Sanat

Alphonse Mucha (1860—1939) – 1

Onun etkisine ilk girişim, geçen yüzyılda Prag’a gittiğimde olmuştu. Geçen yıl Torino’da Palazzo Reale’de hasret giderdim. Sizinle de paylaşmak istedim.

19. yüzyılın sonlarında Avrupa’da bir değişim rüzgarı esti. Bu özgür yaratım rüzgarının adı Art Nouveau (Yeni Sanat) idi; doğadan esinlenen kıvrımların sanatıydı. Sanat, bu esintiyle, reklamlarla, mobilyayla, yeni giyim tarzlarıyla günlük hayatın içine girdi. Bir anda her şey yeni stilin ifadesine büründü.

Bu görsel devrimin ikliminde, Çek sanatçı Alphonse Mucha, seçtiği yolla büyük bir etki yarattı. Onun görüşüne göre, sanat, gelip geçici bir moda olamazdı; ebedi idi; insanlığın yolunu aydınlatan bir ışıktı. “Sanat, ‘yeni’ olamaz; ‘modern’ sanat fikrini, kulağa modası geçecekmiş gibi geldiği için itici buluyorum. Sanat, insanın gelişme yolundaki ilerleyişi gibi ebedidir ve işlevi, bu yolu aydınlatmaktır. Sanat da sürekli gelişir ve insanlığın hep birkaç adım önündedir,” demişti.

Mucha, güzelliğin ruhu yükseltme ve insanları iyileştirme gücüne inanmıştır. Hayal gibi ve zarif kadınlarını çiçeklerin, kıvrımlı çizgilerin, doğal sembollerin arasında resmetmiştir. Resimlerindeki her eleman izleyicinin bakışını görsel bir ahenge yönlendirir. Kullanmayı seçtiği her mevsim, çiçek, günün saati basit, evrensel bir dili konuşur. Onun sanatından zevk almak için uzman olmak gerekmez, tasvirlerinin şiirselliği herkesi etkiler.

1894 yılında, henüz ünlü değilken, efsane Sarah Bernhardt için hazırladığı afiş ile o kadar büyük bir başarı elde eder ki altı yıl boyunca bu işe yoğun şekilde devam ettiği gibi ünlü Lefévre-Utile bisküvilerinden Ruinart şampanyalarına, parfümlere kadar birçok Fransız markasının tanıtımını aldığında reklamcılık, bir sanata dönüşür.

Afişleri, sanat eserleri olur; takvimler, kartpostallar ve dergiler için yaptığı çizimler çoğaltılır. ‘Mucha tarzı(Le style Mucha) Paris’i kasıp kavurur, Avrupa’ı fetheder ve 1900 yılındaki Dünya Fuarı’nı ele geçirir.

Yazı, müzedeki bilginin tercümesidir.

admin

Önceki Yazılar

Faşizm Diktatörlük 54 Irkçılık ve ‘Sıradan Faşizm’

Her şey, ırkçılığın son zamanlarda yeni bir güç ve yayılım kazandığını gösteriyor. Nazizm’i oluşturan parçalardan…

17 saat ago

Faşizm Diktatörlük 53 Faşizm ve Totaliter Diller 2

Spinoza (1632-1677), kutsal kitap dilinin insanlara kendi hakikatlerini, beklentilerini, isteklerini vererek onların aklına değil, deneyim…

2 gün ago

Faşizm Diktatörlük 52 Faşizm ve Totaliter Diller 1

Milliyetçilik, ‘ilerici’ bir kisveden 18. yüzyıl sonlarında tutucu bir ideolojiye dönüştü. Neo-nasyonalizm, ‘bastırılmış milliyetçiliklerin geri…

3 gün ago

Faşizm Diktatörlük 51

“Estonya, Sovyetler’e katıldığında radyodan duyulan yaşasın çığlıklarının ‘tamam artık yeter’ işareti verilene kadar sürdüğünü, bu…

4 gün ago

Umami ya da Derin Lezzet

Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı dört temel lezzet. Tatlı damağın her tarafına yayılırken ekşi canlılık…

5 gün ago

Çin 171 Edebiyat 4

Ming Hanedanı döneminde (1368-1644) edebiyat gelişti, yayıncılık işi patlama yaptı. Çin’de yaşayan İtalyan Cizvit misyoner…

6 gün ago