Eski Kültürler

Sert, Saydam ve Kırılgan 21 Türk Cam Sanatı 2

Surname-i Humayun’da seyyar cam atölyesi betimi.
Osmanlı dönemi camcılığı geliştikçe güçlü bir teşkilatlanma olmuş, çalışanlar için bir çeşit sigorta veya emeklilik tarzı hizmet veren vakıflar oluşturulmuştur. Camcılık, devlet tarafından desteklenen bir sanayi olmuş, camcılara şehrin belirli bölgelerinde, tehlikeli bir iş olduğundan şehrin dışında, yer verilmiştir. Beykoz Fabrikası’nın kuruluşuna kadar en önemli cam üretim merkezi Eğri Kapı’daki Tekfur Sarayı olmuştur (1).
Fotoğraf: tr.wikipedia.org

 

Defolu camların piyasaya sürülmemesi için tedbirler alınmıştır. Defolu mallar ve üretim artıkları, cam imalatında ergimeyi kolaylaştırmak için cam harmanına katılmış, bu geri dönüşüm, bir nevi maya işlevi görmüştür. Mayanın ihraç edilmesi yasaklanmıştır (2).

Örneklerini İstanbul Deniz Müzesi’nde de görebileceğimiz humbaralar ilk kez Kanuni döneminde, 1522 yılındaki Rodos kuşatmasında kullanılmıştır. Humbara, kalın camdan yapılıp içine yanıcı maddeler doldurulan bir çeşit el bombasıdır (2).

1569 yılında Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa, yaptırdığı camiler için gerekli olan 900 adet kandili Venedik’e ısmarlamıştır (3). Bu kandillere Sokullu Kandili denmektedir (4). Ayrıca sarayda kullanılmak üzere büyük lamba ve fenerler de Venedik’e sipariş edilmiştir (5). Venedik’in Osmanlılara cam ticareti azalmadan devam etmiştir (6).

 

Selçuklu ve Osmanlı mimarisinde kullanılan renkli camları tutan alçı çerçevelere Farsça pencere anlamına gelen revzen denmektedir. Alçıdan dökme veya alçıdan oyma ızgaraların içine konan camlar, süslemenin zenginliğine göre adlandırılırlar: Revzen-i menkuş (nakışlı cam), müzeyyen, fevkalade müzeyyen gibi. Dış cephedeki revzenler ısı yalıtımı sağlar, içlikleri korur, sade, renksiz ve kalın camlı olurken, içeride kalanlar ince renkli ve motifli camlardan yapılmıştır. Dışlıkların yapımı için dökme düz camlar ve filgözü camlar kullanılırken, içliklerin alçı dökümü bittikten sonra özel bıçaklarla biçimlendirilmekteydi. Küçük renkli camlar arka yüzeyden alçı kayıtların üzerine Arap zamkı ile yerleştirilmekte idi (7).

 

Yararlanılan Kaynaklar

  • Beykoz Cam ve Billur Müzesi, Ed. Nazan Erbil, Milli Saraylar Başkanlığı, 2021. Sayfa 39, 43.
  • g.e., sayfa 39.
  • g.e., sayfa 41.
  • g.e., sayfa 68, 69.
  • g.e., sayfa 68.
  • g.e., sayfa 73.
  • g.e., sayfa 49, 53, 54.

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 2

Müzisyen bir aileden gelen ve 1660’da başlayan Restorasyon Dönemi’nde Londra’da yaşamış olan Henry Purcell (1659-1695)…

19 saat ago

İngiliz Klasik Müziğine Kısa Bir Bakış 1

Avrupa çok sesli müziği,  dini ve din dışı müzik olarak iki yönde gelişmiştir. Dini müzikte…

2 gün ago

Gandhara Sanatı 2

Gandhara bölgesinde taş levhalar, sütunlar, kaideler ve heykeller üzerine, çoğu kare ağızlı keski, delgi ya…

3 gün ago

Gandhara Sanatı 1

Gandhara, günümüzde Pakistan’ın kuzeybatısında Peşaver Havzası ve Afganistan’ın doğu sınırlarında yer alan, MÖ 1. binyıldan…

4 gün ago

Seramik 47 İber Seramiği

MÖ 6. yüzyılda yaşamış olan çeşitli etnik grupların adlarını Yunan ve Latin yazılı kaynaklarından öğreniyoruz. …

5 gün ago

Japonya 152 Japonya Hakkında Muhtelif 12

Kasım 2016’da Fukuoka’da Hakata İstasyonu yakınındaki ana caddede büyük bir göçük meydana geldi. Çöken yer…

6 gün ago