Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu

 

  • Malakanlık, üst sınıflara hitap eden Duhoborlar’dan ayrılarak tamamen köylü sınıfına dönük bir mezhep olmuştur. Mezhebin öncüsü 1760 yılında yetmiş yandaşıyla beraber Duhoborlar’dan ayrılan terzi Semon Uklein olmuştur. Ruhban sınıfından başka vaftizi ve ikon tapınımını da reddedip, kardeşlik ve paylaşımı inançlarının merkezine almışlardır. Alkollü içki ve domuz eti tüketimini günah sayarlar. Mezarlarında haç simgesi olmaz. Yerleştikleri her yerde kısa zaman içinde yüksek refah düzeyine erişmeleri, cemaat dayanışmasına, cemaat içindeki statü eşitliğine, üretim araçlarının ortak kullanımına, yani kolektivizme bağlanmıştır. Çalışmayı en yüce erdem sayarlar ve ortaklaşa çalışmayı ibadet olarak görürler. Ortodoks Kilisesi’nden ayrılmalarına ağır vergiler ve kolektif köylerin dağıtılması gibi ekonomik gerekçeler yanında ayinlerin Yunan Ortodoks Kilisesi’ne göre yeniden düzenlenmesi ve cemaat sisteminin dağıtılması dinsel gerekçeler olmuştur. İbadet yerleri sabranya’dır (toplanılan yer).
  • Ortodoks Kilisesi perhiz döneminde süt ve süt ürünlerini tüketerek kiliseden ayrılan bu gruba, Rusçada ‘süt içenler’ anlamına gelen Malakan ismini vermiştir. ‘Kutsal sütü içenler’ anlamına da gelen bu adı, atalarının Rusya’dan sürgün edilirken yolda su bulamadıkları için süt içtiklerinden ötürü aldıkları da rivayet edilir. İnançları ‘temiz bir süt gibi beyaz ve saf’ olduğu için kendilerine Malakan dedikleri de bir başka yorumdur. Bu yorumlar, çileye gönderme yapan bir anlam taşır.
  • Malakanlar’ın direnişleri pasifist olmuştur. Baskılar karşısında isyan etmemişler, katliamlara sessiz kalmışlar, sürgünlere adeta gönüllü gitmişler, sürgünlerini Tanrının isteği olarak yorumlamışlardır. Kültürel dayanaklarının en azından 10. – 11. yüzyıla kadar gittiği düşünülmektedir. İsa’nın şiddet karşıtı yönünü düstur edinen Malakan inancındaki şiddet ve savaş karşıtlığı, vicdani retçilik olarak değerlendirilmiştir. Askerliği bir tür tiranlık olarak gördüklerinden, silah taşımaktan, üniforma giymekten, askeri malzemeleri taşımaktan bile uzak durmak istemişlerdir.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Gurka, Gorka ya da Gorkhali

Gurkalar’ın çoğu Gurung, Magar, Rai ve Limbu etnik topluluklarından gelir. Güney Asyalı askerlerdir. Çoğu Nepal…

2 gün ago

Postkolonyalizm 19

İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…

3 gün ago

Dünyadan Atasözleri

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…

4 gün ago

Müziğe Dair 4

Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…

5 gün ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

1 hafta ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 1

Avrupa çok sesli müziği,  dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…

1 hafta ago