| Lamalar çok dost canlısı, pek kaçmıyorlar. Ürünlerinden yararlandıkları gibi yük hayvanı olarak da kullanılıyorlarmış. |
4300 metre yükseklikteki Puno Eyaleti’nde devegillerden açlığa, susuzluğa, soğuğa dayanıklı lama, alpaka, guanako ve vikunyadan elde edilen et, süt, deri, gübre ve özellikle de yünün ekonomik değeri çok yüksek.
| Sillustani ‘deki yuvarlak yapılı kule mezarlardan (çulpa) bir örnek. Üzerindeki timsah kabartması sessizliği simgelerken, mezarı koruduğuna inanılıyor. |
Umayo Gölü kıyısındaki Sillustani’de yerleşimin İ.Ö. 15. yy.’a kadar uzandığı tahmin ediliyor. Burası bir mezar kent. Cenin pozisyonunda mumyalanmış ve kumaşlara sarılmış, bir nevi bohçalanmış ölüler, Çulpa adı verilen kule mezarların içine konuyormuş. Müzede mumyalardan örnekler var. Mumyalama teknikleri henüz anlaşılamamış. Müzede ayrıca kafatasları deforme olmuş iskeletler de var. Bu bozulmaların Llauto adlı bitkinin kullanılması sonucunda oluştuğu düşünülüyor.
| Titicaca Gölü üzerinde totoradan yapılma bir ada ve üzerindeki yerleşim. Gölde 36 ada var. Göl tanrının evi, dolayısıyla üzerinde yaşamak önemli. 1000’li yıllardan beri bu adalarda yaşanıyor. |
| Yine totoradan yapılmış bir tekne. Bir yıl dayanıyor, sonra ağırlaşıp batıyormuş. Totora gölün kıyısında yetişiyor. Teknenin şişkin kenarlarına pet şişe koyuyorlarmış. |
Bolivya sınırındaki Titicaca Gölü (8300 m2) dünyanın ulaşıma elverişli en yüksek (3810 m) su kütlesi. Gölün %57’si Peru’ya, %43’ü Bolivya’ya ait. Titicaca, ‘’Puma’nın taşları’’ anlamına geliyor. Gölde totora denen sazdan yapılma 25 yüzer adada yaşayan Aymaralar geçimlerini balıkçılık ve elişleri ile sağlıyorlar. Bu adaların üzerindeki evlerini, işyerlerini, kiliselerini hep sazlardan yapmışlar. Kıtanın ilk yerlilerinden Uroslar İnkalardan önce sahilde yaşarlarmış ama İnka saldırılarına karşı koyamamışlar ve bir çözüm olarak istenildiği zaman başka bir yere nakledebilecekleri sazdan adalar yapmaya karar vermişler. Her adanın iki tarafına büyük kazıklar çakmışlar ve bunlarla adalarını sabitlemişler. Şimdi adalar birbirine bağlı. Kavga ettiklerinde kazıkları çıkarıp isteyen istediği yana gidiyormuş. Elektriği güneş enerjisiyle sağlıyorlar. Çok dindar oldukları için her adanın bir kilisesi var. Peru’nun Machu Picchu’dan sonra en çok ziyaret edilenturistik yeri bu yüzen saz adalarmış. Adanın üzerinde yürürken yer ayağınızın altında dalgalanıyor.
İngiltere, sömürgeci ve işgalci politikalarıyla etkisi bugün de süren sorunlar bıraktı: Filistin meselesi, Kıbrıs meselesi,…
İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar. Malezya Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o…
Ortodoksluğun müzik enstrümanlarına koyduğu yasak, kilise vokal müziğinin gelişimine yol açmıştır. Rus halk şarkılarının çok…
Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…
Avrupa çok sesli müziği, dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…
Gandhara bölgesinde taş levhalar, sütunlar, kaideler ve heykeller üzerine, çoğu kare ağızlı keski, delgi ya…