Categories: Kültür

Şiddet 113 | Türkiye’de Şiddet 8 Aile İçi Şiddet

Prof. Ervin Staub (1938-) şöyle yazar: “Otoriteye sarsılmaz bir saygının hakim olduğu toplumlarda çocuklar genellikle, koydukları kurallara dair çok az açıklama yapan, hatta hiç açıklama yapmayan, kendilerine karşı gelinmemesini bekleyen ve dik başlılığı ya da kurallara uymamayı sert şekilde cezalandıran ebeveynler tarafından büyütülmektedir. Evde hakim olan hava okulda da devam eder.”

 

 

Şöyle sözlerimiz vardır:

Kardeş kardeşin ne öldüğünü ister, ne onduğunu.

Kazanırsan dost kazan, düşmanı anan da doğurur.

“Isırgan, ocağında biter” diyen atasözü saldırgan kişinin, saldırgan ortamda yetiştiğini ortaya koyuyor.

 

Çocuk neredeyse kundaktan başlayarak dövülür, hayata böyle başlar: Terbiye edilir!

Çocuklar ailede kendinden küçük olanları, sokakta kendinden zayıfları döverek aileden gördükleri şiddeti sürdürür.

Baba eve gelip anneyi dövdüğü için, olayı görsel olarak da deneyimlemek imkanı bulurlar. Anne ayrıca kayınpederinden ve koca ailesinin diğer üyelerinden de dayak yiyorsa, çeşitlemelerden de haberdar olurlar.

Bu çocuklar, serviste şoförden, okulda öğretmenlerden, büyük sınıflardaki çocuklardan da dayak yiyerek büyüyünce, evlenince eşlerini değil karılarını ve çocuklarını döverek hayatlarını sürdürüyorlar.

Babanın, ananın, akrabaların çocuğu sevmemesi söz konusu olamayacağından dayak ile sevgi arasında bir bağlantı aranmıyor.

O yüzden ülkemizde herkes birbirini “sever de döver de.”

 

“Olursan kazık olma, tokmak ol” atasözü ile ilişkilerde ezilen değil ezen olmanın yeğlenmesi gerektiği ifade edilirken, ilişkilerdeki tarafların algılanışı da ortaya dökülüyor. İki tarafın da ezmediği, ezilmediği bir ilişkinin olabilmesi hesaba katılmıyor.

 

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Paylaş
Published by
Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Madhubani Sanatı

Madhubani sanatı, Hindistan'ın Bihar Eyaleti’nin kuzey kısmı ile  Nepal'in doğu bölgelerini kapsayan tarihi ve kültürel…

19 saat ago

Batıda Doğu İslam ve Türk Algısı 95

Hegel için antik Yunan coğrafyası, Sokrates’i ile Oedipus ve Antigone’si ile özgür ve uygar birey…

2 gün ago

Göçmenler 21

“Derin bir hasret çekiyorlardı. Orada ne işleri vardı? Öylesine özlemini çektikleri şey doğdukları kent değil,…

3 gün ago

Okumak 6

Klasiklerle çağdaş eserleri dengeli biçimde okumak gerektiği söylenir. ‘Hayat ne kadar yıpratıcı olursa, şiir o…

4 gün ago

Çağdaş Dönem Gerçekleri

“Daire günde 118 avroya, kısa dönemli olarak kiralanıyor; bu fiyata vergi dairesi İrlanda'da bulunan Fransız…

5 gün ago

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

6 gün ago