Saray mutfağında yemek pişirmek için kullanılan kapların tümü bakırdandır. Mutfak eşyaları arasındaki önemli bir grup ise tombak kaplardır. Tombak, Osmanlı kültüründeki yerini 16. yüzyılda almış, ancak 17. yüzyılda yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Saray koleksiyonunda, 18. ve 19. yüzyıla ait çok sayıda tombak örneği bulunmaktadır. Bu gruptaki eşyalar arasında leğen-ibrik takımları, gülabdanlar (gülsuyu kabı), buhurdanlar (tütsülük), fincan zarfları, şerbetlikler, su güğümleri, sütlük, küçük servis tepsileri, kapaklı kâseler, çorba tasları, kahve ibrikleri, kepçeler ve sefer tasları bulunmaktadır.
Topkapı Sarayı Müzesi.
Fotoğraf:www.topkapisarayi.gov.tr

  • Kıymetsiz metalin üzerine kıymetli maddeyle kaplama yapılması. Bu, günümüzde bakır üzerine altın kaplama anlamına gelmektedir.
  • Tombak, altın ve gümüşün civa içinde çözülme, sıvılaşma özelliğinden yararlanılarak geliştirilmiş bir tekniktir.
  • Civa, cam veya porselen bir kabın içine konur.
  • Civanın içine (genelde Beyşehir civası) 24 ayar, ince kesilmiş altın parçaları konur. Tahta çubuk ile karıştırılarak yeni bir bileşim elde edilir. Buna amalgam denir.
  • Bakır, amalgam ile kaplanıp ısıtılır, civa uçar geriye altın kalır.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda kaplama genelde pirinç üzerine yapılırdı.
  • İşlem sırası şöyledir:
  • Usta önce kaplanacak eşyayı ateşe koyar (tavlar).
  • Sonra zaç yağına (sülfirik asit) batırıp çıkarır.
  • Arı su ile yıkar, kurular.
  • Temiz objeye nitrik asitte erimiş civayı kıl fırça ile sürer.
  • Altını kaplayacak olan usta amalgamı hazırlar. Amalgam, tunç veya pirinçten yapılmış tel fırçalarla veya mantar parçası ve bez ile tamponlanarak eşyanın üzerine sürülür.
  • Amalgamın objenin üzerine aynı kalınlıkta sürülmesi gerekir.
  • Amalgamı sürdüğü fırçayı her seferinde civalı suya batırır. Böylece amalgam fırçaya daha kolay alınabilir.
  • Nitrik asit içinde eritilmiş civa ile obje temizlenir. Daha sonra kaplanan eşya ateşe tutularak civanın uçması sağlanır. Bu işlem objeyi ateşte çevire çevire yapılır, objenin her yerinin eşit ve gerektiği kadar ısıtılması gerekir. Çok ısıtılırsa renk kırmızıya döner. Bu işlemi yapan ustaya uçurucu denir. Gerekli ise işlem tekrarlanır. Daha sonra obje sirkeli suda sarı fırça ile yıkanır. Altın kaplanan obje parlak olmayan sarı renktedir.
  • Altın temiz ve saf değilse civa ile çok zor birleşir. Bu yüzden kullanılan altın 24 ayar olmalıdır. Gümüşün ise 1000 ayar olması gerekir.
  • Altının kolay sürülebilmesi için, altını incelten civanın da temiz olması gerekir.
  • Altın gümüş karışımı daha kolay sürülür ama sonunda obje yeşil altın rengi alır.
  • Obje, limon sarısı renk alsın isteniyorsa %40 güherçile, %25 şap, %35 deniz tuzu, saf su ile macun haline getirilir. Portakal rengi elde etmek için, sirke içinde bekletilen kan taşı, deniz tuzu ve saf su macun haline getirilir. Ateş kırmızısı elde etmek için sarı balmumu, kırmızı kil, şap ve cengare (bakır asetat) saf su ile macun yapılır. Altın kaplanmış obje sirkeli suda sarı fırça ile yıkandıktan ve kurutulduktan sonra, renk tercihine göre hazırlanan macun ile kaplanır. Sonra çevire çevire ısıtılır. Macun şeffaf bir hal alınca soğuk suya atılır. Isı farkı ile macun çatlar. Obje temizlenir.
  • Madenlerin yüzeyini parlatmak için kullanılan aletin adı mazgala’dır. Ucu, yapılacak işin çeşidine göre değişir.

Sadberk Hanım Müzesi, Osmanlı pirinç ve tombak eserler.
Fotoğraf:guven-guven.blogspot.com

  • Osmanlı’da altın ve gümüş eşyada 15. yüzyılda form ve süslemelerde Memlûk etkisi görülürken, 16. yüzyıl başlarında Klasik Osmanlı üslubu şekillenmiştir.
  • Osmanlı İmparatorluğu’nda zaman zaman askeri masrafları karşılamak ve sikke kestirmek için saray hazinesindeki altın ve gümüşlerin saray darphanesine vakfedilerek eritildiği, değerli taş kakmaların söküldüğü, hatta halkın elindeki gümüşlerin satın alındığı bilinmektedir.
  • Bu nedenle, 16. yüzyıldan günümüze ulaşmış çok az kıymetli eşya vardır.
  • 17. yüzyıldaki Klasik Osmanlı form ve desenlerinin yerini 18. yüzyıl sonlarından itibaren Avrupa etkisi ile Barok ve Rokoko formları almıştır.
  • 18. yüzyılda ekonomik nedenlerle altın ve gümüş eserlerin yapımının azalması, altın görünümlü tombakların çoğalmasına neden olmuştur. Altından ayırt edilemeyişi nedeniyle tombak, zengin sınıfın rağbet ettiği bir süsleme çeşididir.
  • Tombak, günlük yaşamda ve dinsel yapılarda kullanılan eşyalarda, askeri techizatta, mimari süsleme elemanlarında yaygın kullanım alanı bulmuştur. Osmanlı maden sanatının en erken dönemine ait örnekler askeri teçhizattır.
  • Bakırların üzerinde çeşitli damga ve kitabelere de rastlanmaktadır. Topkapı Sarayı silâhhanesinde yapılan miğfer, at alın zırhı, kalkan gibi askeri techizat üzerinde Osmanlıların mensubu olduğu Kayı boyu silâh damgası kullanılmıştır. Özellikle saray mutfağında kullanılan kap-kacak üzerine kime ait olduğunu gösteren şahıs kitabeleri, cami ve türbelere vakfedilen eşya üzerine de çoğunlukla tuğra biçiminde vakıf kitabeleri yazılmıştır. Bazı tombak eserlerde de sahtekârlığı önlemek amacı ile vurulan tombak damgasına rastlanmaktadır.

 

Yararlanılan Kaynak bu defa değişik. 1995 yılında katıldığım Ancien Salons Privés seminerlerinden Günday Kayaoğlu’nun verdiği Anadolu ve Osmanlı Maden Sanatı adlı olanına ilk Hindistan gezim sebebiyle katılamamış, dönüşte Süreyya Semiz’den notlarını almıştım. Dolayısıyla bu yazı için teşekkürüm üç kişiye ait: Ancien’de bize bu imkanı sunan Ari İstanbulluoğlu, Günday Kayaoğlu ve Süreyya Semiz.

Füsun Kavrakoğlu

Paylaş
Published by
Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 48

20. yüzyılın sonlarında diktatörlüklere otokratik rejimler, diktatörlere de otokrat denmeye başladı. Princeton Üniversitesi profesörlerinden Stephen…

1 gün ago

Hammershøi 2

Ev İçi Tabloları (Interiors) Kopenhag’da, on yıl yaşadığı evini, sarı ve leylak rengi duvarlarıyla 60…

2 gün ago

Hammershøi 1

İsmini ilk defa bu yıl Madrid’de duydum. Sergisini hayranlıkla gezdim. Kendi bildiğini okumasına bayıldım. Tablolarındaki…

3 gün ago

Keltler 6 Gömü Usulleri

En yoğun Kelt kalıntıları kategorisini yeraltı mezarları oluşturur. Her mezarda kişisel giysiler ve cenaze sunguları…

4 gün ago

Keltler 5 İnançlar

Güneş, Ay, hayvanlar ve ormanlara taparlardı. Ayinlerinde dans edilirdi. Şehirlerde, açık havada veya mağaralarda tapınıldığı;…

5 gün ago

Keltler 4

Kelt Sanatı MÖ 400’ler – İlk La Téne üslubu ya da Ağır Üslup MÖ 300’ler…

6 gün ago