Categories: Kültür

Şiddet 119 | Çağımızın Şiddeti 1 Küreselleşme

Sıçan Kabilesi’nden Seçmeler, Sim Chi Yin, 2011-14.
Sıçan Kabilesi, şehirdeki yeraltı mekanlarının üçte birini oluşturan ve sayısı altı bini bulan bu bodrum ve sığınaklarda barınan düşük ücretli göçmen işçilerin bir portresi. Chi Yin’in fotoğrafları ismini, Beijing’de yerin altında barınan ve çalıştıkları şehir merkezinin yakınında yaşamak için gün ışığının çok az olduğu ya da hiç olmadığı, minimum konfora sahip bu sıkışık yerlerde kalanlara Çin medyasının taktığı küçümseyici ifadeden alıyor. Küreselleşmenin fazlasıyla fiziksel bedelinin bir portresi olarak Chi Yin’in projesi, bazılarının asla yüzleşmek zorunda kalmadığı göç ve sömürü gerçeklerine bir suret kazandırırken, küresel sermayenin şehirlerdeki etkilerine dikkat çekiyor.
Fotoğraflar: Füsun Kavrakoğlu, Pera Müzesi, Ekim 2017.

  • Küreselleşme çağında, hiçbir düzensizlik bütünüyle yerel sınırlarda kalamıyor; sonuçları bütün dünyada hissediliyor.
  • Küreselleşmenin en uğursuz sonuçlarından biri de cemaatçiliği de küreselleştirmesidir.
  • Kimlikler, ideolojilerin yerini aldığından beri toplumlar, siyasal olaylara genelde dinsel aidiyetleri uyarınca tepki verir oldular; Rusya yeniden açıkça Ortodoks oldu; Avrupa Birliği kendini bir Hıristiyan uluslar topluluğu olarak görüyor; Müslüman ülkeler tepki gösteriyor.
  • Fransız düşünür ve sosyolog Jean Baudrillard (1929-2007), küreselliğin, çözen, dağıtan ve homojenleştiren bir şiddeti olduğunu söyler. Küreselliğin şiddetinin viral, ağların, sanallığın şiddeti olduğunu; yumuşak imhanın, genetiğin ve iletişimin şiddeti; mutabakatın ve zoraki alışverişin şiddeti olduğunu söyler.
  • Küreselleşme ile oluşan yüksek maliyetli riskler, beraberinde telafi edilemez hasarlar getiren risklerdir, çünkü uzun vadede sonuçları bilinmez ve tam olarak değerlendirilemez. Nükleer kazalar, nükleer santrallerle ilgili korkular, çevre sorunları, deli dana, kuş gribi gibi yeni risk parametrelerinin devreye girmesi ile İngiliz toplumbilimci Anthony Giddens’ın (1938-) risk kültürü dediği ve temelinde korku kültürünün bulunduğu toplumsal ortama varılmıştır. Söz konusu riskler zengin-fakir ülke ayrımı da tanımamaktadır.

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Batı’da Doğu, İslam ve Türk Algısı 1

Avrupa Marksizminin önemli figürü Louis Pierre Althusser (1918-1990), ideolojinin açıktan değil örtük bir şekilde işlediğini söyler; ideoloji verili saydığımız pratikler,…

2 gün ago

Likya Işık Ülkesi 37 Likya Yolu

  Türkiye’nin ilk uzun mesafe yürüyüş parkuru olan Likya Yolu’nu, Likya’da ilk kez 1988 yılında yürümüş olan İngiliz Kate Clow…

2 gün ago

Likya Işık Ülkesi 36 Likya’da Adak Stelleri

  Antalya Müzesi’nde Kaş, Elmalı ve Kumluca’da bulunup, satın alma yoluyla müzeye kazandırılmış adak stelleri sergilenmektedir. Bunlar, MS 3. yüzyıla…

5 gün ago