Eski Kültürler

Urartular 4 Maden İşçiliği

Tunç zincir.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 2018.

 

  • MÖ 1. binin ilk yarısından başlayarak, Urartular Anadolu’nun ve Antik Ön Asya’nın en büyük maden üreticisi ve işleyicisi olmuştur. Anadolu’nun verimli bakır yataklarının bu bölgede olmasının yanı sıra, gümüş ve demir yataklarının zenginliği, Urartu Krallığına madencilik açısından büyük bir güç sağlamıştır.
  • Urartu Krallığı’nın kuruluşu ile birlikte demir yoğun bir biçimde kullanılmıştır. Özellikle tarım ve inşaat işlerinde kullanılan malzemeler ve silahlar demirden yapılmıştır.
  • Urartu’da madenden üretilen eşyalar içerisinde en çok ele geçenler, bakır veya tunçtan üretilen eserlerdir. Ülkede bakır bulunmasına karşın kalay dışarıdan getirilmekteydi.
  • Bronz ve tunç aynı nesneye verilen adlardır. Bronz bir bakır alaşımıdır. Önceleri bakır ve kalay alaşımına bu ad verilirken, modern dönemde bakırın üç alaşımı dışındaki (nikel, berilyum ve çinko içeren alaşımlar) tüm alaşımları bu isimle anılmaktadır.
  • Urartular tuncu işlerken dökme ve dövme tekniği kullanıyorlardı. Kalelerde sarayın emrinde çalışan büyük atölyeler vardı. Silahlar, madeni kaplar, hayvan koşumları, kemerler, adak levhaları, mobilya aksamları, heykelcikler, süs eşyaları, takılar, düğmeler, çalparalar Urartu maden sanatının örneklerindendir.
  • Gerek ileri bronz işçiliği gerekse hayvan biçimli kaplardaki güçlü doğa gözlemine dayanan stilizasyon, çağın özgün ürünlerinin yaratılmasına olanak vermiştir.
  • Frigya’nın merkezi Gordion’da bulunan Urartu bronzlarının arkaik Grek sanatına etkisi incelenmekte olan bir konudur.

 

Tunç, hayvan figürlü kazan kulpları.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Gaziantep Arkeoloji Müzesi, 2018.

 

  • Urartu maden sanatı, kendine özgü heykelciklerle süslü tunç kazanları Frigya’ya, Kıta Yunanistan’a ve İtalya’ya ihraç edilmiştir. Urartu sanatında tunç levha işlemenin önemli bir yeri vardır. Kemerler, miğferler ve kalkanlar, adak levhaları, koşum takımları, sadaklar işlenirken özellikle kemerlerde simetriye dikkat edilmiştir.  Bir başka özellik ise figür ve motiflerin defalarca tekrarlanmasıdır.

 

Üçayak üzerinde tunç kazan, Altıntepe buluntusu, MÖ 8.-7. yüzyıl.
Fotoğraf: Füsun Kavrakoğlu, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, 2018

 

 

Füsun Kavrakoğlu

Önceki Yazılar

Çin 184 Çin’de Kadın 7

İmparatorluk döneminde kadına karşı ön yargılı bakış açısı dul kadınların tekrar evlenmesini istememek, bedensel hareket…

4 saat ago

Çin 183 Çin’de Kadın 6 Çin Tarihinin Üç İmparatoriçesi

7. yüzyılda, imparatorluk sarayına Wu Zetian (saltanatı 690-705) hükmediyordu. Çin tarihinde Hükümran İmparatoriçe unvanını alan…

1 gün ago

Çin 181 Çin’de Kadın 4 Çin’in Dört Güzeli

Kadın güzelliğini anlatan bir Çin atasözü “Balıklar batmış, yaban kazları düşmüş,” der. Eski Çin’de güzellik…

3 gün ago

Çin 180 Çin’de Kadın 3

Evdeki en yaşlı erkek hane halkının başıydı ve ailesinin ona itaat etmesi gerekirdi. Evi karısı…

4 gün ago

Çin 179 Çin’de Kadın 2

Eski Çin’de nişanlılar evlenmeden önce birbirlerini göremezlerdi. Her yasal Çin evliliğinde altı tören vardı: İsteme,…

5 gün ago

Çin 178 Çin’de Kadın 1

Batılılar insanoğlunu yaradılışın merkezi olarak görürken Çinliler, insanı doğanın içinde oldukça küçük bir figür olarak…

6 gün ago