Categories: Kültür

Renkler 9 Mor Rengin Öyküsü

  • Renklerin taşıdığı sembolizm, Bizans imparatorluk kültünün çok önemli bir boyutunu oluşturur.
  • Bizans’ta filozoflar gri, doktorlar mavi elbise giyerdi. İmparatorların ayakkabıları kızıl renkli olurdu.
  • İmparator Diokletianus (244-313) erguvani rengi sadece imparator ailesine tahsis etti. Erguvani renk oldukça ender bulunan, dikenli deniz salyangozundan elde edilebildiğinden, bu nadir ve dolayısıyla pahalı rengi kullanma hakkı yalnızca iktidardaki aileye verilmişti (imperial purple). Erguvani ipeği halktan birinin giymesinin cezası ölümdü. Yabancılara mor boya ile bileşenlerini satmak yasaktı. Rengin, imparatorluk dışına çıkmasını engellemek istiyorlardı. Ham ipek tüccarlarının da ipek giymesi ve mor ipek boyası üretmesi yasaktı.
  • En üst düzey Kilise mensuplarının bu rengi kullanmasına Bizans’ta izin veriliyordu.
  • Roma İmparatorluğu döneminde Suriye’nin Sur kenti mor üretimi ile ünlüydü.

Doğada bu renk her tonu ile yer alıyor. Fotoğraftaki ametistten başka eritrit, kuvars, kalkedon, fluorit, tansanit gibi yarı değerli taşlar toprakta morun tonlarını taşıyor.
Kelebek ve denizanaları gibi yıldız çiçeği, hercai menekşe, lale, çiğdem, leylak ve lavanta morun her tonuyla doğayı süslüyor.
Fotoğraf:www.bilim.org

  • Aslında tüm boyalar hayvanlar, mineraller, böcekler, yumuşakçalar, kökler ve yaprakların çok hassas işlemlerden geçirilmesi ile elde ediliyordu. Bu yöntemde hem verim düşüktü hem de seçenekler sınırlıydı. Renk seçimi zevkler doğrultusunda değil, hazırdaki boya hammaddesine göre belirleniyordu.
  • Aslında kimyacılar deneyler sırasında yeni renklere rastlıyorlardı. Ama bu durumu asıl çalışmalarının bir yan ürünü sayıp önemsemiyorlardı. Zaten boyacılar da bir arayış içinde değildi.
  • Farklı düşünebilme yeteneğine sahip bir genç mevcut durumu değiştirdi. Ama bunun için 19. yüzyılın ortasına kadar beklemek gerekti.
  • 13 yaşında bir İngiliz öğrenci, William Perkin kömürden gaz elde edilip aydınlatmada kullanılabiliyorsa, başka şeyler de elde etmek mümkün olabilir, diye düşünüp deneyler yaptı.
  • Buluşu, 5 yıl sonra onu zengin etti.
  • Kömürden boya da elde edilebiliyordu. Taş kömürü katranından anilin maddesini elde etmiş, bunu oksitlenmeye tabi tutarak, erguvani-menekşe renginde bir boya maddesi ortaya çıkarmıştı. Perkin, mor renkli boyar maddeler grubuna movein adını verdi. Bugün bu renk leylak, mor, eflatun, macenta, patlıcan moru, frambuaz tonlarıyla biliniyor.
  • Perkin’in 1851 yılında bulduğu renk, istenilen miktarlarda üretilebiliyor ve renk yoğunluğunu koruyabiliyordu. Yıkanması rengi attırmıyor, güneşte kalması rengi soldurmuyor, renk parlaklığını koruyordu. Bu renk tonu eşsiz ve tamamen yepyeniydi. Ayrıca 50 kilosu, 100 kilo pamuklu kumaşı boyayabilecek kadar verimliydi.
  • Satış ve pazarlama sorunu 1856 yılında Kraliçe Victoria’nın kızının düğününde eflatun bir giysiyi tercih etmesi ve Fransa Kraliçesi Eugenie’nin bir gardrop dolusu movein renkli giysi siparişi vermesiyle çözüldü. Modaya yön veren bu iki kadın, 10 yıl sürecek bir eflatun furyası başlattı.
  • Mor, yine kraliyet aileleri vasıtasıyla yayılmıştı. Üstelik moda olan, altı demir kafesle desteklenen krinolin denilen etekler için 3-4 kat kumaş kullanılıyor, bir giysi için büyük miktarda kumaş kullanımı gerekiyordu.
  • 10 yıl sonra kimyacıların elde ettiği koyu renkli yağlı türevden Perkin kumarin adı yerilen ilk yapay koku maddesini üretti. Kumarin, sabun, deterjan, gıda maddeleri ve tütünün aromalandırılmasında kullanıldı.
  • Movein’in tıp, ordu ve sanat alanında çok sayıda yararı keşfedilmeye devam edildi.
  • 1860 yılında Berlinli kimyacı Robert Koch verem hastalarından aldığı akciğer doku örneklerini anilin ile renklendirerek tüberküloz basillerini görmeyi başardı. Anilinin ve diğer boyaların tıbbın hizmetine girmesi, biyoloji ve tıpta büyük yeniliklerin kapısını açtı. Bu yolla mikroorganizmaların belirlenebilmesi ve tedavi yöntemlerinin geliştirilebilmesi modern kemoterapinin temellerini attı.
  • Anilin boyası metilen mavisinin mikrop öldürücü özelliğinin ortaya çıkması ile yara temizlemesinde antiseptik madde olarak kullanılmaya başlandı.
  • Anilin boyalar ayrıca marmelatlarda, şekerlemelerde ve pastalarda besin maddesi renklendiricisi; savaşta, hedef belirlemeye yarayan aydınlatma roketlerinde katkı maddesi olarak; 550 nanometre dalga boyuna sahip mor renk, ileri teknolojinin de kullanım alanına girdi, protein ve DNA’ların saptanmasında kalıtıma ilişkin araştırmalarda kullanılan bir madde oldu.
  • Sanatçılar, çözülmesi zor anilin cilasının tablolarındaki mor renge kattığı parlaklığı çok sevdiler.

Fransa’da Provance’da lavanta tarlaları çok ünlü. Lavantanın pek çok faydasının yanı sıra mikrop öldürücü özelliği de var.
Fotoğraf: twicsy.com

  • Eflatun uzun zaman düş kırıklığının rengi olarak görüldü; zehir, acı ve ümitsizlik simgesi sayıldı. Kandinski’ye göre bu rengin hastalıklı, üzüntülü ve sonu çağrıştıran bir yönü vardı. Goethe, bu rengi yaşlılıkla ilişkilendirmişti. O dönemde renk testlerinin yapıldığı denekler de eflatun için kuşkulu, gizli, yasak, yozlaşmış ve hastalıklı nitelendirmesi yapıyorlardı.
  • Katolik Kilisesi’nde bir din adamı, hiyerarşide ne kadar yükselirse, cüppesindeki morun tonu o kadar koyulur: piskoposlar leylak rengi giyinirken, erguvan giysili kardinaller ayrıca ametist taşlı bir yüzük takarlar. Yas rengi efletun, Katolik inancına göre, Büyük Perhiz sırasında ve Noel’de, tövbe ve pişmanlığı simgeler.
  • Hırçın erkeğin rengi kırmızı ile sakin kadının rengi mavinin karışımı olan bu renk, iki gerçekliğin arasında yer alan hermafroditlerin de rengi sayılır. Aynı sebeple, kadın hareketi için hakların eşitliğini simgeler. Ne soğuk ne sıcak, ne kadınsı ne erkeksi olan eflatun, gizem, mistisizm, büyü ve erotik çekiciliğe duyulan özlemi dile getirir. Ayrıca, ruhun acı çekmesini ve ruhsal huzursuzluğu da simgeler.
  • Almanya’da Üçüncü Reich döneminde homoseksüellerin mora yakın bir renkle işaretlenmesine tepkisel olarak Fransa’daki homoseksüeller ve travestiler kendilerini Morlar (les violets) olarak nitelendirdiler.
  • Mor sezgi ve tinsellik; ametist ruhsal aydınlanma; leylak insancıllık; parlak mor inanç, sezgi ve zihinsel uyanıklık; erik moru, mürdüm güven, tören ve ihtişam merakını çağrıştırıyor.
  • Anlam yüklü bu renk, yapılan son testlerde modern ve sıcak bir renk olarak tanımlanıyor.
  • Başka hiçbir renk dünyamızı mor kadar değiştirmedi.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Byzantium, Philip Sherrard, Time-Life Books, New York, 1966.
  • Bizans İmparatorluğu Tarihi, Radi Dikici, Remzi Kitabevi, 2013.
  • Sizin Renkleriniz, Mehmet Çağan, Bir Harf Yayınları, 2005.
admin

View Comments

  • Büyük bir keyifle okudum ve bilgilendim . Emekleriniz için çok teşekkürler . P.M. Dergisinde de buna benzer bir yazı okumuştum ama sizinki daha ayrıntılı olmuş . Yazılarınızı keyifle okuyorum , çok teşekkürler .

  • Bu harika bilgiler için çok teşekkürler. Buna benzer yazıyı yıllar önce P.M. dergisinde okumuştum. Bilgiler için çok teşekkürler.

Recent Posts

Likya Işık Ülkesi 22 Klasik Sanat 2 Nereidler Anıtı

Charles Fellows’un Ksanthos’dan alıp götürdüğü belki de en güzel şey Nereidler Anıtı’dır. Bu oldukça büyük ve süslü Likya mezarı MÖ…

2 gün ago

Buna Layık Mıyız? 2

  Devletin asli görevleri adalet, eğitim ve sağlık ise:   2015 yılında suç işleniyor. Suçu işleyen imam. Mahkeme 12 yaşındaki…

6 gün ago

Likya Işık Ülkesi 21 Klasik Sanat 1

LİKYA SANATI KLASİK DÖNEM 1 MÖ 480-330       Likya’nın en önemli anıtlarının büyük çoğunluğu (Nereidler Anıtı, Yazılı Dikme,…

6 gün ago