Categories: Kültür

Robben Adası

1999 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti ve Zimbabwe gezisine çıktığımızda Cape Town’da 1996 yılında müzeye çevrilen Robben Adası turuna katılıp Nelson Mandela’nın da izini sürmüştük. O sırada artık Apartheid bitmişti ama beyazlar yeni yönetimin başarısızlığı için dua etmeye devam ediyorlardı.

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cape Town şehrinin yedi buçuk kilometre açığında yer alan Robben Adası yaklaşık 5 kilometre kare büyüklüğündedir. Robben Adası gerek Hollanda koloni döneminde gerekse İngiliz sömürge döneminde aralıklarla hapishane, akıl hastanesi ve askeri üs olarak kullanılmıştır. Adanın bir diğer özelliği ise bir dönem cüzzamlıların izole edildiği bir yer olmasıdır. Adada yer alan mezarlıklar bunun açık bir göstergesidir. Bunun dışında bir kilise, bir cami, bir okul, 19. yüzyıla tarihlenen bir deniz feneri, İkinci Dünya Savaşı’ndan kaldığı tahmin edilen askeri araç-gereçler adanın diğer yerleşik unsurlarıdır.

Apartheid dar anlamıyla ayrımcılık demek. Biraz daha açarsak, beyazların mutlak üstünlüğünü savunan ve ırkların birbiriyle karışmasını yasaklayan rejim.
İşte adanın adının dünya kamuoyunda duyulmasını sağlayan da Apartheid Rejimi’ne (1948-1994) karşı çıkanların burada hapsedilmesi. Robben Adası, 17. yüzyıldan itibaren siyasi mahkûmların kapatıldığı, maksimum güvenlikli bir hapishane olarak kullanılmış. En ünlü mahkumu, ömür boyu hapis cezasına çarptırılan, 27 yıllık mahkumiyetinin önemli bir bölümünü ada hapishanesinde, 2×2 metre kare bir hücrede geçiren Nelson Mandela (1918-2013). Mandela gibi, ülkenin bugünkü demokratik kimliğini oluşturan pek çok kişiye de kafes olmuş bu ada. Bu kişilerin çoğu, rejim değişince devletin önemli kademelerinde yer almış. Mandela, 1994’te ilk defa tüm halkın katıldığı seçimlerde devlet başkanı seçilmiş, 1999’da görev süresi dolunca ikinci bir seçime katılmayı reddetmiş ve yerine seçimle yardımcısı Thabo Mheki seçilmiştir. 1993’deki Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı Özgürlük Madalyası ve Sovyet Lenin Nişanı da dahil olmak üzere 250’nin üzerinde ödül kazanmış, 1992 yılında Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü ise, Cumhurbaşkanı Kenan Evren olduğu için kabul etmemiştir.
Mandela’nın hücresinde bir yatak, bir tabure, bir masa ve metal bir kap gördük.

Adada, mahkumların gündelik yaşamını yansıtan fotoğraflar da sergileniyor. Koşulların oldukça ağır olduğu söylenen hapishanede mahkûmların altı ayda bir mektup hakkı olduğu, ayda 2 kez 10 dakika sıcak su verildiği, kötü beslenmeden veya hastalıklar nedeniyle mahkûmların büyük bölümünün tahliye olamadığı rivayet edilmektedir.

Ada, UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer alıyor. Rehberler genellikle eski mahkumlardan oluşuyor.
Son siyasi mahkûmun 1991 yılında tahliye edildiği Ada, 1996 yılından bu yana açık hava müzesi olarak ziyaret edilebiliyor, günümüzde demokrasinin baskı ve ırkçılık karşısında elde ettiği zaferi sembolize ediyor.

Yararlanılan Kaynaklar

  • Kara Afrika’nın Çöküşü, Hıfzı Topuz, makale.
  • The Mind of South Africa, Allister Sparks, Arrow Books, 1990.
  • UNESCO World Heritage Center /gezialemi.com
  • Irk Ayrımı, Nelson Mandela, Yalçın Yayınları, 1990.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde 1

“Hayvanlara olan yaklaşım, yaşadıkları ülke hakkındaki gerçekleri gösterir.”     Hem Nobel Edebiyat hem de…

1 gün ago

Yemek Kültürü 26 Ekmek ve Yağ

Yunan’da Arkaik Dönem’de (MÖ 750-MÖ 480) arpa unundan yapılan ve maza denilen bir tür yufka…

1 gün ago

Likya Işık Ülkesi 66 Arykanda 1

      Antalya İli, Finike İlçesi, Arif Köyü sınırları içindeki antik kent, bölgenin en…

1 gün ago

Alkış ve Müzik

  Milan Kundera (1929-), Saptırılmış Vasiyetler adlı deneme kitabında şöyle yazmış: “Caz konserlerinde alkış vardır.…

5 gün ago

Yemek Kültürü 25 Balık

  Antik dünyada balıklar, tatlı su ve tuzlu suda yetişenler olarak ayrılmış. Tatlı su balıkları,…

5 gün ago