Kültür

Şiddet 54 A | Aile İçi Şiddet 3

  • Kendimiz hakkında efsaneler yaratırız. Norveçli oyun yazarı Henrik Ibsen bazı beyaz yalanlara yaşam yalanları adını verir. Bunlar, aldatanı daha iyi göstermek için yapılan sebepsiz aldatmacalardır. Terapistler yalanların bir insan hakkında gerçeklerden çok daha fazlasını açığa vurduğunu söyler. Bu, rol kesenlerin uydurmaları için de geçerlidir. Bu yalanlar, onların en derin özlemlerine ve yetersizlik duygularına ışık tutar.

 

Erkeklerin gerçekleşmemiş özlemleri genelde askeri ve atletik zaferlerle ilgilidir.
ABD’li yazar William Faulkner Birinci Dünya Savaşı’nda yurtiçinde yaptığı görevden döndükten sonra, savaşta yaralanmış gibi yaparak yıllarca Mississippi Oxford’da topallayarak gezmiştir.
Fotoğraf: Library of America

 

  • Batı’da sosyal bilimlerde erkek ve erkeklik konusuna ilgi 1970’lerin sonunda başlamış, 1987’den itibaren konuya ilgi artmıştır. Batı’da konuya ilgi hem feminizmin bir ürünüdür hem de ona tepki mahiyetinde ortaya çıkmıştır denebilir. Yani ilgi, erken tarımın eşitlikçi toplumsal yapısından, ileri tarımın eşitsiz toplumsal yapısına geçildikten çok çok sonra doğmuştur.
  • 1996 yılında yayımlanan Masculinity, Power and Identity adlı eserlerinde Edley ve M. Wetherell, Brannon’un 1976 yılında erkekliği dört temel öbek altında topladığına dikkat çekerler.

    Bu tasnife göre bir erkekte mevcut olacak özellikler şunlardır:
    * Tüm kadınsı davranış ve özelliklerden kaçınma;
    * Başarı, statü kazanımı ve ekmeğini kazanma yetkinliği;
    * Güç, güven ve bağımsızlık;
    * Saldırganlık,  şiddet ve cesaret.

  • Ayrıca bir cinsiyet lehçesi (genderlects) de tanımlanmıştır: ABD’li dilbilim profesörü Deborah Tannen’a (1945-) göre, erkekler ve kadınlar farklı konuşurlar. Kadın, işbirliği ve yakınlığın dilini konuşur ve duyarken, erkek bağımsızlık ve statünün dilini konuşup duyar. Pek çok erkek için çatışma, statünün müzakere edildiği bir araçtır; dolayısıyla “erkek dili”, çatışmayı yaygın, istenir ve hoşlanılır kılan bir doğrultuda biçimlenir. “Erkek konuşması”, pek çok erkek için, yarışmadan ibaret olan hayat kavrayışının bir parçasıdır.
  • Bir de tüm bu dayatmalara erken yaşta maruz kalmak var!
    Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 82 ülkede yapılan çalışmalarda  2007-2017 yılları arasında, 115 milyon erkeğin çocuk yaşta evlendirildiğini saptadı. Söz konusu çocukların beşte biri 15 yaşından önce evlendirilmiş. Bu konuda Orta Afrika Cumhuriyeti başı çekiyor. Onu, Nicaragua ve Madagaskar izliyor. Çocuk yaşta evlendirilen erkekler, erken yaşta baba oluyor, eğitimini bırakmak ve çalışmak zorunda kalıyor, yetişkinlerin sorumluluğunu üstlenmeye zorlanıyor.
Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

13 saat ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

2 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

2 gün ago

Keltler 6 Gömü Usulleri

En yoğun Kelt kalıntıları kategorisini yeraltı mezarları oluşturur. Her mezarda kişisel giysiler ve cenaze sunguları…

3 gün ago

Keltler 5 İnançlar

Güneş, Ay, hayvanlar ve ormanlara taparlardı. Ayinlerinde dans edilirdi. Şehirlerde, açık havada veya mağaralarda tapınıldığı;…

4 gün ago

Keltler 4

Kelt Sanatı MÖ 400’ler – İlk La Téne üslubu ya da Ağır Üslup MÖ 300’ler…

5 gün ago