Sırp Ortodoks Manastırı, 1261-1453 yıllarında hüküm süren son Doğu Roma İmparatorluğu hanedanı olan Paleologoslar’ın imar faaliyetleri çerçevesinde 1327 yılında inşa edilmiş. Manastırın tüm iç duvarları fresklerle bezenmiş. 1947 yılından itibaren Sırbistan’ın hukuki koruması altında alınmış olan manastır, Birleşmiş Milletler adına NATO bünyesinde oluşturulan Kosova Barış Gücü KFOR tarafından fiilen korunuyor ve 2004 yılından beri UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor.

 

18. yüzyıldan sonra fermanların ebadı büyümüştür, tuğra genellikle renklidir, yazı dekorludur ve ferman ipek üzerine yazılmıştır.
Sultan I. Abdülhamid, 4 Ağustos 1780 tarihli fermanında; Sicilyateyn Krallığı’nın İstanbul elçiliği tercümanlığına Musa oğlu Yosef’in tayin edilmesini ve her vergiden muaf tutulmasını buyuruyor.
Fotoğraf: tesbihane blog

 

  • Decani Manastırı’nı gezdikten sonra kitapçısından bizim için ilginç olabileceğini düşündüğüm bir kitap aldım: Ottoman Chronicles – Decani Monastery Archives. Osmanlı yönetimi altındaki Sırp Kilisesi’nin hukuki, ekonomik ve politik durumunu anlayabilmek için yararlı olacak belgeler manastırın hazinesinde yer alıyormuş. İstanbul ile yapılan yazışmalar, Dersaadet’ten yollanan belgeler, manastırın varlığını sürdürebilmesi için hayati önem taşırmış. İkinci Dünya Savaşı sonrasında belgeler kaybolmaya başlamış. 1963 yılında belgeler derlenmeye başlandığında çoğunun kötü durumda olduğu görülmüş, Belgrad’a yollanmışlar.
  • Decani koleksiyonunda sayıca en çok ferman ve berat varmış. Ferman, Divan’da alınan kararlara göre, Sultan’ın verdiği emirleri bildiren bir evrak; berat ise Saray’ın verdiği bilgi, ödül, ayrıcalık gibi bir çeşit hak bildiren bir yönerge. Manastırın arşivindeki ferman ve beratların en eskileri 16. yüzyıla ait. Tuğraları var ve siyah mürekkeple yazılmışlar. Kurutma kağıdı ile değil, kumla kurutuldukları kumun iz ve kalıntılarından anlaşılmakta. Emirlerin birden fazla tekrar edilmiş olması, uzaktan yönetimin çok da etkili olmadığını göstermekte. Manastırdaki en eski ferman, 1506 yılına ait ve Sultan II. Bayezid tuğralı. Manastırdaki en güzel, en gösterişli ferman ise Sultan IV. Mustafa’ya ait, 1808 tarihli olan: yeşil ipek üzerine, altın ve değişik renklerin kullanıldığı çiçek desenleri ile süslenmiş.
  • Osmanlı evrakından manastırın bağları, ormanları ve su değirmenleri olduğunu; tarımsal faaliyetlerin yanı sıra emlak işi de yaptığını; şarap üretip sattığını anlıyoruz. Şarap, günümüzde de Decani’nin önemli bir gelir kaynağı olmayı sürdürüyor.
  • Her yeni Sultan ile tüm verilen hakların yenilenmesi gerekirdi. Manastırın haklarının korunması (manastıra ait toprakların yağmalanmasını önlemek, manastırın tamiri için izin vermek, manastırda mukim olanların şiddetten korunması vb.) bu ferman ve beratlarla mümkündü.
  • Kiliselerin tamiri, ilave bina yapımı için fermanın yanı sıra izin belgesi de alınması gerekiyordu. İzin belgesi izin verebildiği gibi, yasaklayabilirdi de.
  • Manastır sınırları içinde bir asi ele geçerse, manastır yetkilileri onu derhal yerel idari amirlere teslim etmek durumundaydı.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

2 saat ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

1 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

3 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

4 gün ago

Çin 179 Çin’de Kadın 2

Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…

5 gün ago

Çin 178 Çin’de Kadın 1

Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…

6 gün ago